KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/133
- Karar No
- 2025/246
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
Karar Metni
1.018 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/133 Esas
KARAR NO: 2025/246
DAVA
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/02/2024
KARAR TARİHİ: 26/03/2025
Mahkememizde görülen İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı Müvekkili --------seri numaralı, keşide yeri ------------ olan çekin lehtarı ve yetkili hamili olduğunu, Müvekkilinin lehtar ve yetkili hamil sıfatıyla zilyetliğinde bulunan çek kaybedildiğini, tüm aramalara rağmen çek bulunamadığını, dava konusu çekin kaybedildiği ve ödenmemesine ilişkin bilgi şifahen banka yetkililerine iletildiğini ancak asıl olan kanuni prosedür olduğundan ivedilikle ihtiyati tedbir talepli çekin iptali davası açıldığını, Açılan davanın ------- dosyada görülmekte olduğunu, açılan davaya ek olarak------ çekin kaybolması ile suç duyurusunda bulunulduğunu,
----- ilanın yayınlanması için başvuru yapıldığını ve çekin kaybına ilişkin ilanlar yapıldığını, bunların akabinde davayı gören mahkeme tarafından bildirildiği üzere çekin işbu davanın davalı tarafının uhdesinde olduğu ve davalıya süresi için çekin iadesi amacıyla istirdat davası açılması için süre verildiğini, çekin iadesi için istirdat davası ara kararın tebliğinden itibaren süresi içinde açıldığını, çeki elinde bulunduran haksız hamilin çeki nasıl elde ettiği bilinmediğini, haksız hamilin çeki iade etmesi gerektiğini, usulüne göre düzenlenip lehtar ve yetkili hamil sıfatıyla zilyetliği bulunan çekin kayıp olduğunu,
davalının eline nasıl geçtiğinin bilinmediğini, çekin yalnızca ön yüzünün suretinin mevcut olduğunu, cirantaların mevcutsa bile ciro zinciri gerçeği yansıtmadığını, dava konusu çekin haksızca tahsil edilerek telefisi imkansız zararlara sebep olunmaması adına ödeme yasağı ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesi gerektiğini, ------ Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, Öncelikle dava konusu çekin haksızca tahsil edilerek telafisi imkansız zararlara sebep olma ihtimaline karşı ödeme yasağı ihtiyati tedbir kararı alınmasına,------ tarihli,
kaybolmuş çekin haksız ve yetkisiz hamil olan davalıdan alınarak davacıya iade edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından müvekkili aleyhinde açılan davanın -------- Mahkemelerinde açıldığını, Oysaki müvekkili firmanın adresi ---- olup, davada yetkili mahkemelerin müvekkilinin adresinin bulunduğu ------ ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ olduğunu, bu sebeple öncelikle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesini, müvekkili firma yönünden davanın reddi gerektiğini, dava konusu çek üzerinde bulunan ciro silsilesi incelendiğinde, müvekkilinin dava konusu çeki --- hırdavat malzemesi satışı karşılığında aldığını, çekleri teslim aldığı tarihlerde, söz konusu çeklerle ilgili çalıştığı bankaya da sordurduğunu, çeklerin gerçek olduğunu,
çek keşidecisi firmanın ekonomik yönden sıkıntısı olmadığı bankaca kendisine söylenmesi üzerine, fatura içeriğindeki bulunan malları söz konusu firmaya teslim ederek dava konusu çekleri aldığını, Dolayısı ile müvekkilinin kendisi üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini ve basiretli bir tacir olarak malını teslim ederek çekleri teslim aldığını, bu sebeple, davaya konu olan çekleri kötü niyetle ve bu durumu bilerek çekleri teslim alan firma olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili firma yönünden davanın reddi gerektiğini,
davacı firma ise ticari hayatın kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmemiş olup, çeklerin nasıl kaybolduğuna dair bir açıklama bile yapmadığını, Halbuki Türk Ticaret Kanunun 792. Maddesine göre.
“Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklinde belirtilmekte olduğunu, bu madde hükmüne göre, davalının çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü de olmadığını, çekin rıza dışı elden çıkması halinde ispat yükünün, çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup,
davacının iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini, davalının dava konusu çeki davacıya yönelik kaybolma eyleminden sonra iktisap etmiş olması ve davalının cirantası ile ticari ilişkisi bulunmadığını ve davalının çeki iktisapta ağır kusurlu olduğunu göstermediğini, dolayısıyla davacı basiretli bir tacir olarak davranmamış ve zararın oluşmasına kendisi sebep olduğundan tam kusurlu olduğunu, Kimse kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceği kuralı da dikkate alındığında davanın reddi gerekeceği, ------- Karar sayılı ilamlarında,
imzaların istiklali ilkesi gereğince ve çeki istirdatta ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği durumlarda davanın reddine karar verilmesi gerekeceği de açıkça vurgulandığını, izahına çalışılan tüm nedenlerden dolayı, müvekkili aleyhinde ikame edilen davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; kambiyo senetlerinden kaynaklanan istirdat davasıdır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davanın çekin istirdatı davası olduğu, davacının çekin lehtarı ve cirantası olduğu ve imzanın kendisine ait olduğu hususunun ihtilafsız olduğu, ihtilafın davalı son hamilin iyiniyetli olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının hamili bulunduğu --------numaralı çekin kaybedildiği, tüm aramalara rağmen bulunamadığı ve davaya konu çek hakkında------- sayılı dosyasından iptal davası açtığını, dava açıldıktan sonra rızası dışında çıkan çekin davalı tarafından ibraz edildiği bu nedenle çekin istirdatı amacıyla iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.TTK'nın 792. maddesi.
“Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükümlerini haizdir.
Somut olayda davacının lehtar olduğu, daha sonra sırasıyla davacının imzasıyla cirolanarak diğer cirantalara verilen ve en son davalının hamili olduğu çekin kaybolduğu iddiası bulunmakta olup, çekteki ilk cironun lehtar imzasıyla başladığı ve imza davacıya aittir.
Davacının çekin elinden rızası dışında çıktığını yani kaybolduğunu ispat etmesi gerekir, ancak ispat edememiştir Davalının iyiniyeti karine olup davacının davalı tarafın dava konusu çeki kötüniyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu hususunu ispatlayamadığı, kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi ve çekin ödeme aracı olması karşısında davacının kendisinden sonra gelen cirantalarla aralarında ticari ilişki bulunmadığı yönündeki iddiasının da sonuca etkili olmayacağı kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/133, K. 2025/246, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama