KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/228 Esas
- Karar no
- 2024/545
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/10/2023
Karar Metni
1.268 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle.
Müvekkili şirket ile davalı şirket 19.07.2022 tarihinde kumaş satışına ilişkin anlaştığını, söz konusu anlaşma uyarınca müvekkili şirket tarafından davalı borçluya ham/boyalı kumaş satışı yapılacağını, müvekkili şirketin anlaşma kapsamındaki edim borçlarını yerine getirerek davalı borçluya anlaşmaya konu kumaşları eksiksiz şekilde teslim ettiğini, kumaşların müvekkili şirket tarafından davalı borçluya teslim edilmesine rağmen davalı borcu kumaşların bedelinin bir kısmını müvekkili şirkete ödemediğini, müvekkili şirket tarafından davalı borçlu aleyhine 25.11.2022 tarihinde ....
İcra Müdürlüğünün 2022/...
Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibi kumaşların bakiye bedeli olan 203.995,00 Türk Lirası yönüyle kesinleştiğini, takip kapsamında müvekkil şirket alacağını tahsil ettiğini, müvekkil şirket ile davalı borçlu arasındaki anlaşmanın şartlarını belirleyen 19.07.2022 tarihli güncel ve geçerli müşteri sipariş föyünün sipariş şartları başlığının 1. maddesi uyarınca sipariş föyünde belirlenen para birimi dışındaki bir para birimiyle yapılan ödemelerde ödeme tarihindeki kur farkından müşterinin sorumlu olduğunun imza altına alındığını,
müvekkili şirket tarafından 22.12.2022 tarihinde Temel Fatura Senaryosu ile "KUR FARKI GELİRİ" açıklaması ile ... numaralı 37.645,14 TL bedelli satış faturası kesildiğini, anılan 37.645,14 TL bedelli faturaya itiraz edilmemesi üzerine fatura kesinleştiğini ve tarafların ticari defterlerine ilgili faturanın işlendiğini, alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü 2023/...
Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, yapılan itirazın 37.645,14 TL tutarındaki asıl alacak ve feriileri yönüyle iptali ile %20 icra inkar tazminatı talep ettiği anlaşıldı.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle. Davacıdan temin edilen kumaşlar kullanılarak müvekkili şirketçe üretim gerçekleştirildiğini ve bahse konu ürünler yurt dışına ihraç edildiğini, müvekkili şirketin yurtdışında satışını gerçekleştirdiği dava dışı müşterileri tarafından ürünlerin satışına başlandığını, sürecin devamında müşterilerinden gelen olumsuz dönüşler sonrası müvekkili şirket ile irtibat kurularak ürünler ile ilgili yaşanan sorunların taraflarına bildirildiğini,
ihracatın gerçekleştirildiği müvekkili şirket müşterilerinden gelen olumsuz dönüşler sonrası müşteriler tarafından ürünler üzerinde laboratuvar ortamında testler gerçekleştirildiğini ve test raporları ile kumaşların ayıplı olduğunun tespit edildiğini, dava dışı müşteriler taraflarına laboratuvar ortamında yapılan testlerin sonucunu ilettiğini ve ürünlerin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini bildirerek ticari itibarını zedeleyecek ölçüde ayıplı olan ürünlerin kendilerine iade edildiğini, gizli ayıbın ortaya çıkması üzerine konu derhal davalıya bildirildiğini ancak müvekkili şirketin mağduriyeti giderilmediğini,
davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle 22.10.2022 tarihli ... numaralı ve 10.11.2022 tarihli ... yansıtma faturası düzenlenmek zorunda kalındığını, .... Noterliği’nin 09.12.2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya iletildiğini, yapılan ihtar sonrası davacı üzerine düşeni yapmadığını, .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası için yapılan ödeme için .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/...
Esas sayılı dosyasından istirdat davası açıldığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
-11/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Davacıya ait 2022 yılı yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davalı defterleri ibraz edilmediği, Taraflar arasında 19.07.2022 tarihli bir Sipariş formunun var olduğu, sipariş formunun şartları bölümü 1.maddesine göre davacının kur farkı talep etme hakkının var olduğu, Taraflar arasındaki ticari ilişki incelendiğinde 10.08.2022 tarihinden 13.09.2022 tarihinde kadar düzenlenen faturaların USD olarak düzenlendiği, 16.09.2022 tarihinde ve 19.09.2022 tarihinde davalı şirketin iade faturalarını yine USD olarak düzenlediği,
fakat davalının ödemelerini USD olarak değil de TL olarak ödediğinden ödeme tarihindeki Merkez Bankası Döviz Alış kuru üzerinden değerleme yapılarak cari hesaba çok doğru bir şekilde kayıt edildiği, 26.12.2022 tarihli TL bakiyeyle Merkez Bankası döviz alış kuruna TL bakiye bölündüğünde davalının USD borcuna ulaşıldığından davacı yasal defterlerinin VUK ve Muhasebe Uygulama ve Tebliğlerine uygun olduğundan bakiyenin doğru ve gerçeği yansıttığı, Davacı şirketin davalı şirketten 26.01.2023 TAKİP tarihi itibariyle 2.015,66 USD karşılığı (2.015,66x18,6432=37.578,35) 37.578,35 TL ALACAKLI olduğu, takip talebinin 37.645,14 TL olduğu,
fazla talebin (37.645,14-37.578,35 - 66,79) 66,79 TL olarak hesap edildiği, aradaki farkın döviz alış alınması gerekirken döviz satış alınmasından kaynaklandığı, Alım-satım ilişkisinde kur farkı talep edilmede açık olarak bu husus bi ada fatura yabancı para cinsinden düzenlenmiş olmalı veya faturada açıkça döviz karşılığı yazılı olmalı, yapılan ödemenin yada ödemelerin Türk Lirası olarak ödenmesi halinde kur farkının ancak fatura düzenlenerek talep edilebileceğinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacı şirket tarafından düzenlenen 22.12.2022 tarih ... nolu faturanın Kur Farkı Faturası olduğunun görüldüğü,
26.01.2023 tarihli İcra takibinin davalıyı 01.02.2023 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği, Taraflar arasında imzalanmış 19.07.2022 tarihli sözleşme içeriğinde ürün birim fiyatları döviz karşılığı usd/kg cinsinden belirtildiği, Davacı tarafça davalıya düzenlenmiş 22.12.2022 tarih/... nolu faturanın kur farkı geliri olarak düzenlendiği, sektörel uygulamalar açısından kur farkı faturası düzenlenmesinin uygulama kapsamında olduğu kanaatine varıldığı, Faiz talebi değerlendirilmesinin Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, kur farkı faturasına dayalı olarak başlatılan .... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflarca sunulan deliller, alınan bilirkişi raporu tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalının kumaş alım satımı konusunda anlaştıkları, davacının davalıya kumaşları eksiksiz teslim ettiğini, davalının kur farkı faturasını ödemediği iddia ettiği; davalının ise, kumaşların ayıplı olduğunu, davacının taahhütlerini yerine getirmediği savunduğu somut olayda;
davalı tarafa uyuşmazlığa konu kumaşlara ilişkin tüm teknik raporları ibraz etmek, incelenmesi talep edilen kumaşların kapsamlarına ilişkin (yerinde inceleme veya mahkememize getirtilebilecek nitelikte olup olmadığı) hususlarda beyanda bulunmak üzere süre verilmiş olup, davalı taraf 18/07/2024 havale tarihli beyan dilekçesinde kumaşların sertifikalı olarak gönderileceğine dair taahhütlerin yerine getirilmediğine dair raporların dilekçe ekinde sunulduğunu belirtmiş olup, dilekçe ekinde rapor ibraz edilmemiş olup,
davalı yan yeniden süre talep etmemiş ve kumaşların kapsamlarına ilişkin (yerinde inceleme veya mahkememize getirtilebilecek nitelikte olup olmadığı) hususunda beyanda bulunmamış, ayrıca ticari defter ve belgelerini de ibraz etmemiştir. Bu nedenle ispatlanamayan davalının savunmasına itibar edilmemiştir.
Davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, taraflar arasındaki 19.07.2022 tarihli sipariş formunun şartları bölümü 1.maddesine göre davacının kur farkı talep etme hakkının bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki incelendiğinde 10.08.2022 tarihinden 13.09.2022 tarihinde kadar düzenlenen faturaların USD olarak düzenlendiği, 16.09.2022 tarihinde ve 19.09.2022 tarihinde davalı şirketin iade faturalarını yine USD olarak düzenlediği,
fakat davalının ödemelerini USD olarak değil de TL olarak ödediğinden ödeme tarihindeki Merkez Bankası Döviz Alış kuru üzerinden değerleme yapılarak cari hesaba doğru bir şekilde kayıt edildiği, davacı şirketin davalı şirketten 26.01.2023 takip tarihi itibariyle 2.015,66 USD karşılığı (2.015,66x18,6432=37.578,35) 37.578,35 TL alacaklı olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği,
ancak 19.07.2022 tarihli sipariş formunun 3.maddesi uyarınca davacının kur hesabında merkez bankası satış kurunun uygulanması gerektiği dolayısıyla davacının fazla talebi bulunmadığı ve davalıdan 37.645,14 TL alacaklı olduğu tespit edilerek davanın kabulüne, alacak likit olduğundan, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/228, K. 2024/545, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama