KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/704 Esas
- Karar no
- 2025/47
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 09/04/2019
Karar Metni
1.306 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle.
02.10.2018 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tek taraflı kaza yaptığını, müvekkili olan ... ...'ın da içinde yolcu konumunda bulunduğunu, tek taraflı olarak sürücü kusuru neticesinde gerçekleştirmiş olduğu bu trafik kazasında ... ...'ın vefat ettiğini, müteveffa ... ...' ın vefatına sebebiyet veren ... plakalı aracın sürücüsü düzenlenen kaza tutanağında 2918 sayılı KTK' göre Tali kusurlu bulunduğunu ve müteveffa asli kusurlu bulunduğunu, bu kusur nitelemesine katılmadıklarını, trafik kazasına sebebiyet veren ... plakalı aracoın kaza tarih ve saatinde zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptırmadığını,
5684 sayılı yasanın 14. maddesine göre; rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için davalı ...nın sorumlu olduğunu, müteveffa'nın trafik kazası sonucu ölümü nedeni ile müvekkiline desteklerinden yoksun kalma tazminatının kendisine ödenmesi hususunda, davalı ile uzlaşmak için arabulucuya başvuru yapıldığını, ancak görüşmenin olumsuz sonuçlandığını, müvekkilinin Türkiye coğrafyasında bir mülteci olmaları sebebiyle maddi imkanlarının olmaması,
ayrıca kazanın oluş şekli, maddi durumlarının çok kötü olması hasebiyle haklarını elde etmek için adli yola başvuracağı maddi imkanı olmadığını, bu gerekçelerle adli yardım taleplerinin bulunduğunu, tüm bu sebeplerle delillerinin toplanarak,
davacının oğlunun trafik kazasından ötürü ölümü sebebiyle, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve yeni beyanlarda bulunmak hakları saklı kalmak kaydıyla, BK.md.76 gereğince mağdur müvekkiller lehine 20.000,00 TL ön ödeme kararı verilmesini, tahkikat sonucunda müvekkilinin maddi tazminat değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere davacı baba için şimdilik toplam 1.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere davalıdan , temerrüt tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle.
Davacı tarafça ZMSS Genel Şartları gereği tüm başvuru belgeleri ile başvuru yapılmasının zorunlu olmasına rağmen eksik evrakla başvuru yapıldığından öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sorumluluğunun davacının kusuru oranında olmak üzere yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 360.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibarı ile 02/10/2018 tarihinden sonra gerçekleşmiş kazalar için açılmış olan davalarda Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Yeni Genel Şartlarının uygulanması gerektiğini,
mahkemece davacının malûliyetine ilişkin ATK'ndan rapor aldırılarak aktüerya tazminat hesabı yaptırılması gerektiğini, Ön ödeme talebinin reddini, davanın kusurlu araç sürücüsü ve işletenine ihbar edilmesini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesini, dosyanın Hazine Bakanlığı aktüer siciline kayıtlı bilirkişiye gönderilmesini, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
04.06.2021 tarihli ATK Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu raporunda; yaşanan olayda, sürücü ...'nun % 25, vefat eden ... ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. 11.10.2021 tarihli bilirkişi raporu özetle; 02.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ... ...'ın geride kalan davacı babası ...'ın nihai ve gerçek zararının 45.913,13-TL olduğunu görüş ve beyan etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizden verilen 15/12/2021 tarih ve 2019/... Esas, 2021/... Karar sayılı karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 2022/... Esas, 2024/...
Karar sayılı kararı ile mahkememizin anılan kararının "...Somut olayda vefat eden destek ve davacı Suriye vatandaşı olup 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorunda olmalarına rağmen Mahkemece dava şartı olan teminat hususu resen araştırılmadan işin esasına girilerek eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. kaldırılmasına karar verildiği.." gerekçesiyle kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla İstinaf ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada;
Somut olayda davacı Suriye vatandaşı olup, ülkemizde "geçici koruma" statüsünde bulunduğundan, dosya arasında bulunan Adalet Bakanlığının 2024/... Sayılı, 01/09/2024 tarihli yazısı (Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne mahkememizin 2022/...
Esas sayılı dosyasında aynı hususta yazılan müzekkereye yaklaşık 9 ay sonra cevap verilmesi nedeniyle, usul ekonomisi ilkesi gereğince yazı tarihi ve İstinaf ilam tarihi yakın olması ve bu süreçte geçici koruma statüsündeki kişilerin durumunda değişiklik olmaması nedeniyle, tekrar yazışma yapılmamıştır) gereğince Suriye uyruklu "geçici koruma statüsündeki" kişilerin teminattan muaf olmadıkları anlaşılmakla.
İstinaf ilamı uyarınca davacıya MÖHUK madde 48 uyarınca teminatı yatırmak üzere kesin süre verilmiş, davacı kesin süre içinde takdir edilen teminat ile harçlar ve gider avansını yatırdığından dosyadaki usuli eksiklikler giderilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, ... Asliye Ceza Mahkemesi 2019/...
Esas sayılı gerekçeli kararı, tüm beyanlar/dilekçeler, itirazlar, kaza tespit tutanağı, olay yeri inceleme tutanağı ve raporu incelendiğinde, olay sırasında müteveffanın yolculuk yapmakta olduğu traktör çamurluğundan sürücünün bir sevk-idare hatasından dolayı düşmüş değil, kendi inisiyatifi ile inmek üzere araç seyir halindeyken yola atlamış bulunması, bu nedenle de sürücünün sürücü belgesi sahibi olmamasının veya iddia ediliği üzere bir süratli seyir durumunun olayın oluşumunda etkili olmadığı,
kendi can güvenliği açısından tehlike arz etmesini dikkate almaksızın hareket halindeki traktör çamurluğundan atlayan müteveffanın asli kusurlu, traktör çamurluğunda gayri nizami biçimde yolcu taşımaktayken yanındaki bu yolcunun inmek üzere hareketlenmesine karşın zamanında tedbir almayan sürücünün ise tali kusurlu olduğu kanaatiyle, yaşanan kazada sürücü ...'nun % 25, vefat eden ... ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunun ATK Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonunca tespit edildiği, alınan raporun çelişkileri giderdiği ve denetime açık olduğu anlaşıldığından bu rapora itibar edilmiştir.
11.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda; 02.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ... ...'ın geride kalan davacı babası ... 'ın nihai ve gerçek zararının 45.913,13-TL olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili talep artırım dilekçesinde, hesaplanan bu miktar üzerinden davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesinde, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini iddia etmiş ise de; somut olayda; müteveffanın müterafik kusuru bulunmadığı, taşımanın iş veren lehine yapılması nedeniyle de olayda hatır taşıması olmadığı anlaşıldığından, bilirkişi tarafından hesaplanan tazminattan indirim yapılmamıştır.
İstinaf ilamından sonra davacı vekili asgari ücret miktarında artış olduğunu, bu nedenle ek rapor alınmasını talep etmiş ise de; ilk kararı maddi tazminat miktarı ve hesaplama yöntemi (progresif rant formülüne göre hesap yapılması) bakımından istinaf etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden hesap yaptırılıp, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesinin, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceği (Yargıtay HGK'nun 18.02.2020 tarih,
2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yönde) hususu dikkate alındığında, davacı vekilinin maddi tazminatın güncel asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğine ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/14923 E.- 2022/17158 K. sayılı kararı), davanın kabulü ile. 45.913,13 TL'nin 09/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/704, K. 2025/47, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama