KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/351 Esas
- Karar no
- 2025/656
- Dava
- İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/11/2016
Karar Metni
1.130 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Turizm Tem.İnş.Gıda Mak. San. ve Tic. Ltd.
Şti. arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi, Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi düzenlendiğini ve davalılar ... ve ...'ın sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden dava dışı şirkete kredilerin ve kredi kartının kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine davalı şirket ve kefillere ....
Noterliğinin 10/05/2016 tarih ... yevmiye no'lu ihtarname tebliğ edildiğini, İhtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine ....
İcra Müdürlüğü 2016/... e. sayılı dosyası ile borçlular hakkında icra takibi başlatıldığını, borçluların şirket hissedarlığından ayrıldıklarını, bu nedenle borçtan sorumlu olmadıkları gerekçesi ile itiraz ettiklerini, Bu nedenlerle, davalılar ... ve ...tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalılar aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bahse konu kredi sözleşmesinin o zamanki şirket müdürü ... tarafından imzalandığını, daha sonra ...'nın şirket müdürlüğünün sona erdiğini, kendisinin şirketteki hisselerini ...'ya devrettiğini, kefil olarak imzasının alınmasında kendisini yanılttıklarını, kendisinin şirket müdürü ...'nın yanında stajyer olarak çalıştığını, Bu nedenlerle aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Bahse konu kredi sözleşmesinin şirket müdürü ... tarafından imzalandığını, şirketteki hisselerini devrettiğini, şirketteki müdürlük görevinin 03/03/2015 tarihinde sona erdiğini, sözleşmede imzası bulunmadığını ve kefil olarak da yer almadığını, Bu nedenlerle, aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava: Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir.
Mahkememizce verilen .... Sayılı kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2021/651E.-2024/694K.
Sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği ve kaldırma gerekçesinde; "....Bu açıklama ışığında, takip konusu kredi borcunun davalı ...' in imzasının olduğu sözleşmeden/sözleşmelerden doğup doğmadığı, başka bir deyişle takip konusu alacağın/alacakların kaynağının davalının da imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan krediler olup olmadığı açıkça tespit ettirilip bunlardan dolayı doğan bir alacağın olması halinde alacak hesabı yaptırılarak sözleşme hükümleri, tüm deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme,
yetersiz bilirkişi raporu ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle verilen karar isabetli görülmemiştir." şeklinde içerik belirtildiği görülmekle, eksiklikler giderilerek dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi edildiği ve raporun dosya arasına geldiği görülmüştür.
Alacaklı Banka ile ... ... MakineSanayi ve Tic, Ltd. Şti. arasında akt edilen ve ..., ..., ..., ... tarafından müteselsil kefil olarak imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ve Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmeleri aşağıda gösterildiği; ¸
Görüldüğü üzere ...sadece 27.02.2012 tarihli 7.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, Kredi sözleşmeleri arasında herhangi bir bağlantı kurulmadığı, 27.02.2012 tarihli, 7.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinde, bu sözleşmedeki kefaletin farklı tarihli kredi sözleşmeleri kapsamında kullandıralan/kullandırılacak kredi borçları için de geçerli olacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin olmadığı, olsa bile kefilin tüm kredi ilişkisine değil, sadece belirli ve sınırlı bir tek borca kefil olmak istediği,
karşı tarafın da bu vakaları bildiği için, onun irade beyanını bu şekilde anlamak yükümlülüğü altında olduğu, sonraki tarihli kredi sözleşmeleri ile 27.02.2012 tarihli, 7.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi arasında herhangi bir bağ kurulmadığı,
Bu nedenle dürüstlük kuralı gereğince bankanın ...'ın kefaletini sadece 27.02.2012 tarihli, 7.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılacak kredilerle sınırlı olarak verdiğini bildiği ve bu iradeyle hareket ettiği dikkate alınarak bu kredi sözleşmesi dışında imzası bulunmayan kredi sözleşmelerinden doğacak borç icin sorumluluğunun olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Takipteki ödeme emri de incelendiğinde; ...'ın kefaletini verdiği 27.02.2012 tarihli, 7.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesine ilişkin talep olmadığı, takiple itirazın iptali davasının bir bütün olup, sıkı sıkıya bağlı olacağı ilkesiyle beraber davalı ...'ın icra takibindeki talepler için herhangi bir sorumluluğunun olmayacağı anlaşılmıştır.
Diğer davalı ... için ise; herhangi bir bozma gerekçesi yer almadığından aynı karar aynı gerekçelerle benimsenmiştir. İstinaf kaldırma kararı öncesi alınan bilirkişi raporunda; temlik eden Bankanın davalılardan ...'dan 22.05.2016 tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile.
25.05.2016 Takip Tarihi İtibariyle Kredili Mevduat alacağının 3.744.91-TL olarak hesaplandığı ,davacı Bankaca, 3.721.94-TL'lik alacağa tahsil edilince kadar TCMB'ınca belirlenen oranlar üzerinden temerrüt faizi talep edilebileceği, temlik eden bankanın davalı ...'dan Taksitli Ticari Krediden olan alacağının 141.450.05-TL olarak hesaplandığı temlik eden Bankaca, 139.907,58-TL'lik asıl alacağa tahsil edilince kadar %54 oranı üzerinden temerrüt faizi talep edilebileceği, temlik eden Bankanın asıl borçlu ve kefil ...'dan risk arz eden çekler için 20.640.00-TL depo talebinde bulunabileceği,
temlik eden Bankanın takip talebinde 2.251.35-TL masraf talebinde bulunduğu, ancak bu masraflara ilişkin belgelerin dosyaya sunulmaması nedeniyle talep hakkının olmadığı dava konusu alacağın belirlenebilir olduğu ve buna göre İİK 67. maddesi gereğince icra inkar tazminatı talep koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan alacakların toplamı olan 156.637,82-TL'nin %20 si olan 31.327,56-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/351, K. 2025/656, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama