KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/132
- Karar No
- 2025/270
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
Karar Metni
1.184 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/132
KARAR NO : 2025/270
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/02/2024
KARAR TARİHİ : 25/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkinin, inşaat yapım işlerinde kullanılmak üzere temin edilen iş makinelerinin imalat, tamirat ve teknik destek hizmetinden ibaret olduğunu, ticari ilişkiler neticesinde davacı tarafından 30.09.2021 tarihinde 100.000 TL bedelinde ---- ve ---- seri numaralı 2 adet çek ve 31.12.2021 tarihli bir adet senet keşide edilerek hamil ---- teslim edildiğini, davacı tarafından keşide edilen çeklere ve senede dair ödemelerin yapılmadığını, bunun üzerine davalının belirtilen iki adet çeke dayanarak -----.
İcra Dairesinin ----- sayılı dosyasında icra takibi başlatılırken, anılan 31.12.2021 tarihli senede dair de ----.
İcra Dairesinin ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, taraflarca iş bu icra dosyalarının takip aşamasında bir araya gelinerek çek ve senet borçlarının ödenmesine ilişkin "20.04.2024 tarihli Şartlı İbra Belgesi" düzenlendiğini, söz konusu şartlı ibra belgesine göre 349.399,08 TL'lik toplam borcun son taksiti ödendiğinde, borçlunun yukarıda anılan 2 adet çek ve senet yönünden tüm borcunu ibra etmiş sayılacağını, ilgili şartlı ibra belgesinden açıkça anlaşılacağı üzere mevzu bahis borç çeklere ve senede ilişkin olduğunu,
30.09.2021 tarihli 100.000'er TL bedelindeki iki adet çek borcunun son ödemesi protokolden bağımsız olarak 09.11.2023 tarihinde ---- İcra Dairesinin -----sayılı dosyasına yapılmış olup dosya infaz edildiğini, bunların yanı sıra taraflarca düzenlenen şartlı ibra belgesine binaen ilgili protokol dekont açıklamasına yazılarak davacı tarafından toplam 160.000 TL tutarında ödeme yapıldığını, davacının, şartlı ibra belgesine binaen yaptığı ilk taksit ödemesini 29.04.2022 tarihinde, dördüncü takside ilişkin ödemeyi ise 16.08.2022 tarihinde yaptığını, ödemelerin yedi taksitte son bulması öngörüldüğünden,
şartlı ibra belgesi 8. maddesine göre art arda iki taksit bedeli ödenmediği sebebiyle belgenin geçersiz olduğunu, yapılmış olan ödemelerin toplam borçtan mahsup edilmesi gerektiğini beyan ederek, taraflar arası yapılan 20.04.2024 tarihli şartlı ibra belgesine binaen yapılan 160.000 TL tutarındaki ödeme ve hesaplanacak faizler bakımından davacı müvekkilin şimdilik 100 TL yönünden olmak üzere borçlu olmadığının tespitine, borçlu olunmadığına yönelik tespiti yapılan tutarın ----.
İcra Dairesi -----sayılı dosya hesabından mahsup edilmesine ve aşkın bedel kalması durumunda taraflarına iadesine, icra dosyasına haricen tahsil bildirimi yapılmayan tutarın ve hesaplanacak faizin %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacının, her ne kadar taraflar arasında düzenlenen şartlı ibra belgesi dolayısıyla davalıya 160.000 TL ödeme yaptığını aynı zamanda da ---- İcra Dairesi'nin -----Sayılı dosyasına ödeme yaparak dosyanın infaz edildiğini ve herhangi bir borcu kalmadığını belirtmişse de, yapılmış ödemelerin borcu kapatmadığını, davaya konu ibra belgesinde borçlu taraf olarak davacı ve grup şirketi olan ----- yer almakta olup iş bu ibraname ---.
İcra Dairesi'nin -----.
Sayılı dosyası ile 31.12.2021 tarihli 149.399,08 TL'lik senede ilişkin ---- İcra Dairesi ----. sayılı dosyasını ve ---- borçlu olduğu----- İcra Dairesi'nin ----- sayılı dosyalarını kapsadığını, davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığını, zira İİK madde 71 gereği, borçlu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiği gerekçesiyle takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebileceğini, dolayısıyla da davacının borcu ödediğini kabul etmemekle beraber davacının menfi tespit davası yerine icranın iptalini talep ederek icra mahkemelerinde davasını ikame etmesi gerektiğini,
açıkça belirtikleri üzere şartlı ibra belgesi, davacı borçlunun -----İcra Dairesi'nin ----- Sayılı dosyası ile 31.12.2021 tarihli 149.399,08 TL'lik senede ilişkin başlatıldığını, davaya konu ---.
İcra Dairesi ---- sayılı dosyasını ve diğer borçlu ---- aleyhine başlattıkları-----İcra Dairesi'nin ------sayılı dosyalarını kapsadığını, iş bu ibra belgesinin her iki borçlu tarafından imzalandığını ve belge gereği gerekli ödemeler yapılmadığından icra dosyalarına devam edildiğini, yapılan ödemelerin dosya bedellerinin karşılamadığını beyan ederek, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, İİK m.72/4 uyarınca, davacı borçlunun alacağın %20'sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 08.01.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Fazlaya dair hakları saklı kalması kaydıyla 16/10/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacı müvekkilin 165.187,11 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, borçlu olunmadığına yönelik tespiti yapılan 165.187,11 TL'nin ----İcra Dairesi -----sayılı dosyada takipte kesinleşen miktardan mahsup edilmesine, tutarın %20'sinden az olmamak üzere davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 20.01.2025 tarihli ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Davanın ıslah edilmesinden önce icra dosyasının haricen tahsili ile kapatıldığını beyan etmiş ve ekinde icra müdürlüğünce yapılan işleme ilişkin evrakı sunmuştur.
Davacı vekili 24.03.2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Davanın konusuz kaldığını ancak dava açılmasına sebebiyet veren davalı yönünden vekalet ücreti, yargılama gideri ve kötü niyet tazminatı talepleri olduğunu beyan etmiştir.
Davalı vekili 25.03.2025 tarihli celsedeki beyanında.
"Bizce de dava konusuz kalmıştır, şöyle ki davacı davasını 100,00 TL üzerinden ikame etmiş, aldırılan bilirkişi raporunda müvekkilim 846,34 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir, davacı henüz davasını 100,00 TL üzerinden devam ettirirken takip dosyası haricen tahsil beyanımızla infaz edildiğinden ve beyan tarihi itibari ile müvekkilim dava konusu edilen miktardan daha fazla alacaklı olduğu için davacının davasını ıslah etmesinde hukuki yararı bulunmamaktadır, zira ıslah tarihinden evvel dava 100,00 TL üzerinden devam ederken takip dosyası tahsil ile infaz edilmiştir, müvekkilim halen 846,34 TL alacaklıdır,
bu sebeple ıslah talebininde hukuki yarar bulunmadığından reddine, esas dava yönünden borçlu bulunduğundan davanın reddine karar verilsin" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.----.İcra Müdürlüğünün ----. sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Mali müşavir bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, -----İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı icra dosyasındaki takip yönünden davacının davalıya borçlu olup olmadığına yönelik menfi tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamından, her ne kadar davacı tarafça menfi tespit talepli dava açılmış ise de, sunulan beyanlardan icra dosyasının haricen tahsil ile kapatıldığı anlaşılmakla konusuz kalan dava bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Ayrıca, davacı tarafça icra dosyasına ödemelerin yapıldığı ve haricen tahsil ile icra dosyasının kapatıldığı anlaşıldığından, yargılama giderleri, yapan üzerinde bırakılmış ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ayrıca her ne kadar davacı tarafça icra takibinde mahsup talebinde bulunulmuş ise de, bahse konu talebin İcra Mahkemelrinde ayrı bir eda davasına konu edilmesi gereken talep olduğu, iş bu davanın ise tespit davası olduğu nazara alınarak bahse konu talep hakkında herhangi bir karar verilmemiştir.Öte yandan her ne kadar davacı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, yasal koşullar oluşmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/132, K. 2025/270, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama