KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1145
- Karar No
- 2018/251
- Karar tarihi
- 21 Mart 2018
- Esas no
- 2016/1176
- Karar no
- 2018/270
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/11/2016
- Karar tarihi
- 27/03/2018
Karar Metni
1.070 kelime·5 dk okuma
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında müvekkil şirketi bağlayıcı herhangi bir sözleşme akdedilmediğini, müvekkile sözleşme veya fatura tebliğ edilmediğini, dolayısı ile müvekkil şirketin taraf olduğu iddia edilen sözleşmeler var ise de bu sözleşmeler şirketi temsile yetkili kişilerce imzalanmadığını, müvekkil davacı taraf ile herhangi bir sözleşme akdetmediğinden taraflar arasında herhangi bir mal ve hizmet alım satımı meydana gelmediğini, bu nedenle davacının taraflar arasında mutabakat sağlandığı iddiası gerçek dışıdır, davacı tarafından yerine getirilmesi gereken yükümlülükler tam ve zamanında yerine getirilmediğini,
dolayısı ile kendi edimini gereği gibi ifa etmeyen davacının karşı taraftan alacak talep edemeyeceği açık olduğunu, davanın reddini, kötüniyetli ve haksız davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... 20. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında özetle; "270.935,39-TL toplam tutardaki alacağın tahsil tarihine kadar asıl alacağa işleyecek faiz, masraf ve vekalet ücretinin tahsili talebi ile kısmi ödemelerin öncelikle faize, masraflara ve ücreti vekalete mahsuben hesaplanmasını..." talep ettiği, davalının takibe ve borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına alınan 08/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Davacı şirkete ait 2014-2015-2016 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, gerek davacının ticari defterlerinde yer alan kayıtlar gerekse de bu kayıtların dayanağını oluşturan faturaların davalı tarafından itiraz edilmeyerek ticari defterlere işlendiğini ve vergi dairesine bildirildiğini gösteren, Vergi Dairesi Müdürlüğünün 01/08/2017 tarihli cevabi yazısı dikkate alındığında; davacının ticari defterlerinde yer aldığı şekliyle davalının 08/08/2016 takip tarihi itibarıyla 180.901,64-TL alacaklı olduğu,
davacı yanın takipte işlemiş faiz talep ettiği görülmekle, dava dosyasında davacı yanın davalı muhatabını temerrüte düşürdüğünü gösteren herhangi bir ihtarname ya da ödeme şartlarını düzenleyen yazılı bir metne rastlanmadığından, davacı yanın takipte işlemiş faiz talep edemeyeceğini, icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğunu mütalaa etmiştir.
Dava; İtirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça; taraflar arasında 10/03/2014 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme gereği davacı firmaya sözleşmeye konu ürünlerin üretilerek ve montajının yapılarak teslim edildiği, yapılan işlere ilişkin 10 adet fatura kesildiği ve borçlu şirkete gönderildiği, davalı tarafça bir kısım ödeme yapıldığı ve kalan cari alacak konusunda mutabık kalındığı; ancak, takibe konu faturaların ödenmediğinden bahisle davalı aleyhine ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile takibe girişildiği, davalı tarafın takibe itirazı sebebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça cevap dilekçesinde; taraflar arasında herhangi bir sözleşme akdedilmediği ve sözleşmenin veya faturanın taraflarına tebliğ edilmediği, taraflar arasında herhangi bir mal ve hizmet alım satımı ve mutabakat düzenlenmediğinin iddia edildiği, yine davacı tarafın yerine getirmesi gerektiği yükümlülükleri yerine getirilmediği ve kendi edimini gereği gibi yerine getirmeyen davacının alacak talep edemeyeceğinin beyan edildiği anlaşılmıştır.
Celse arasında davalı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak icra takibine konu faturalara ilişkin BA/BS formlarının istendiği, müzekkere cevabının dosya kapsamına alındığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 08/11/2017 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda da belirlendiği üzere.
Davacı tarafın 2014-2015-2016 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, icra takibine konu edilen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibari ile davalı yandan 180.901,64-TL alacaklı olduğu, davalı tarafça ticari defterlerinin incelenmek üzere mahkememize ibraz edilmediği, icra takibine konu faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinin davacı tarafça dosya kapsamına sunulmadığı,
bu anlamda anılan faturalar ve muhteviyatı ürünlerin davalı yana teslim edilip edilmediği hususunun belirlenmesi gerektiği, davalı tarafça dosya kapsamına sunulan cevap dilekçesinde; taraflar arasında bir sözleşme imzalanmadığı ve bir mal veya hizmet alım satımının gerçekleştirilmediği iddia edilmiş ise de; ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 01/08/2017 tarihli cevabı yazısında. Davalı şirketin.
2014-2015 yılı BA formlarında davacı yan tarafından keşide edilen tüm faturaların beyan edildiği, kaldı ki davalı taraf cevap dilekçesinde bir mal veya hizmet almadığını beyan ederken, ayrıca davacı tarafından yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin tam ve zamanında yerine getirilmediğini de iddia ettiği; ancak bu savunması doğrultusunda herhangi bir delil yahut belgenin de dosyaya sunulmadığı, bu bağlamda; davalı tarafın 2014-2015 yılı BA formlarında davacı tarafından keşide edilen tüm faturaları beyan ettiği tespit edildiğinden,
davalının dava konusu faturaları ticari defterine işlediği ve faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı şekli ile davalı taraftan takip tarihi itibari ile 180.901,64-TL alacaklı olduğu anlaşılmış ve bu miktara vaki davalı tarafın itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca davaya konu alacağın likit olması nedeni ile koşulları oluşan ve alacağın %20'si üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, davacı tarafça her ne kadar takip talebinde işlemiş faiz talep edilmiş ise de; davacı tarafça davalı muhatabını temerrüte düşürdüğünü gösteren herhangi bir ihtar bulunmadığından talep edilen işlemiş faizin reddine karar vermek gerekmiş, buna ilişkin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1145, K. 2018/251, 21 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama