KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- Esas no
- 2024/591 Esas
- Karar no
- 2025/136
- Dava
- Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/10/2024
Karar Metni
1.025 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın uzun yıllardan beri su arıtma sistemleri işi ile uğraştığını, müvekkili firma ile davalı taraf arasında 20.04.2018 tarihinde "Su Arıtma Hizmet Bedeli ve Bakım Sözleşmesi" adı altında bir sözleşme imzalandığını ve sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca, sözleşmenin toplam süresi 5 (beş) yıl olarak belirlendiğini, buna göre, sözleşme süresinin 20.04.2023 tarihinde sona erdiğini, sözleşme süresinin sona ermesine rağmen, müvekkili şirkete ait cihazların yeni bir sözleşme ve bedel ödemesi yapılmaksızın,
2023 Kasım ayının sonuna dek davalı tarafça kullanıldığını ve sonrasında da taraflarına mail gönderilmek suretiyle kendilerinin başka bir firma ile anlaşma sağladığını bu nedenle de su sebillerinin iade alınabileceğinin bildirildiğini, müvekkili şirkete başka bir firma ile anlaşma sağlandığının iletilmesi üzerine,
müvekkili şirketin Kurumsal Satış Müdürü ve Teknik Servis Müdürü tarafından davalı üniversitenin kampüsüne ziyarette bulunulduğunu ve ürünlerin halihazırda müvekkili şirketin teknik servis çalışanları dışında başkalarınca demonte edildiğini ve yerlerine ise davalı tarafın yeni sözleşme kurmuş olduğu firmanın sebillerinin montajlandığının görüldüğünü, bu esnada da yeni anlaşma yapılan firmanın ürünlerinin montajı yapılırken, daha öncesinde müvekkili firma tarafından tüm kampüs içerisine çekilmiş olan su ve gider hat tesisatının kullanıldığının tespit edildiğini,
fark edilen duruma dair 29.11.2023 tarihinde davalı tarafa e-mail gönderildiğini ve " kampüslerinize gelinerek tüm arıtma sebil ve tezgah altı su artıma cihazlarının iade alınacağı, kurulumlar esnasında kullanılmış olan tüm tesisatın da söküm işlemlerinin gerçekleştirileceği, tesisatın kalmasının istenmesi durumunda kullanılan malzeme ve işçilik bedelinin hesaplanarak taraflarına fatura edileceği " bildirildiğini, davalı tarafından aynı gün içerisinde maile dönüş yapıldığını "kampüse gelerek demonte işlemi yapmanız uygun değildir.
Konuyla ilgili olarak size dönüş sağlayacağız." dediğini, ancak davalı tarafça tekrar dönüş yapılmadığını belirterek; taraflar arasında mevcut 20.04.2018 tarihli su arıtma hizmet bedeli ve bakım sözleşmesinin sona ermesi sonrasında davalının devam eden haksız kullanımı nedeniyle; haksız kullanımın sonlandırılması, tesisat ve ekipmanları aynen iadesi, iade ile birlikte devam eden haksız kullanımdan kaynaklanan zararları için, HMK 107.
Maddesi kapsamında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL’nin, ihtarnamenin davalıya tebliği tarihi olan 22.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tesisat ve ekipmanların iadelerinin mümkün olmaması halinde. HMK 107. Maddesi kapsamında fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL’nin, ekiman/ tasisat bedeli olarak ödenmesine, devam eden haksız kullanım bedeli olarak, HMK 107.
Maddesi kapsamında, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 100,00TL'nin ihtarnamenin tebliği tarihi olan 22.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurunda görülen işbu davanın görevsiz mahkemede açıldığını huzurdaki davaya konu uyuşmazlık taraflar arasındaki kiralama ve bakım hizmetlerine ilişkin sözleşmeden kaynaklandığından Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini;
mahkeme sözleşmenin karma nitelikli bir sözleşme olduğu kanaatinde ise de Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacı tarafından talep edilenler ile taraflar arasında akdedilen kiralamaya ve bakım hizmetlerine ilişkin sözleşmenin varlığı göz önüne alındığında belirlenebilir bir alacak yönünden belirsiz alacak davasının açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının alacağını belirleme imkanına sahip bulunduğu halde alacağının sadece bir kısmını dava konusu yapmak istiyor ise belirsiz alacak dava yerine, kısmi dava açması gerektiğini belirterek;
kamu tüzel kişiliği haiz vakıf üniversitesi niteliğindeki üniversitemizin tacir sıfatının bulunmaması, üniversitemizin kazanç elde amacı gütmemesi, taraflar arasındaki işin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu madde:4 uyarınca mutlak ticari davalar arasında yer almaması nedeniyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan uzak işbu davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
Dava:Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat İstemine İlişkindir.
Somut uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği ve bu doğrultuda kullanıma ekipman ve tesisatların aynen iadesi, mümkün olmaması halinde bedelin iadesine ilişkindir.
Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava söz konusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.
Somut olayda uyuşmazlık TTK 4. maddesinde sayılan sözleşmeler arasında bulunmayan TBK'da düzenlenen hizmet sözleşmesinden kaynaklanmasına göre mutlak ticari dava niteliği bulunmamaktadır. Bu durumda dava da ticaret mahkemesinin görevli olup olmadığının belirlenebilmesi bakımından davanın nispi ticari yani uyuşmazlığın her iki tarafın ki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığının da tespiti önem arz edecektir.
Davacı şirket tacir olup, davalı vakıf üniversitesi tacir olmadığından (YHGK'nın 13.05.2015 tarih ve E:2014/13-566-K:2015/1339) davaya bakmakla görevli 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesi olacağından, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/591, K. 2025/136, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama