KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/348 Esas
- Karar no
- 2024/790
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 04/06/2024
Karar Metni
1.186 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkilinin, Tasfiye Halinde ... Ticaret Ltd Şti. nezdinde kuryecilik yaparak geçimini sağladığını, müvekkilinin 01.03.1999 tarihinde işe başladığını, 22.05.2000 tarihine kadar da çalışmaya devam ettiğini, işverenin yanından askerlik nedeni ile ayrıldığını, müvekkilinin sonradan öğrendiğine göre işveren müvekkilinin girişini 01.11.1999 yılında yaptığını, halbuki müvekkilinin 01.03.1999 - 22.05.2000 tarihine kadar bir fiil davalı iş yerinde kuryecilik yaptığını, 02.11.1999 - 22.05.2000 tarihleri arası işveren nezdinde tam gün ve bilfiil çalıştığının tespiti ile çalışma süreleri boyunca ödenmeyen SGK primlerinin ödenmesi için ... İş Mahkemesi'nin 2023/... E sayılı dosyası ile hizmet tespit davası açıldığını,
... İş Mahkemesi'nin 2023/... E sayılı dosyasının yargılaması devam ederken ... nden müzekkere cevabında "şirketin tasfiyesinin sona erdiği 26.07.2002 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydı terkin edilmiştir." şeklinde işveren şirketin ticareti terk ettiği anlaşıldığından ... İş Mahkemesi'nin 2023/... ESayılı dosyasında Tasfiye Halinde ... Ltd Şti. nin ihyası için ihya davası açılmak üzere süre verildiğini beyanla;
Davanın kabulü ile Tasfiye Halinde ... Ltd Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /
Davalı Tasfiye memuru ... cevap dilekçesinde ve özetle;
... Ltd.Şti. 09/01/1998 tarihinde kurduklarını, bu tarih itibariyle firmada kendilerinin de bir fiil kurye olarak çalışarak 04/09/2000 tarihinde tasfiye işlemlerine başladıklarını, iş yerini 2000 yılının Mayıs ayında fiilen kapattıklarını, kendisi ve diğer ortak olan kardeşinin ücretli olarak başka firmalarda çalıştıklarını, kendisinin ve kardeşinin emekli olduklarını ve herhangi bir ticari faaliyetlerinin olmadığını, Tasfiyenin 2. İlamı 16/07/2001'de, 3. ilamının 23/07/2001'de yayınlandığını, şirketin tüm alacaklı ve borçlularının başvurmasının bildirildiğini, son alarak Tasfiye bilançolarının tamamlandığını, mal beyanlarının verildiğini ve şirketin alacaklısı/borçlusu olmadığından tasfiyenin 26/07/2002 tarihinde tamamlandığını,
Her ne kadar davacı dava dilekçesinde hukuki neden olarak 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81 ve 82 nci maddesine atıf yayıp şirketin yeniden kurulmasını istemişse de, Şirketin Limited şirketi olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 213 sayılı Vergi Vergi Usul Kanunu, 5520 sayılı Kurumlar Vergi Kanununun Tasfiye hükümlerine istinaden yasal olarak bütün gerekliliklerini yerine getirdiğini ve tasfiyesini tamamladığını, ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81 ve 82 nci maddelerinde de bu tasfiyenin usulsüz olmasıyla ilgili bir mesnet bulunmadığını, şirketin tasfiyesinin son derece yasal ve kanunlara uygun olduğunu,
hiçbir kanuna aykırılık ve muvazaalı bir işlemin olmadığını, ekonomik krizden dolayı şirket mali sıkıntıya girdiğini, çalışanları ve paydaşlarını mağdur etmemek için borcunu/alacağını kapatıp, kendini yasal olarak sonlandırdığını, üzerinden 24 yıl geçmiş bir işlemde zaman aşım süreleri gözetilmeksizin, kanunlara uygun, yasal süreç işletilerek yapılan tasfiye işlemlerinin kaldırılması için böyle bir dava açılması yasal olmadığını beyanla;Söz konusu mesnetsiz ve yasal olmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, Henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanmasının gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini,
Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün tespit etmesi mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacağını, tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını,
Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini beyanla; Müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Limited Şirketin ihyası istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan 19/12/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın, " ... sicil numaralı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi nin ... İş Mahkemesi nin 2023/... esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyası ve tasfiye memuru atanması konusunda olduğu " tespit edilmiştir. Dosya içine ihyası istenen şirket sicil dosyasının geldiği, .... İş Mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyasının uyap üzerinden geldiği, anlaşıldı.
6102 sayılı Yasanın geçici 7. Maddesinin 15. Fıkrasında "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarla ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren 10 yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz.
Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu kanun veya kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir.
Tüzel kişiliği olan bir şirketin ticaret Sicilinden terkin işlemi yapıldıktan sonra, ortaklığın tüzel kişiliği sona erer. Bu terkinden sonra ortaklığın alacakları, borçları yada ortaklığın sorumluluğunu gerektiren bir durum ortaya çıkarsa, tasfiye memurları , ortaklığın pay sahipleri veya alacaklılar sicildeki terkin kaydının kaldırılmasını isteyebilirler.
Somut olayda; ihyası istenilen Tasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketinin ticaret sicilde kayıtlı adresinin "... Mah. ... Cad. ... ... ... İstanbul" olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümünde HMK. 14/2. ve T.T.K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir.
Alınan dosyasının incelenmesinde; Tasfiye Halinde ... Limited Şirketinin sicil kaydının tasfiye sonucu kapatıldığı, son tasfiye memurunun davalı ... olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce ihyası istenenTasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketi hakkında .... İş Mahkemesinin 2023/... esas sayılı takip dosyası yönünden ek tasfiye işlemlerinin yapılması için ihya kararının verilmesinde davacı tarafın hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı tasfiye memuru ... davada zorunlu hasım konumundadır. Mahkememizce davanın kabulü ile ihyası istenen Tasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketinin son tasfiye memuru ...'ın ücretsiz olarak tasfiye memuru olarak atanması uygun görülmüştür.
Davalı ... Sicil Müdürlüğünün iş bu davada zorunlu yasal hasım konumunda olduğu, davanın açılmasına sebebiyet vermediği, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmaması gerektiği anlaşılmıştır. Davalı tasfiye memurunun eksik tasfiye yapması nedeniyle davanın açılmasına neden olduğu, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmış olup davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
19/12/2024 Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/348, K. 2024/790, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama