KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi -gerekçeli Karar-
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2019
- Esas no
- 2017/1096 Esas
- Karar no
- 2019/862
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/12/2017
- Yazım tarihi
- 30/10/2019
Karar Metni
1.506 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında "Yeni Bosna Değirmen, Bahçe Caddesi, Çobançeşme Mah, No 28 Bodrum" adresine kayıtlı 00005865408 tesisat numarası ile abonman sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında sözleşmeye bağlı olarak 3 adet ödenmemiş faturanın mevcut olduğunu, davalının borçlarını ödememisinden kaynaklı olarak İstanbul 14. İcra Müdürlüğünde 2016/13667 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının borca itiraz ederek takibin durdurulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne karar verilerek davalı borçlunun itirazının iptali ile %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy 6. İcra Dairesine yatırılan cezalı elektrik borç tahsilatı ile davacıdan alacaklı olduklarını, müvekkili aleyhine açılan bu davanın yasal süre geçtikten sonra açıldığını belirterek haksız ve mesnetsiz, usule ve kanuna aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; elektrik abonelik ilişkisine dayalı fatura bedelinden kaynaklı alacak istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirkete müzekkere yazılarak 00005865408 nolu tesisat abonelik sözleşmesi, abonelik işlem dosyası, kullanım detay/ tüketim föyleri, tesisat numarasına ait dava ve takibe konu faturalar celp edilmiştir.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış ve tarafların delilleri toplanmıştır. Davaya konu İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2016/13667 esas sayılı icra dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup icra dosyasının tetkikinde; "...Davacı tarafından 52.176,77 TL enerji bedeli, 39.912,54 TL gecikmiş gün faizi ve 7184,28 TL faizin KDV si olmak üzere toplam 99.273,59 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça borca ve ferilerine karşı itiraz edilerek takibin durduğu..." görülmüştür.
Mahkememizce 17/04/2019 tarihinde elektrik mühendisi bilirkişi Adnan Urgancı'dan rapor alınmış ve alınan raporda özetle; "...Davacı, dava konusu fatura bedellerinin tahsili için 2013/29180 E sayılı dosyası ile İstanbul 8. İcra Müdürlüğünde takip başlatmış, davalının itirazı ile takip durmuş, davacı itirazın iptali davası açmamış, dosya zaman aşımına uğrayarak kapanmış ve tahsilatın yapılamadığını, İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2013/29180 esas sayılı icra dosyası, davacı şirket, itirazın iptali davası açmadığından zaman aşımına uğrayarak kapandığını, mahkemece, davacı şirketin,
fatura bedellerinin tahsili için tekrar icra takibi başlatabileceğine karar vermesi durumunda davacı CK Boğaziçi Elektrik Prekaende A.Ş'ın, davalı ...'dan icra takip tarihi itibarıyla alacağı, davacı şirketin asıl alacağı 52.176,77 TL, gecikme zammı 33.332,28 TL, gecikme zammı KDV si 5999,81 TL olmak üzere toplam alacağı 91.508,86 TL olarak belirlendiğini..." mütalaa ettiği görülmüştür.
Taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda bilirkişi Adnan Urgancı'dan 15/08/2019 tarihinde ek rapor alınmış ve alınan raporda özetle; "...İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2013/29180 esas sayılı icra dosyası, davacı şirket, itirazın iptali davası açmadığından zaman aşımına uğrayarak kapandığını, mahkemece, davacı şirketin, fatura bedellerinin tahsili için tekrar icra takibi başlatılabileceğine karar verilmesi durumunda davacının davalıdan icra takibi tarihi itibarıyla asıl alacağı 52176,77 TL, 610,57 TL gecikme zammı, 109,9 gecikme zam KDV'si olmak üzere toplam 52.897,24 TL olduğunu..." mütalaa ettiği anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada uyuşmazlığın; taraflar arasındaki elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklı olarak düzenlenen 3 adet faturanın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafın itirazının iptaline karar verilip verilemeyeceği hususunda toplandığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça aynı alacak hakkında mükerrer takiplerin bulunduğu savunulmuş ise de uyap üzerinden celp edilen Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü'nün takip dosyasına ait alacak kalemleri ile huzurdaki davaya konu İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün takip dosyasına dayanak alacak kalemlerinin ve miktarlarının farklı olduğu, İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün takip dosyasındaki alacak kalemlerinin ise ayniyet arz ettiği ancak takip dosyasının idari bir karar ile takip edilmediğinin beyan edildiği ve dosyanın işlemsiz kaldığı tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere abonelik sözleşmesini imzalayan abone, sözleşme sona erinceye kadar tahakkuk edecek olan tüketim bedelinden, dağıtım yapan kuruma karşı sözleşme gereğince sorumludur. Somut olayda bu kapsamda davalı tarafın abonelik ilişkisi kapsamında ödendiği ispatlanamayan 3 adet fatura bedelinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Bununla birlikte 09/11/1995 tarih ve 22458 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği 50. maddesinde; ''Abonenin kullanım yerine bırakılan veya posta ile gönderilen faturanın veya bildirimin, üzerinde yazılı son ödeme tarihine kadar ödenmesi esastır. Ancak, bu fatura bedeli son ödeme tarihine kadar ödenmediği takdirde, 20 (yirmi) gün (dahil) içinde aboneye, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligat yapılır.
Bu tebligattan sonra fatura bedeli 10 (on) gün içinde ödenmediği takdirde abonenin elektriği kesilir.
Teşekkül veya şirket tarafından fiilen elektriği kesilmeyen aboneden açma-kapama bedeli talep edilmez.'' 01/03/2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 24/2. maddesinde ise; " Müşterinin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında öngörülen ödemeleri zamanında yapmaması halinde, nihai tüketicilere enerji tedarik eden lisans sahibi şirketlerin bildirimi üzerine, en az 5 iş günü içerisinde dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından elektriği kesilir.
Söz konusu durum iki gün içerisinde dağıtım şirketi tarafından ilgili tedarikçiye bildirilir." şeklindeki düzenlemelerin mevcut olduğu görülmüştür. Dolayısıyla 09/11/1995 tarihli Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği ve 01/03/2003 tarihli Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili hükümleri gereğince zamanında ödenmeyen faturalardan dolayı davacı dağıtıcı şirket tarafından elektriğin kesilmesinin amir hüküm olduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenlerle; elektrik tüketim bedeline esas faturaların uzun bir süre ödenmemesine rağmen yönetmelik gereği elektriği kesmesi gerekirken, emredici hükme aykırı davranarak elektriği kesmemesinin davacı açısından müterafik kusur teşkil ettiği soncuna varılmıştır. Ancak; bu kusur, tüketilen enerji bedelinin aslından davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.
Bu durumda davalının normal tüketim bedeli dışında, gecikme zammından en fazla yasal faize kadar indirim yapılması gerekmektedir. Hal böyle olunca, dava konusu alacak döneminde yürürlükte bulunan yönetmelik ve abonelik sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca, elektriğin kesilmesi gereken tarihin belirlenmesi , bu tarihe kadar olan borcun tamamının hesap edilmesi,
bu tarihten sonraki dönem için ise, davacının elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği ve bunun da ancak davalı için gecikme zammından indirim sağlayacağı, bu indirimin ise en fazla yasal faize kadar olacağı gözetilerek davacı yanın takip tarihi itibariyle davalıdan 52.176,77-TL asıl alacak , 610,57 TL gecikme zammı, 109,90-TL KDV ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/7-690 esas, 2011/617 sayılı kararında da belirtildiği üzere.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu (KDVK) 'nun 1.maddesinin 1 ve 2. fıkralarında; “her türlü mal ve hizmet ithalatı” ile “diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler”in katma değer vergisine tabi olduğu belirtildikten sonra; aynı Kanunun 2.maddesinin 3.bendinde; “su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri şekillerdeki dağıtımların da” mal teslimi olarak kabul edildiği, Sözü edilen Kanunun 5.maddesinde yer alan “vergiye tabi bir hizmetten, işletme sahibinin, işletme personelinin veya diğer şahısların karşılıksız yararlandırılması hizmet sayılır.” hükmü ile “hizmet sayılan haller” düzenlendiği.
Kanunun 10.maddesinin (g) bendinde “su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji dağıtım veya kullanımlarında bunların bedellerinin tahakkuk ettirilmesi” vergiyi doğuran olay olarak kabul edildiği, Elektrik faturalarından alınması gereken katma değer vergisinin (KDV) düzenlendiği, bu hali ile kullanım bedeline KDV eklenmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilerek) olmak üzere toplam 52.897,24-TL alacaklı olduğu, bu tutar yönünden başlatılan icra takibine davalı takip borçlusunun vaki itirazının haksız olduğu,
dava konusu alacak miktarının (likit) belirlenebilir olmadığı ve yargılama sonucu belirlendiği sonuç ve kanaatine varılmakla; davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. (Emsal karar. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/14617 esas, 2016/1322 karar, 2015/16643 esas, 2017/1530 karar ve 2018/3275 esas, 2018/6189 karar sayılı ilamları)
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1096, K. 2019/862, 9 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama