KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Esas no
- 2016/1025 Esas
- Karar no
- 2024/886
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 10/10/2016
Karar Metni
3.568 kelime·18 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin 16/07/2016 tarihinde 03.00 sıralarında ... plakalı aracı ile işi gereği gittiği ... / ... İlçesinden evine dönüş yolunda iken , ... Köprüsünü geçtikten sonra ... İlçesi , ...
Mah. ... yolu üzerinde seyir halinde iken davalılardan ...'a ait ... plakalı aracın aynı şerit üzerinde hiçbir güvenlik önlemi almadan park ettiğini, bu araca çarpmamak için yavaşladığını ancak, hızlı bir şekilde arkadan gelen ve davalılardan ...'ye ait , ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun ön kısmıyla müvekkilinin aracına çarptığını, , müvekkilinin bu çarpmanın etkisi ile aracının sağ ön kısmıyla, davalı ...'un hiçbir güvenlik önlemi almadan yolda terk ettiği aracının sol arka köşe kısmına çarptığını ve ciddi şekilde yaralandığını,
davalılardan ...'in kullanımında olan ... plakalı kamyonun müvekkiline çarptıktan sonra direksiyonu sola kırması sonucu sol şeritten aynı yöne ilerleyen ... plakalı motosikleti altına alarak sürüklediğini ve maalesef iki kişinin de ölümüne sebebiyet verdiğini, davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın KTK'ya aykırı bir şekilde hiçbir güvenlik önlemi almayarak trafikte bıraktığını ve insanların can ve mal güvenliğini tehlikeye soktuğunu, bu eylemi ile müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kazada kusurlu olduğunun sabit olduğunu,
olaya ilişkin ayrıca davalının olay gecesi Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmak suçundan gözaltına alındığını, muhtemelen polislerden kaçarken aracını bu şekilde trafik kurallarını hiçe sayarak bıraktığını, davalı araç sürücüleri ... ve ...'un bu kazada kusurlu olduklarının sabit olduğunu, davalı ...'in kullandığı aracın işleteni davalı ...'nin de sürücü ile beraber ortaya çıkan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, yine ... plakalı aracın Sorumluluk poliçesinin ...
Sigorta A.Ş tarafından ,... plakalı aracın Sorumluluk poliçesinin ... Sigorta A.Ş tarafından yapıldığını , bu sigorta şirketlerinin de belirtilen sorumluluk sınırı içerisinde maddi tazminattan sorumlu olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra olay yerinde bayıldığını , ambulans ile ...
Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğünü, hastanede 10 gün tedavi gördüğünü, kaza nedeni ile sağ tarafının kısmi felç durumunda oldıuğunu , zaman zaman konuşmakta güçlük çektiğini, ilaç tedavisinin yanı sıra fizik tedavi de gördüğünü, müvekkilinin çalıştığı son iş yerinde aylık ücretinin 3.000-TL olduğunu, kaza tarihinden itibaren çalışamadığı dönenlere ve çalışmaya başlayana kadar ki sürede geçecek zamana kadarki geçici iş göremezlik tazminatından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin yaşadığı kaza sebebi ile sağlığını kaybettiğini,
yaşadığı bedensel ve ruhsal açının yaşadığı üzüntü sebebi ile 100.000-TL manevi tazminatın sigorta şirketleri hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiğini, ileride telafisi imkansız zararların önüne geçebilmek adına ...'ye ait araca ve ... adına kayıtlı araçlara ihtiyati haciz konulmasını, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara bırakılmasını arz ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle ; 9.000-TL maddi tazminatın müvekkiline ödenmesini , 100.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davadan önce davacı yanca müvekkiline bir başvuru yapılmadığını, davacı yanını kaza sebebi ile geçici iş göremezlik tazminatı talep ettiğini, davacının işbu talebinin trafik sigortası genel şartları gereği teminat dışı olduğunu, ayrıca tedavi teminatı bulunmadığını, poliçede yalnızca maluliyet tazminatının da karşılandığı ölüm teminatı bulunduğunu belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; olaydan çok sonra araç kalıntılarından elde edilebilen sınırlı bilgilerle hazırlanan kaza tespit tutanağına itibar edilemeyeceğini, kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsü ... olayı hatırlamadığını, ... plakalı kamyonun sürücüsünün olay yerinden kaçtığını, ... plakalı aracın sürücüsünün olay yerinde olmadığını, motosiklet sürücüsünün ve yolcusunun olay yerinde öldüklerini, olayla ilgili tek görgü tanığının ... olduğunu, ....
Ağır Ceza Mahkemesinin ...- E sayılı dosyasının 16.02.2017 tarihli duruşma ifadesinde 4 şeritli yolda soldan ikinci şeritte bir aracın durduğunu, bu nedenle durduğunu, arabasını güvenli yere park ettiğini, yola reflektör yerleştirdiğini, o sırada iki kişinin kendisine yardım ettiğini, aracın kelebek camını kırıp dörtlü flaşörünü ve park lambalarını yaktıklarını, kendisine yardım edenlerin ayrıldıklarını, arkasından yüksek tavanlı bir aracın geldiğini, reflektörlerin sürekli düştüklerini, bu nedenle bu aracın reflektörleri görmediğini, aracı fark edince sola kaçıp frenlediğini ve durduğunu,
hemen arkasından bir motosikletin geldiğini ve onun da sola kaçtığını, bariyerlere iyice yaklaştığını, o sırada en sol şeritten gelen bir kamyonun süratle gelip yüksek tavanlı araca arkadan çarptığını, aracın motosikletin üzerinden geçtiğini, daha sonra olay yerinden kaçtığını, yolda güvenlik önlemi almaya çalışırken cep telefonunun ışığıyla arkadan gelen araçları uyarmaya çalıştığını, kamyonun yüksek tavanlı araca çarpması anında da uyarı vermeyi sürdürdüğünü belirttiği, tutanağın gerçeği yansıtmadığını, ... plakalı aracın en sağ şeritte gösterildiğini ancak bu aracın en sol şeritte olduğunu,
... aracını bırakmasıyla olay arasında illiyet bağının bulunmadığını, tanık Sertan Orhonun beyanına göre davalıya ait aracın kazaya ilk çarpmadan çok sonra dahil olduğunu, davalının aracının başında olsa dahi kazanın meydana geleceğini, olay ile davalının aracını terk etme zorunluluğunun ilişkisi olmadığını, ... uyarılarına rağmen kazanın meydana geldiğini, davalı sürücü ... Aslanyüreklinin ve araç işleteni ...
Aslanyüreklinin kusurlu olduklarını, davacının kazanın işten dönerken meydana geldiğini ifade ettiğini, bu nedenle SGKnın ve işverenin kazaya dahil olması gerektiğini, kazanın iş kazası olmasa bile zararın SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davalının durumun şartlarına göre gerekli tüm tedbirleri aldığını, polisi aradığını ancak ulaşamadığını, davalının darbecileri önlemek için uğraşması nedeniyle zorunluluk hali içinde olduğunu, manevi tazminat isteminin fahiş olduğunu ve ....
Ağır Ceza Mahkemesindeki ...-E sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını istediğini, davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... plakalı aracın kendilerine ...no.lu trafik sigorta poliçesiyle 01.08.2016/2017 vadeli sigortalı olduğunu, kaza tarihlerine bakıldığında kazayı kapsamadığını, TRAMERden yapılan sorgulamada da ... plakalı aracın kaza tarihinde trafik poliçesinin bulunmadığının anlaşıldığını, bu nedenle husumet yönünden davanın reddini istediklerini, poliçe limitiyle ve kusur oranında sorumlu olduklarını, davacının geçici iş göremezlik taleplerinin 6111 sayılı yasa gereğince davalı şirketten talep edilemeyeceğini, sağlık hizmet bedellerinin ödenmesinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini,
bu konuda Yargıtay kararlarının olduğunu, bu nedenle tedavi giderleri, bakıcı giderler ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından sorumluluğunun kalmadığını, davacının kalıcı sakatlık talebi için özürlülük ölçütünün sınıflandırılması hakkındaki yönetmeliğe göre rapor alınması ve davacının tüm tedavileri tamamlandıktan sonra 12 ay boyunca kalıcı ve stabil sakatlığının olması gerektiğini belirterek , davanın reddini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 16.07.2016 tarihli kazada davacının malul kaldığından bahisle geçici maluliyet, kalıcı maluliyet ve tedavi giderlerinden ibaret maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce delillerin ibrazını müteakip celbi gerekli delillerde celp edilerek dosyamız arasına katılmıştır.
Olaya ilişkin .... AĞCM'nin ... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi heyet raporunda davalılar ... ve ...'in asli kusurlu olduklarının, davacının bir kusuru bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür.
Davacı tarafça dava dilekçesinde 1.000 TL olarak belirtilen talepler ayrıştırılmadığından mahkememizce resen eşit olacak şekilde bölüştürülmeye çalışılmış ve davacının geçici iş göremezlik zararı yönünden 400 TL, kalıcı iş göremezlik zararı yönünden 300 TL ve tedavi giderleri yönünden 300 TL talep ettiği kabul edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu tarafından 07/09/2018 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda;
Mevcut belgelere göre;
Hakkı oğlu, 01/01/1968 doğumlu ...’in 16/07/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Adli Tıp Kurumu tarafından 27/05/2019 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda;
Hakkı oğlu 1968 doğumlu ...’in 16.07.2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının sorulduğu üzere 30.03.2013 tarih, 28603 Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verileecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
Kişinin dava konusu yaralanma nedeniyle (iş göremezlik / iş ve güçten kalma) süresinin olay tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler .... tarafından düzenlenen 02/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
1.Davalı sürücü ...'ın % 50 (Yüzdeelli) oranında asli kusurlu olduğu,
2.Davalı sürücü ... Aslanyürek'in % 50 (Yüzdeelli) oranında asli kusurlu olduğu,
3.Davacı sürücü ...'in kusursuz olduğu,
4.Ölen sürücü Ferdi Yurduseven'in kusursuz olduğu,
Görüş ve kanaatimiz Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 12/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
16.07.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında bir kısım davalıların müştereken ve müteselsilen %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'in
a) Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 5.203,96-TL olduğu,
İşveren tarafından ibraz edilen belgelere göre davacıya istirahat döneminde SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ödenmiş olduğunun anlaşıldığı buna göre de ;
Sayın mahkemece davacının bağlı bulunduğu ... Sosyal Güvenlik Merkezine müzekkere yazılarak; davacıya 16.07.2016 tarihinden meydana gelen trafik kazası nedeniyle ödenen geçici iş göremezlik ödemeleri toplamının sorularak bildirilecek tutarın 5.203,96-TL'lik zarar tutarından tenzili ile kalan tutarın davacının talep edilebilir geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının teşkil edeceği,
b) Davacının tedavi ve tedavi bağlı giderler nedeniyle oluşan maddi zarar talebinde ısrarlı olması halinde bu konuda ayrıca hekim bilirkişiden rapor alınmasının gerekeceği,
c) Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda davacının malul kalmadığı belirlendiğinden, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle zararının bulunmayacağı,
e) Davalı ... Sigorta bakımından 10.10.2016 dava tarihinden , davalı ... , ... ile ... bakımından 16.07.2016 tarihinden itibaren temerrüdün gerçekleşmiş olacağı,
f) Dosyada mevcut belgeler göre ... plakalı araç davalı ... Sigorta tarafından kazadan sonra ve 01.08.2016 tarihinde zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalanmış gözükmekte olup, bunun dışında da davalı ... Sigorta tarafından söz konusu aracın kaza tarihi itibariyle sigortalandığını gösterir belge bulunmadığından, davalı ... Sigortanın işbu dava kapsamında sorumluluğunun bulunup bulunmayacağına ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Görüş ve kanaati Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz olunur."şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 12/07/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
16.07.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında bir kısım davalıların müştereken ve müteselsilen %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'in
1.Seçenekte: Adli Tıp Kurumu tarafından farazi olarak belirlenen 4 aylık iyileşme süresine göre;
Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = SGK ödemeleri ile karşılandığı,
2.Seçenekte: SGK kayıtlarında gözüken fiili geçici iş göremezlik süresine göre;
Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 5.128,49 TL. olduğu,
-ATK tarafından gerek 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı ve gerekse de 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporlarda davacının malul kalmadığı belirlendiğinden davacının sürekli iş göremezlik dönemi için zararının söz konusu olmayacağı,
-Davacının tedavi ve tedavi bağlı giderler nedeniyle oluşan maddi zarar talebinde ısrarlı olması halinde bu konuda ayrıca hekim bilirkişiden rapor alınmasının gerekeceği,
-Davacının maddi zararı poliçe limitleri içinde kalmakta olup, manevi tazminat talepleri zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamına girmediğinden Sayın Mahkemece takdir edilecek Manevi tazminat tutarından sigorta şirketlerinin bir sorumluluğunun söz konusu olmayacağı,
-Davalı ... Sigorta bakımından 10.10.2016 dava tarihinden, davalı ..., ... ile ... bakımından 6.07.2016 olay tarihinden itibaren temerrüdün gerçekleşmiş olacağı,
-Dosyada mevcut belgelere göre ... plakalı araç davalı ... Sigorta tarafından kazadan sonra ve 01.08.2016 tarihinde zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalanmış gözükmekte olup, bunun dışında da davalı ... Sigorta tarafından söz konusu aracın kaza tarihi itibariyle sigortalandığını gösterir belge bulunmadığından davalı ... Sigortanın işbu dava kapsamında sorumluluğunun bulunup bulunmayacağına ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Sonuç ve kanaati ile tarafımdan tanzim olunan işbu EK raporu saygı ile arz ederim. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Bilirkişi ... ve ... tarafından düzenlenen 11/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda;
16.07.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında bir kısım davalıların müştereken ve müteselsilen %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'in;
-Davalıların sorumluluğunda olan tedavi giderinin = 5.000,00 TL olduğu,
1.Seçenekte: Adli Tıp Kurumu tarafından farazi olarak belirlenen 4 aylık iyileşme süresine göre;
Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararınıı =SGK ödemeleri ile karşılandığı,
2.Seçenekte: SGK kayıtlarında gözüken fiili geçici iş göremezlik süresine göre;
Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 5.128,49 TL. olduğu,
-ATK tarafından gerek 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı ve gerekse de 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporlarda davacının malul kalmadığı belirlendiğinden davacının sürekli iş göremezlik dönemi için zararının söz konusu olmayacağı,
-Davacının maddi zararı poliçe limitleri içinde kalmakta olup, manevi tazminat talepleri zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamına girmediğinden Sayın Mahkemece takdir edilecek Manevi tazminat tutarından sigorta şirketlerinin bir sorumluluğunun söz konusu olmayacağı,
-Davalı ... Sigorta bakımından 10.10.2016 dava tarihinden(başvurunun dava tarihinden sonra yapılmış olması nedeniyle), davalı ..., ... ile ... bakımından 16.07.2016 olay tarihinden itibaren temerrüdün gerçekleşmiş olacağı,
-Dosyada mevcut belgelere göre ... plakalı araç davalı ... Sigorta tarafından kazadan sonra ve 01.08.2016 tarihinde zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalanmış gözükmekte olup, bunun dışında da davalı ... Sigorta tarafından söz konusu aracın kaza tarihi itibariyle sigortalandığını gösterir belge bulunmadığından davalı ... Sigortanın işbu dava kapsamında sorumluluğunun bulunup bulunmayacağına ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Sonuç ve kanaati ile tarafımızca tanzim olunan işbu raporu saygı ile arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda;
1.Götürüldüğü Önce ... Eğitim ve Araştırma Hastanesiyle, sonrasında takiplerinin yapıldığı Prof. Dr. ... Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastaneleri kamuya ait olduğundan davacı tarafından bu hastanelere ödenmiş herhangi bir BELGELİ TEDAVİ GİDERİ'nin bulunmadığı,
2.Davacının 30 seans Fizik Tedavi gördüğü Özel ... Hastanesinin de SGK ile sözleşmeli sağlık hizmet sunucusu olduğu, dosyanın tetkikinde bu hastanede gerçekleşen tedavilere dair tıbbi belgeler mevcut olmasına rağmen İLAVE ÜCRET ödendiğine dair belge bulunmadığından tedavi bedellerinin SGK'a fatura edilerek tahsil edildiği, davacı tarafından yapılan herhangi bir BELGELİ TEDAVİ GİDERİNİN bulunmadığı,
3.Davacının tedavilerini gerçekleştirilen hastanelere kontrolleri için giderken takdiren 4.500,00-TL YOL GİDERİ'ne katlanmış olabileceği,
4.Bu durumda davacı ...'in 16.07.2016 tarihli araç içi trafik kazası sonrası BELGELİ TEDAVİ GİDERİNİN BULUNMADIĞI ve toplam 4.500-TL BELGESİZ TEDAVİ GİDERİ harcaması yapmış olduğu,
Görüş ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda.
Huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 16.07.2016 tarihi itibari ile yürürlükte olan ''Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik''hükümleri kapsamında ATK raporu temin edilmiş, davacının son haline ilişkin güncel raporlar da incelenerek hazırlanan ATK raporlarında davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığının, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
ATK raporunun, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile güncel durum raporları da dikkate alınarak ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı, anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Ayrıntılı, gerekçeli, dosyada bulunan ceza dosyasındaki tespitler ile ve dosya kapsamına uygun tanzim edilmekle mahkememizce itibar edilir bulunan kusur raporu içeriği ışığında; davalı araç sürücüleri ... ve ...'un % 50' şer oranında kusurlu bulunduğu, anılı tespitlerin dosya kapsamında çelişeceği kusura ilişkin başkaca bir değerlendirme unsuru bulunmadığı ve aksi yönde delil ibraz edilmediği anlaşılmakla, usul ekonomisi ilkesi ışığında kusur yönünden yeniden inceleme yapılması yoluna gidilmemiştir.
2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde. “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.
Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki.
“Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi,
% 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun, davacının çalıştığı iş yerinin beyan ettiği 3.024,70 TL den daha az olacak şekilde davacı tarafça beyan ve kabul edilen 3.000 TL aylık gelir üzerinden hesaplama yapılan ve itibar edilir bulunan 11.05.2022 tarihli ek aktüer bilirkişi raporu kapsamında; davacı yanın SGK kayıtlarında görünen fiili iş göremezlik süresi nazara alınarak ve SGK tarafından yapılan ödemenin tenzili sonucu 5.128,49 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceğinin, tedavi giderlerinin ise 5.000 TL olabileceğinin tespit edildiği,
davacı taraf daha fazla tedavi gideri yapıldığını beyan etmiş ise de davacının kalıcı bir maluliyeti bulunmadığı, bu sebeple her seferinde hastaneye taksi ile ulaşım sağladığının kabulünün mümkün olmadığı, buna dair bir delil de sunulmadığı, davacı tarafın toplam 9.000 TL yönünden talepte bulunduğu, böylece davacının talep miktarı, tarafların kusur oranı ve poliçe limiti hususları da dikkate alınarak hesaplanan tutarlar üzerinden ...
Sigorta A.Ş dışındaki davalıların sorumluluğunun mevcut olduğu, zira kazaya sebep olan aracın sürücüsü, maliki ve ZMMS ile sigortacısının davalılar ..., ..., ...( yargılama sırasında vefat etmekle mirasçıları) ve ... Sigorta olduğu, davacının, davalıların zararını arttırdığına dair dosyada veya kaza tespit tutanağında bir belirleme olmadığı anlaşılmış ve anılan tutarlar yönünden maddi tazminat istemli davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığından 300 TL kalıcı maluliyete ilişkin tazminat isteminin ve kaza tarihini kapsayan geçerli bir poliçe bulunmadığından, poliçe kazadan sonraki bir tarihte yapılmış olduğundan davalı ... Sigorta A.Ş ye yöneltilen tüm maddi tazminat istemli taleplerin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden ;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden.
Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, maluliyet oran ve süreleri, kusur oranları, tarafların mali ve sosyal durumları dikkate alınarak yalnızca davalı gerçek kişilere yöneltilen manevi tazminata ilişkin istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Son olarak temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edilmesinden sonra davalı sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunduğu , gerçek kişi davalılar yönünden TBK 117 uyarınca haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihi itibari ile temerrüdün gerçekleştiği ancak dava dilekçesinde maddi tazminat isteminde dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak maddi tazminat yönünden dava tarihi olan 10.10.2016 tarihinden itibaren,
manevi tazminat yönünden ise kaza tarihinden itibaren ve davacı tarafça herhangi bir faiz türü belirtilmediğinden yasal faize hükmedilerek davanın maddi-manevi tazminat istemleri yönünden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1025, K. 2024/886, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama