KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/420 Esas
- Karar no
- 2026/307
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 13/06/2025
Karar Metni
955 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin (Eski Ticaret Unvanı: ... Tic. Ltd.
Şti.) yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet verdiğini, davalının talepleri üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkili şirketin, davalı borçludan 121.950,53-TL tutarında alacağının bulunduğunu, müvekkili şirketin davalıya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, taşıma hizmeti sonucunda davalının ödemesi gereken hizmet bedeli doğduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü 2025/...
Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklar saklı kalmak kaydı ile davalının haksız ve kötü niyetli borca, masrafa, faize, yetkiye ve tüm ferilerine itirazlarının iptaline, davalı aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresinin ... Mah. ... Sk...
Blok No: 16 İç Kapı No: 49 Merkez / ... olduğunu, yetki itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafından müvekkiline kesilen faturaya konu alacağın temelini oluşturan taşınan eşyanın ölçülerini fahiş hesaplandığını, davacının fatura konusu taşıma işlemlerini usulüne uygun şekilde yerine getirmesi için sözleşme konusu taşınan eşyaların ölçülerinin herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde kalibrasyon kontrolü bulunan tartı aletleri ile yerine getirmesinin sözleşme gereği elzem olduğunu, müvekkilinin yaptığı ölçü ve gönderi kilogramları ile davacının faturaya konu etmiş olduğu ölçümler birbiri ile örtüşmediğini,
davacının ölçümlerini artırmak suretiyle kendilerine haksız menfaat sağlamaya çalıştığını belirterek; davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur.
Dava: Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı Alacak İstemine İlişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 09.02.2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 05.02.2025 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 24.04.2024 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlık; davacı davalı şirket talepleri üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde davacı şirketin davalı şirketten 121.950,53 TL tutarında alacağı bulunduğu iddiasıyla ikame edilen itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra takibine itiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar)
Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2.maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Tarafların ticari defterleri celp edilerek inceleme yapılması adına hareket edilmiş, davacı tarafça ticari defterler sunulmuşsa da, davalı tarafça ticari defterler sunulmamıştır.
Davacı tarafça sunulan ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacı ticari defterlerine göre davacının 121.950,53-TL alacaklı olduğu, davacının faturaya dayanak taşıma işlemlerini gerçekleştirdiği, davalı tarafından belirli tarihlerde ödemelerin yapıldığı, hizmetin davacı tarafında yerine getirildiği, davacının düzenlediği faturaların anlaşmaya aykırı olduğu iddiası davalı tarafından kanıtlanmamış ve soyut bir iddia olarak bırakıldığı, davalının ticari defterlerini de sunmadığı nazara alındığında davanın kabulü ile itirazın iptaline ve de alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/420, K. 2026/307, 14 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama