KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Esas no
- 2024/823 Esas
- Karar no
- 2025/360
- Dava
- Tanıma Ve Tenfiz
- Dava tarihi
- 25/07/2024
Karar Metni
1.568 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usûl Hukuku Hakkında Kanun’un 1’inci maddesi “Yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuk, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, yabancı kararların tanınması ve tenfizi bu Kanunla düzenlenmiştir” şeklinde ifade edildiğini, buna göre Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ancak yabancılık unsuru taşıyan işlem veya ilişkilere uygulanacaktır..” hükmüne amir olup yalnızca yabancılık unsurunun mevcut olduğu durumda MÖHUK uygulanacağının düzenlendiğini, uyuşmazlığın konusu olan sözleşmenin tarafları,
merkezi Türkiye de bulunan bir şirket ve merkezi Rusya Federasyonu'nda bulunan bir şirket olduğunu, dava konusu yabancılık unsuru taşıdığından dolayı yetki ve görevli mahkeme Milletlerarası Özel Hukuk ve Usûl Hukuku Hakkında Kanun kapsamında belirlendiğini, MÖHÜK madde 24/4'e göre;
''Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukukun uygulandığını, bu hukuğun, karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edildiğini, ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme,
bu hukuka tâbi olur.'' hükmünün bulunduğunu, ... Cumhuriyeti Tahkim Mahkemesi A15-.../...
Esas sayılı Dosyasının Kararının müvekkili şirket ile davalı şirkete tebliğ edildiğini ve tarafların itiraz hakkını kullanmaması doğrultusunda boşanma kararı kesinleştiğini, ilgili mahkeme kararının ve kesinleşme şerhinin noter onaylı tercümeleri yapılmış olup dilekçe ekinde sunduklarını, söz konusu kesinleşme şerhinin, ''Karar resmi olarak yürürlüğe girmiştir.'' şeklinde belirtildiğini, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri doğrultusunda, taleplerinin kabulü ile yabancı mahkeme ilamının Türkiye'de tanınması ile tenfizini talep etmiştir.
CEVAP /Davalıya tensip tutanağı ve dava dilekçesi,duruşma gününün usulüne uygun olarak tebliğ edildiği , davalı adına 05/11/2024 tarihinde vekaletname sunulduğu, ancak cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmıştır. Görevsizlik kararı veren... ASHM nin 2024/... esas sayılı dosyada 05/11/2024 tarihinde yapılan duruşmada davalı vekili "davanın kabulüne bu aşamada itirazımız yoktur " şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yabancı mahkemece hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve Devlet Kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamın Türkiye'de icra olunabilmesi için 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkındaki kanunun (MÖHUK) 50-54. maddesi uyarınca tanınması ve tenfizine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı tarafın kanıt olarak bildirdiği;Rusya Federasyonu Adına ... Cumhuriyeti Tahkim Mahkemesinin 04/08/... tarihli kararı, bilirkişi olarak Prof Dr.Burak Huysal 'ın 10.03.2025 tarihli raporu alınmıştır.
MÖHUK'un 55. Maddesinde tenfiz dilekçesine eklenmesi gereken zorunlu belgeler sayılmıştır. Buna göre tenfiz dilekçesine yabancı mahkeme ilamının usulen onanmış aslı veya sureti, kesinleşme şerhi ve bu belgelerin onanmış tercümesi eklenmelidir.Davacı tarafça MÖHUK m. 53'de yer alan belgelerin ve tercümeleri ile apostille şerhlerinin de bulunduğu görülmüştür. Bu anlamda dilekçede yer alan ekler Kanun'nun aradığı aradığı koşullara uygundur.
5718 sayılı MÖHUK'un 50.Maddesinde tanıma ve tenfiz için ön koşullar düzenlenmiştir.
MÖHUK'un 50. Maddesi; "Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır."
Somut olayda;MÖHUK'un 50. Maddesinde yer alan koşullar özetle yabancı mahkeme kararının bir mahkeme tarafından verilmiş olması, kesinleşmiş olması ve hukuk davalarına ilişkin olmasıdır.Yapılan incelemede;
Tenfizi istenen kararın Rusya Federasyonu ... Cumhuriyeti Tahkim Mahkemesince verildiği görülmektedir.Tenfizi istenen kararın üzerinde 24.07.2024 tarihli kesinleşme şerhinin bulunduğu görülmektedir.Tenfizi istenen karara konu uyuşmalığın 2019 yılında yapılan bir sözleşmeden kaynaklandığı ve konusunun akdi borca ilişkin olduğu bu haliyle özel hukuk ilişkisinden kaynaklanan bir uyuşmazlık hakkında olduğu yabancı mahkeme kararının gerekçesinde belirtilmektedir.Yukarıda yer alan tespitler ve davalı tarafın da bu koşulların var olmadığı yönünde bir itirazı da bulunmadığı görüldüğünden MÖHUK'un 50. maddesinde yer alan koşulların gerçekleştiği belirlenmiştir.
MÖHUK'un 54. Maddesi
"a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.
b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.
c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.
ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması." aranacaktır.
MÖHUK 54. Maddesinde yer alan tenfiz koşulları iki gruba ayrılmaktadır.Bunlardan ilki aleyhine tenfiz istenen tarafın itirazı üzerine incelenecek hususlardır.Bunlardan ilki kararı veren mahkemenin davanın tarafları ve konusu ile gerçek bir irtibatının bulunmamasıdır (MÖHUK m. 54/b. C. 2).
Somut olayda;Dosyada yer alan belgeler dikkate alındığında davalının bu yönde bir itirazının bulunmadığı görülmektedir.Davalının itirazı üzerine üzerine incelenecek ikinci husus yabancı mahkemede yapılan yargılamada davalının savunma haklarına uyulup uyulmadığı konusudur (m. 54/d). Dosyada yer alan belgeler incelendiğinde aleyhine tenfiz istenen davalını Van Meer AŞ vekilinin 05.11.2024 tarihli duruşmada tenfiz talebine karşı bir itirazı olmadığı yönünde açık beyanının olduğu görülmüştür.Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında kararın tenfizi bakımından MÖHUK m. 50'de yer alan koşullar bakımından bir engel bulunmadığı belirlenmiştir.
MÖHUK m. 54 kapsamında re'sen incelenecek hususlar olup şunlardır:
-Kararı veren Rusya Federasyonu ile Türkiye arasında karşılıklılık koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği.
-Karara konu uyuşmazlığın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilip verilmediği.
-Kararın tenfizinin Türk kamu düzeni bakımından bir ihlal oluşturup oluşturmadığı.
Somut olayda;Dosyada yer alan yabancı mahkeme kararı ve diğer belgeler incelendiğinde, ... Tahkim Mahkemesi kararına konu uyuşmazlığın ve yapılan yargılamanın Türk kamu düzenini ihlal eden bir husus içerdiğine dair bilgi ya da belgenin bulunmadığı, bu anlamda kararın MÖHUK m. 54/c hükmü bakımından bir tenfiz engeli taşımadığı
Dosyada yer alan yabancı mahkeme kararı ve diğer belgeler incelendiğinde, ... Tahkim Mahkemesi kararına konu uyuşmazlığın sözleşme ilişkisinden kaynaklanan bir para borcu ilişkisine dayandığı, bu yönüyle yabancı mahkeme kararına konu uyuşmazlığın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuya ilişkin olmadığı görülmüştür. Bu anlamda kararın MÖHUK m. 54/b-c.1 hükmü bakımından bir tenfiz engeli taşımadığı anlaşılmıştır.
MÖHUK m. 54/1-a hükmüne göre; Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması gerekmektedir.
Türkiye ile kararın verildiği devlet arasında bir antlaşma varsa, tenfiz bu antlaşma hükümlerine göre gerçekleşecektir. Aksi takdirde, hukuki veya fiili mütekabiliyet şartı yerine getirilmelidir. Hukuki mütekabiliyet, ilgili devletin tenfiz için yabancı kararların Türkiye'de tenfizi için gerekli olan koşullardan daha katı koşullar getirmemesi anlamına gelir. Fiili mütekabiliyet, adından da anlaşılacağı üzere, Türk mahkeme kararlarının ilgili devlette sözleşmesel veya hukuki mütekabiliyet olup olmadığına bakılmaksızın tenfiz edilmesi anlamına gelir.
Rusya ile Türkiye arasında yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin herhangi bir ikili antlaşma bulunmamaktadır. Bu nedenle sorun, Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasında hukuki veya fiili mütekabiliyetin mevcut olup olmadığıdır. Rusya Federasyonu Tahkim Usulü Kanunu'nun 244. maddesinin birinci fıkrasına göre, aşağıdaki durumlarda tenfizireddedebilir:
a) Mahkeme kararı kesinleşmemişse,
b) Duruşma tarihi veya yeri, aleyhine karar verilen tarafa usulüne uygun ve yasal olarak bildirilmemişse veya bu taraf davasını sunma fırsatından mahrum bırakılmışsa,
c) Yargılanan konunun Rusya Federasyonu mahkemelerinin münhasır yargı yetkisine tabi olması,
d) Tenfiz talep edilen davadan önce aynı taraflar arasında ve aynı konuda bir Rus mahkemesinde açılmış bir dava varsa,
e) İlgili karara ilişkin zamanaşımı süresi geçmişse ve bu zamanaşımı süresine ilişkin itiraz hakem mahkemesi tarafından reddedilmemişse veya
f) Kararın icrasının Rus kamu politikasına aykırı olması.
Emsal mahkeme kararlarının verildiği
"... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’nin 14.09.2021 Tarihli ve 2021/599 E. 2021/782 K. Sayılı Kararı; İ
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin 28.06.2021 Tarihli ve 2021/267 E. 2021/1283 K. Sayılı Kararı;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin 17.10.2023 Tarihli ve .../2298 E. 2023/1086 K. Sayılı Kararı;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin 18.01.... Tarihli ve 2021/3417 E. .../80 K. Sayılı Kararı;
... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.10.2018 Tarihli ve 2018/313 E. 2018/658 K. Sayılı Kararı;
.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 21.04.... Tarihli ve .../118 E. .../360 K. Sayılı Kararı;
... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07.07.2021 Tarihli ve 2020/347 E. 2021/464 K. Sayılı Kararı;
.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17.03.... Tarihli ve 2020/484 E. .../240 K. Sayılı Kararı;
.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.10.2018 Tarihli ve 2018/44 E. 2018/944 K. Sayılı Kararı" dava dosyalarında Rus mahkeme kararlarının tenfizine hükmedildiği sabittir.
Görüldüğü üzere, Rus hukuku yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin olarak Türkiye Cumhuriyeti hukukundan daha katı kurallar getirmemektedir. Buna göre, ticari konularda verilen mahkeme kararlarının tenfizi konusunda Rusya Federasyonu ile hukuki mütekabiliyetin mevcut olduğu takdir edilmiştir.
Mahkememizce Tenfizi istenen Rusya Federayonu adına ... Cumhuriyeti Tahkim Mahkemesi'nin A15-.../... Esas Sayılı ve 04.08.... tarihli yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/823, K. 2025/360, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama