KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/212 Esas
- Karar no
- 2025/345
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/03/2025
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin 02.10.2020 tarihinden itibaren ... adresinde kafeterya işletmekte olduğunu, müvekkiline ait olduğu iddia edilen saatin alt kat komşusu tarafından kullanıldığını, müvekkilinin saate herhangi bir müdahalesinin ve ilişiğinin bulunmadığını, buna yönelik müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi ve alt komşunun kullanımının tespitinin gerektiğini belirterek; ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, yanı sıra davanın kabulüne, müvekkili aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak tüketim faturasının iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın müvekkili tarafından düzenlenen ve “kaçak elektrik kullanımı” iddiasına dayanan davaya konu faturalar bakımından borçlu olmadığının tespitini talep etmekte olduğunu ancak davacının dava dilekçesinden nerede nasıl bir kaçak kullanımdan dolayı kaçak faturası düzenlendiği dahi anlaşılamadığını, kaldı ki dava dilekçesinin ekinde de davacı tarafça hiçbir delil sunulmadığını, her ne kadar kaçak tespit tutanakları “resmî senet” niteliğinde olmasa da, teknik uzman sıfatına sahip, müvekkili şirketin mevzuattan doğan görevini icra eden kontrolörlerince,
yerinde yapılan inceleme neticesinde ve gerekli kontrol prosedürleri uygulanarak düzenlendiğini, söz konusu tutanaklar, davacı tarafın abone veya kullanım yeri sahibi olduğu sabit olmak kaydıyla, elektrik sayacı ve tesisat üzerindeki fiili ve teknik duruma ilişkin bir “tespit” içerdiğini, bu tespitlerin EPDK mevzuatına uygun şekilde yapıldığından, gerçeğe uygunluk karinesiyle hareket edildiğini, mevzuat gereği düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanakları, görevli personelin bağımsız ve uzman sıfatıyla yaptığı incelemenin sonucu olduğunu, buna karşın davacı, somut delillerle çürütücü veri ortaya koyamadığını belirterek;
davacı aleyhine 2004 Sayılı İİK m.72/4 hükmü gereği asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, ispatlanamayan haksız ve dayanaksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava: Ticari İlişkiden Kaynaklanan Menfi Tespit İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; davacı aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak tüketim bedeline ilişkin menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı tarafın adli yardım talebi reddedilmiş bunun üzerine kendisine adli yardım red kararı ve muhtıra gönderilerek harç bedelini ve gider avansını yatırması için kesin süre verilmiş ancak kesin süre zarfında gerekli harç bedeli ve gider avansı yatırılmamış olup, davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına ilişkin davacı tarafça beyanda bulunulmuşsa da, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” şeklinde değiştirilmiş ve aynı yasanın Geçici 1.maddesine göre.
6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı belirtilmiştir. Bu doğrultuda davacı vekiline arabuluculuk tutanağını ibraz etmek üzere 1 haftalık kesin süre verilmiş, ancak davacı vekilinin arabuluculuk son tutanağının ibraz etmediği görülmüştür.
Belirtilen açıklamalar ışığında davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/212, K. 2025/345, 2 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama