KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2024
- Esas no
- 2024/94 Esas
- Karar no
- 2024/215
- Dava
- Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi
- Dava tarihi
- 08/02/2024
Karar Metni
704 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle.
Müvekkil, ... nolu sözleşme kapsamında Davalı, ...Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'nden elektrik hizmeti aldığını, Davalı şirket personeli Müvekkillin iş yerine geldiğini ve herhangi bir kaçak bağlantı olmamasına rağmen panoda bir fazda kaçak olduğunu düşünerek ve tamamen varsayıma dayanarak Müvekkil hakkında işlem tesis ettiğini, Tahakkuk eden sözde kaçak kullanım bedeli herhangi bir delil sunmamakla birlikte keyfi bir uygulama olduğunu ve bu sebeple iptali gerektiğini,
Söz konusu elektrik hizmetini ...Tekel isimli işletmesinde kullanmakta olan Müvekkil'e elektrik panosundaki fazlardan birinde kaçak kullanım tespit edildiği iddiası ile toplamı 375.600,76 Türk Lirası tutarında iki ayrı kaçak kullanım bedeli adı altında ücretlendirmede bulunulduğunu, söz konusu iş yerinde ticari faaliyetlerine 2021 yılında başladığını ve iş yerini devraldıktan sonra kaçak elektrik kullanmaya yönelik herhangi bir faaliyette bulunmadığını, davanın kabulü ile kaçak elektrik kullanım bedeli adı altında talep edilen bedelin iptal edilmesini,
akdi halde kaçak elektrik kullanım bedelinin ilgili mevzuatta öngörülen şekilde belirlenmesini, dava süresince müvekkilin elektriğinin kesilmemesi yönündeki tedbir talebimizin kabul edilmesini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava,davacının davalının kaçak elektrik kullandığından bahisle kaçak elektrik bedeli ücretlendirmesinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; gelen yazı cevapları doğrultusunda davacının tacir olmadığı, Esnaf Odası'na kaydının bulunduğu anlaşıldığından, Davanın konusuna göre davaya bakmaya genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/94, K. 2024/215, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama