İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/131 K.2025/236

Mahkememizde görülen Tazminat ( Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;

Esas2024/131Karar2025/236Tarih25 Mart 2025Okuma11 dk · 2.268 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
25 Mart 2025
Esas no
2024/131 Esas
Karar no
2025/236
Dava
Tazminat ( Haksız Fiilden Kaynaklanan
Dava tarihi
10/03/2020
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.268 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülen Tazminat ( Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve gazeteye ait internet sitesinde davalıların 02.01.2020 tarihli “...” başlıklı,... tarihli “...” başlıklı, ... tarihli “..." başlıklı, ... tarihli “...” başlıklı hakaret ile asılsız iddialar içerdiği iddia edilen haberler ve köşe yazıları nedeniyle davacıların kişilik hakları ihlal edildiğini, Davalıların, davacı müvekkillerini yalan habercilik yapmakla suçladığı,

açıkça itibar suikastı yapmaya çalışıldığını, ...hakkında “...” olarak bilinen, FETÖ kapsamında yürütülen soruşturma sonucu açılan davaya ilişkin davacı müvekkili ... yapmış olduğu haberin yalan haber yaptığı iddiası davacı müvekkili ... kurumsal kişiliğine, tarafsız, bağımsız, ilkeli ve doğru haber anlayışına oldukça zarar verdiğini, davaya konu ...ve gazeteye ait internet sitesinde davalıların ...tarihli “...” başlıklı, ... tarihli “...” başlıklı, ... tarihli “..." başlıklı, ...tarihli “...” başlıklı Müvekkil kuruma yöneltilen bu itham ulusal bir gazete olan Sözcü gazetesi tarafından kamuoyuna sunulmuş olduğunu,

...hakkında “...” olarak bilinen, FETÖ kapsamında yürütülen soruşturma sonucu açılan davaya ilişkin ... kuralları gereği haberini sağlam kaynağa dayandırarak yazmış, “...” yapmamış olduğunu, Haber, ... Cumhuriyet Başşavcılığının ... tarihli ve... CBS Soruşturma Dosyası'nın “Tutuklama Talebi (Mevcutlu) konulu sevk yazısı ve ...

8. Sulh Ceza Hakimliğinin ...sorgu nolu kararına dayandığını, Hem Türkçe hem de İngilizce haberde açıkça başsavcılık ve mahkemenin “...” belirtildiğini, İngilizce haberde tek fark, okuyucuya tanık isimlerinin bilinmediğinin belirtilmesi açısından “...” ifadesi kullanılmış olduğunu, "...söz konusu ceza dosyasında herhangi bir gizli tanık ve gizli tanık beyanı söz konusu olmamasına karşın, ..., bu dosyada gizli tanıklar ve ifadelerine ilişkin haberleri yurtdışına servis etmiştir..." iddiası.

Dava dilekçesinde sayfalarca anlatmış olduğumuz gibi; dava dilekçemize de ek olarak sunduğumuz ... haberlerinde "..." ibaresi ne Türkçe haberde ne de İngilizce haberde geçmektedir. Herkes tarafından bilinen ve güvenilir kabul edilen ...'te "..." ... şeklinde çevrilmiştir.

Israrla ...yazıldığı iddia edilerek, açıkça yalan haber yapmak suretiyle algı operasyonu yapılmakta olduğunu, Sözcü davası hakkında yapılan haberde davalı tarafın iddia ettiği gibi haberin yapılmasının arkasında kötü niyet bulunmamaktadır. Her önemli davada olduğu gibi bu dava hakkında da karar duruşmasına ve olaylara ilişkin bilgiler haberde yazılmıştır. İngilizce ve Türkçe yapılan haberlerde içerik bakımından farklı anlaşılabilecek bir durum söz konusu değildir.

Bu hususta mahkemeniz de gerekli görürse bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ederiz. Dolayısıyla davalı tarafın dilekçesinde belirttiği şekilde "kötü niyetli" ve "farklı" haberler yapılmamıştır. Bu durumda da davalının ısrarla kullandığı "...", FETÖ iftirası ve diğer tüm hakaretleri müvekkiller tarafından kabul edilemezdir.

Dava konusu yazılarda ulusal ve uluslararası arenada güvenilir bir haber kaynağı olan Müvekkil şirket..., Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü ...ve İnsan Kaynakları ve İdari İşler Direktörü ...hakkında tahkir ve tezyif eden ifadeler kullanılarak kamuoyunda küçük düşürülmesi amaçlanmıştır. Davalı tarafından sarfedilen, gerçek dışı ve dolayısıyla kanıtlanamayan ifadeler ile amaçlanan, Müvekkilleri itibarsızlaştırmak ve kamuoyunu Müvekkillere karşı yönlendirmektir.

Bu şekilde Müvekkili aşağılamak, toplum önünde küçük düşürmek amacıyla eleştiri hakkı/ifade özgürlüğü sınırları aşılarak, Müvekkillere yönelik ithamlarda bulunulmuştur. Dayanaktan yoksun bir şekilde, soyut iddialardan öteye geçemeyen, gerçek dışı ve küçük düşürücü ithamların eleştiri adı altında kamuoyuna sunmanın basın özgürlüğü ile bağdaşır bir yönü bulunmamaktadır.

Nitekim kullanılan ifadeler kişilerin itibarını zedeleyecek nitelikte ise bu özgürlük kişilik hakkının korunmasının önüne geçemeyecektir. Davaya konu ifadeler, nitelik itibariyle eleştiri olarak kabul görülemeyecek kadar ağır bir saldırı dolayısıyla hukuka aykırılık teşkil etmektedir. İfade özgürlüğü hiçbir zaman için kişilerin uluslararası metinlerle, anayasayla ve yasalarla güvence altına alınan onur ve saygınlıklarının ihlali aracı olarak kullanılamaz.

Tüm özgürlükler gibi, düşünceyi açıklama özgürlüğü de sınırsız değildir.

Davalılarca müvekkillere yöneltilen soyut iddialarının hiç bir somut gerçekliğinin bulunmadığı sunduğumuz deliller sayesinde anlaşılmış olup, kişisel yargı içeren davaya konu ifadelerin basın veya eleştiri sınırlarını oldukça aştığı, davacıların kurumsal ve kişisel haklarına ve kamuoyu nezdindeki itibarına zarar verecek nitelikte olduğu böylece tazminata etken unsurların oluştuğu, Müvekkilleri hakkında ... ve gazeteye ait internet sitesi olan ....'da bir süredir devam eden hakaret ile asılsız iddialar içeren haberler ve köşe yazıları nedeniyle müvekkillerinin kişilik hakları ihlal ettiğini, Müvekkillerinden ...

Şirketinin, Genel Müdürü ...'nın ve İnsan Kaynakları Direktörü ...'in kişilik haklarına yapılan bu hakaret, iftira ve İtibarsızlaştırmaya yönelik saldırının, müvekkillerinin saygınlığına ve itibarına verdiği objektif zararların giderilmesi için ...Şirketi adına 20.000.00 TL. ...adına 30.000,00 TL, ...adına 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ..., ... şirketinin Genel Müdürü yani CEO’sudur. Gazete içerisinde değil, şirket içerisinde bir sorumluluğu söz konusudur ve sadece idari kısmında sorumludur. Haberlerin yayınlanması ya da haber içeriği gibi konular ile hiçbir ilgisi yoktur. 5187 Sayılı Basın Kanunu 13. Maddesi, süreli yayınlarda hukuki sorumluluk açısından, eser sahibi ve yayın sahibini sorumlu tutmuştur. Eser sahibi ve yayın sahibine ulaşılabildiği halde, davanın genel müdüre yöneltilmesi hukuka uygun olmamıştır. Bu sebeple müvekkillerimden yayın sahibi ... ve eser sahibi ... açısından bir diyeceğimiz olmamakla birlikte, ...hakkında husumet yönünden itirazımız söz konusudur. Bu sebeple müvekkil ...açısından husumet yokluğundan davanın reddini talep ediyoruz.

...hakkında “...” olarak bilinen, FETÖ kapsamında yürütülen soruşturma sonucu açılan haksız bir dava söz konusu olduğunu, Müvekkilleri hakkında ceza dosyasında karar verildikten sonra, ... tarafından, resmi ... tarafından, kurucusunun ... olduğu haber ajansı tarafından, ... tarihinde, yalan haberler yapılarak,

uluslararası platformlarda müvekkiller hakkında algı oluşturulmaya çalışılmış olduğunu, Zira söz konusu ceza dosyasında herhangi bir gizli tanık dinlenmesi ve gizli tanık beyanı söz konusu olmamasına karşın, ..., müvekkillerinin ceza aldığı dosyada gizli tanıklar ve ifadelerine ilişkin haberleri yurtdışına servis ettiğini, İlginç bir şekilde, aynı tarihte aynı konudaki ve Türkiye’de yayınlanan haberde, böyle bir bilgi yer almamakta olduğunu, Çünkü Türkiye’nin ve dünyanın dikkatinde olan böylesine önemli bir dosyada, Türkiye’de gizli tanıklığa ilişkin haber yapıldığında bunun yalan haber olduğu anında ortaya çıkacağını,

fakat yurtdışına servis edilen haberlerin kontrolü biraz daha güçleşecek ve uluslararası platformlarda müvekkillerinin suçluluğu yönünde algı oluşacağını,

Müvekkili ...'nun 02.01.2020 tarihli “...” başlıklı köşe yazısında; ... ...’nın ...’yi desteklediğini gösterir bir şapka ile ekran karşısına çıkmasını ve “....” şeklindeki beyanını eleştirildiğini, ...’nın tarafsızlığının zedelendiğini belirttiğini, ...’nın, ... Davası için, Türkiye’ye ve yurtdışına servis ettiği haberlerdeki yanlışı ise hem köşe yazarı hem de ...

Davasında yargılanan biri olarak, “...", topluma duyurmuş olduğunu, bunun müvekkilinin en doğal hakkı olduğu hususunda yoruma gerek olmadığını, Dava dilekçesinde, davacı “…gözüne dizine dursun.” İfadesini kişilik hakkı ihlali olarak nitelemiş ancak, bu deyim, kendisine verilen kıymetin karşılığını vermeyen kişiler için söylenen sitem cümlesi olduğunu, Zira ...bütçesine, halktan toplanan vergilerden bir kısım bütçe ayrılmakta olduğunu, Müvekkilinin de kötü niyetli olarak yapılan farklı haberler sebebiyle bu sitem cümlesini kullanmış olduğunu,

Müvekkilinin 03.01.2020 tarihli “...” başlıklı köşe yazısında.

Benzer konuları eleştirmiş, davacı taraf, uluslararası platformlarda müvekkilin FETÖ’cü olduğunu iddia eden 3 tane gizli tanığın varlığından bahsettiğinde, müvekkilinin de bu bahis ile ilgili yasal yollara başvuracağını, yasal haklarını kullanacağını belirtmiş olduğunu, Bu sırada davacı taraf, kamuoyunca yayılan ve kendilerine yönelen tepkiler sonucu, dava dilekçelerinde de belirtikleri gibi benzer bir açıklama yaparak, aslında “...” demediklerini, kelimenin çeviri ile yanlış anlaşıldığını, “...” değil, “..., belirterek bir savunma yaptıklarını, Söz konusu haberde, geçen terim “...” şeklindedir ve “...” olarak çevrilmekte olduğunu, Zaten ...

Davasındaki tüm tanıklar, kamuoyunca bilinen isimlerdir ve müvekkilleri lehine tanıklık ettiklerini, Yine ...’nın bunu bilmemesi mümkün olmadığını, müvekkilinin 06.01.2020 tarihli “...” başlıklı köşe yazısında; ...

Davasında dinlenen tanıkların isimleri tek tek saymış, ... tarafından gizli tanıklığa ilişkin savunmayı eleştirmiş olduğunu, Çünkü bu isimler gazeteci ve toplum tarafından gazetede televizyonda görünen bilinen isimler olduğunu, Dolayısı ile bu isimler için “...” demek istedikleri ama yanlışlıkla “...” dedikleri savunması makul ve kabul edilebilir olmadığını, müvekkilinin de Sözcü Davasında yaşanan, haksız ve hukuksuz olaylar karşında, aynı sektörde olmalarına karşı sessiz kalan davacıyı, var olmayan konuları varmış gibi lanse ettiği için eleştirmiş olduğunu, Dava dilekçesinde,

davacı “…” İfadesini kişilik hakkı ihlali olarak nitelemiştir ancak, bu deyim, gerçekleri göremeyen bir kişiye o gerçeği, sert bir dil ve ifade ile göstermek için kullanılan bir cümle olduğunu, Zira ...’nın ...’yu bilmemesi, tanımaması ve bunlar için ... tanık ifadelerini kullanması makul ve mantıklı olmadığını, müvekkilinin ... tarihli “...” başlıklı köşe yazısında, ...’in ...’ın yazılı olarak cevaplaması için sunmuş olduğu soru önergesinde geçen sorulara yer verdiğini, ...’nde, halk tarafından seçilen bir Milletvekilinin ... sorduğu sorular gizli kapaklı, haber yapılmaması gereken konular değil,

tam tersine haber yapılması ve toplumun bilmesi gereken konular olduğunu, Aksi halde gazetecinin taraf tutması ve toplumdan gerçeklerin saklanması ve halkın haber alma özgürlüğünün engellenmesi söz konusu olacağını, müvekkilinin köşe yazıları, basın hukukuna uygun, toplumu bilgilendirme, eleştiri ve hakkında atılan iftiralara cevap niteliğinde olduğunu, Davacının, haberin İngilizce metnine ilişkin iddialarını kabul etmediğini, Cevap dilekçesinde de belirttirdiği üzere, tanıklar, gazeteci ve toplum tarafından gazetede televizyonda görünen bilinen isimler olduğunu, İfadeleri günlerce konuşulmuş, manşetlerden düşmediğini,

Davacı ise bu isimleri ve ifadelerini haber yapmadığını, Bir gazeteciden, elindeki tanık isimleri bilgisini de vererek haber yapması beklediğini, Hatta bu isimleri ve mümkünse tanıkların ifadesini haberde verebilmek, gazeteci açısından başarı olacağı için bu bilgileri bilmesine rağmen haberde yazmaması, gazeteciliğin olağan akışına aykırı olduğunu belirterek; haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.

Dava: Haksız Fiilden Kaynaklanan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlık; ...'nde yazar olan davalı ...'nun yazdığı yazıların davacıların kişilik haklarına aykırılık oluşturduğu iddiasıyla, haklarına saldırıda bulunulduğu düşüncesiyle davacıların; davalı yazara, yazının yazıldığı gazetenin bağlı bulunduğu şirkete ve de şirketin sorumlu münferid yetkili müdürüne karşı açtıkları manevi tazminat davsından kaynaklanmaktadır.

Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum, halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır.

Basın; olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir.

Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.

Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp yayınlarında Anayasa'nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması ve hukuki bir zorunluluktur.

Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır.

Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi birçok kararında; “...Sözleşme’nin 10/1. fıkrasında güvence altına alınan ifade özgürlüğünün, demokratik toplumun ana temellerinden birini ve yine bu toplumun gelişmesi ve her bireyin kendini geliştirmesi için esaslı şartlarından birini oluşturduğunu hatırlatarak ifade özgürlüğünün, Sözleşme’nin 10/2. fıkrasının sınırları içinde, sadece lehte olan veya muhalif sayılmayan veya ilgilenmeye değmez görülen "haber" veya "fikirler" için değil, ama aynı zamanda muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden haberler veya fikirler için de uygulandığını, bunun, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri olduğunu, bunlar olmaksızın "demokratik toplum" olamayacağını ...” belirtmiştir.

İfade özgürlüğü ve bu bağlamda basın özgürlüğünün asıl, sınırlamanın ise istisna olduğu unutulmamalıdır. Sınırlamanın kanuni olması, meşru amaca dayanması ve demokratik toplumda gerekli ve orantılı olması da gözetilmelidir.

Somut olaya gelince;

Dava konusu yapılan köşe yazılarında davacı ... aleyhine ''...'' ''..." şeklinde ithamların bulunduğu ve bu ifadelerin dışında ...'in ... hitaben ... tarafından yanıtlanması istemiyle ... tarihinde ... ile ilgili sorduğu soruların biçim ve özden koparılarak davalı yazar tarafından farklı ve itham edici şekilde ... tarihli köşe yazısında kullandığı anlaşılmıştır.

... aleyhine; " ...adli kişi ..." şeklinde herhangi bir kanıt sunulmadan ilgilinin terör örgütü toplantılarına katıldığına ilişkin varsayıma dayalı yazı içeriği bulunmaktadır.

... Şirketi aleyhine ise; " ..." " ..." şeklinde eleştiri bağlamından kopuk yazı içeriği bulunmaktadır.

Yukarıda belirtilen yazılar yazılmak suretiyle matufiyet koşulunun gerçekleştiği, haber olgu isnadı mahiyetinde olduğu, yayına konu olayla ilgili hiçbir veri, delil, belge bulunmadığı, haberi verirken özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu, objektif sınırlar içinde kalınmadığı, ,bir kısım sözlerin hakaret niteliğinde olduğu, ağır eleştiri niteliğini ve basın özgürlüğü kapsamını aştığı doğrudan kişilik haklarına saldırı mahiyetinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacılar yararına uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekir.

Söz konusu yazılardaki kişilik haklarına yönelik haksız eylemi tespit ettikten sonra; sorumluların tespiti önem arz eder. Yazar, yazının yazıldığı gazetenin bağlı bulunduğu şirket ve yazının yazıldığı tarihteki şirketin münferid yetkilisinin sorumluluğu söz konusu olur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi ...E.-...K. Sayılı İlam )

Yazının yayımlandığı tarih, tarafların sosyal ekonomik durumları, kullanılan ifadeler, hakaretin ağırlığı ve talep edilen miktarlar birlikte değerlendirildiğinde davacılar yararına talep edilen tazminat miktarının uygun olduğu anlaşılmaktadır.

Davacılar lehine kendileri yönünden haksız eylemlerin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, ...için; 30.000,00-TL, ... Şirketi için 20.000,00-TL ve ... için 3.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine ancak davacıların yayın talebinin yazının güncelliğini yitirmesi ve umulan faydayı sağlamayacağı gözetilerek reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KABULÜ ile:

a-)Davacı ... Şirketi için 20.000-TL'nin 06.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davacı ... için 30.000-00-TL'nin 02.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve son olarak davacı ...için 3.000-00-TL'nin ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacılara VERİLMESİNE

b-)Fer'i nitelikteki kararın yayınlanması talebinin reddine

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 3.620,43 TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 905,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.715,32 TL harcının davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 959,51 TL ilk gider, 635,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.594,51 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası yatıran taraflara iadesine,

Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/03/2025

Katip E-imzalıdır

Hakim E-imzalıdır

*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/131, K. 2025/236, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/131
Karar No
2025/236
Tarih
25 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/131 K.2025/293
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/131 K.2025/333
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/131 K.2025/214
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/131 K.2025/236
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/131 K.2025/201
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/132 K.2025/270

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.