KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/475 Esas
- Karar no
- 2025/562
- Dava
- Tespit
- Dava tarihi
- 02/07/2025
Karar Metni
844 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememize tevzi olunan Tespit davasının dosya üzerinden yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili ... ... aleyhine 24/04/2024 tarihinde ....İcra Müdürlüğünün .... sayılı icra takibi başlatıldığını, söz konusu ilamsız takiplerde ödeme emrinde takip çıkışı 85.200-TL,takip konusu borcun sebebi ise 17.04.2024 tarihli fatura olarak belirtildiğini, ödeme emrinin 03.05.2024 tarihinde müvekkili ... ...’ya tebliğ edildiğini, müvekkilinin boşandığı eşi ... ...'ın müvekkilinin annesi ile yaşamakta olduğu evine gelerek kendilerine 15.000-TL para vereceğini ihtiyaçları için kullanmalarını söylediğini, eski eşinin yanında ismini hatırlamadığı bir beyefendi olduğunu,
beyefendinin müvekkilinden ve müvekkilinin annesi olan diğer müvekkilinden birtakım evrakları imzalamasını istediğini, müvekkilinin eski eşine güvenmesi nedeniyle kendisine verilen evrakları imzalandığını, söz konusu evrakların içinde emekli maaşını haczi için muvafakatnameleri de imzaladığını, ancak müvekkilinin imzaladığı evrakın emekli maaşına haciz konulması için muvafakatname olduğunu bilmediğini, davalı tarafından müvekkili ... ... aleyhine 09/05/2024 tarihinde ....İcra Müdürlüğünün .... sayılı icra takibi başlatıldığını,
söz konusu ilamsız takiplerde ödeme emrinde takip çıkışı 177.499,98-TL,takip konusu borcun sebebi ise 03.05.2024 tarihli fatura olarak belirtildiğini, ödeme emri 16.05.2024 tarihinde kızı ... ...’ya tebliğ edildiğini, müvekkili ... ...'nın okuryazar olmadığını, imzalanan evrakları eski damadına olan güveninden imzaladığını belirterek; davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedeli olan 85.200-TL’nin % 20’si üzerinden müvekkili ... lehine yine takip bedeli 177.499,98-TL’nin % 20’si üzerinden müvekkili ... lehine kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, ....İcra Müdürlüğünün 2024/....
Sayılı ve ....İcra Müdürlüğünün ....
Sayılı dosyalarında karar verilinceye ve/veya kesinleşinceye kadar yapılacak tüm haksız kesintilerin icra müdürlüklerince ayrı ayrı müvekkillerine iadesine karar verilmesini, haksız ve kötüniyetli iş bu icra takiplerini yapan davalının karar verilinceye ve/veya kesinleşinceye kadar yapılacak tüm haksız kesintilerin yasal faizlerini müvekkillerine ayrı ayrı ödemesine karar verilmesini, müvekkillerinin tüm emekli maaşlarının haksız kesilmesi ve başkaca gelirleri olmadığı için tedbiren emekli maaşları üzerindeki hacizlerin geçersizliğine hükmedilerek müvekkillerince verilmiş muvafakatnamelerin ayrı ayrı iptaline karar verilmesine,
....İcra Müdürlüğünün 2024/.... Sayılı ve ....İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyalarının iptal edilmelerini,bu dosyalar için ayrıca icranın durdurulması kararı verilmesinini, müvekkillerinin her ikisi için ayrı ayrı adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; gelen yazı cevapları doğrultusunda davacıların tacir olmadığı, ticari bir şirket üyeliği veya gerçek kişi şirket ortaklığının bulunmadığı ve yine Esnaf Odası'na kayıtlarının da bulunmadığı anlaşıldığından, davacı tarafın tacir sıfatının bulunmadığı ve bu anlamda açılan davanın ticari bir dava olarak kabul edilemeyeceği sabit olmakla Davanın konusuna göre davaya bakmaya genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/475, K. 2025/562, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama