KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- Esas no
- 2020/25 Esas
- Karar no
- 2024/173
- Dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/05/2018
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İngiltere'de ... distrübürotörü olup online satışa ilişkin olarak www.tisserandturkey.com ve www ... com internet sitelerinin yapmış ve ödeme sistemi olan paylı entegrasyonunun ücreti ödenmek suretiyle davalı tarafa yaptırılmasına ve internet sitelerinin alan adlarının davalı şirket müdürü ... adına domain adı olarak tescilli olmasına rağmen, 1 yılı aşkın süredir müvekkilinin davalı şirket adına bu iki sitede online satışlarını gerçekleştirdiğini, davalının müvekkilinde oluşturduğu güveni kötüye kullanarak internet sitelerini dava dışı ... isimli şahsa devrettiğini,
internet sitelerinin müvekkiline ait olup izinsiz devredilerek kullanılmalarının TTK'nın 54 ve 55. Maddeleri gereğince; haksız rekabet oluşturduğundan bahisle haksız rekabetin men-i'ni, internet sitelerinin müvekkiline iade ve devir edilmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkilleri bakımından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu alan adlarının mevcut durumda müvekkillerden herhangi biri veya ikisinin birlikte sevk ve idaresinde olmayıp alan adları bakımından tasarruf yetkisinin de bulunmadığını, müvekkillerinin yalnızca hizmet sağlayan sıfatının bulunduğunu, kendilerine alan adlarının tesciline ilişkin talebi gönderen diğer davalı ...'in talimatları doğrultusunda hareket ettiklerini, davacının manevi tazminat talep edemeyeceğini bu durumun içtihat ile kabul edildiğini,
haksız rekabet iddiasının müvekkiller açısından geçerli olmadığını beyanla davanın müvekkiller açısından öncelikle husumet yokluğundan, aksi halde diğer hususlar yönünden reddini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin diğer davalılar ile alan adı alımı, internet sitesi tasarımı ve çevrim içi mağazacılık işlemleri için internet üzerinden tanıştıklarını ve çalışmaya başladıklarını, öncelikle davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, alan adlarının tescili bakımından ilk gelen ilk alır prensibinin geçirli olduğunu, davacının alan adı kiralama beyanını gerçeği yansıtmadığını, alan adlarının kural olarak kiralanan değil, satın alınan, devir ve tescil edilen unsurlar olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin ve işbu davaya konu iddiaların vivasan ile bağlantısının bulunmadığını beyanla davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...'nin usulüne uygun tebligata rağmen davaya yanıt vermediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Mahkememizde görülmekte olan dava; internet alan adının üçüncü bir kişiye devri nedeniyle haksız rekabete dayalı tazminat ve alan adının davacıya iadesi taleplerinden ibarettir.
Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın 1. Kez 29/09/2020 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve yenilendiği, 13/03/2024 tarihinde ise 2. kez işlemden kaldırıldığı, davacı vekilince duruşma saatinden 6 saniye önce 13/03/2024 tarihinde saat 13:39:54'de e- duruşma talep edilmiş ise de Hukuk Mahkemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik 8/2.
Maddesi gereğince e-Duruşma talebinin duruşma gününden en az iki iş günü önce mahkemesinden talep edilmesi gerektiği belirtilmiş olup davacı vekilinin talebin süresinde yapılmadığı ve mahkememizce kabul edilmiş bir e-duruşma talebi olmadığı anlaşılmıştır. Duruşmaya e duruşma ile katılan davalı ... vekilinin de davayı takip etmediğini bildirdiği görülmüştür. Dava basit yargılama usulüne tabi olmakla, HMK'nın 320/4.
Maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi davaların birden fazla kez takipsiz bırakılamayacağı dava yenilenmesinden sonra takipsiz bırakıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin belirlenen gün ve saatte mazeretsiz olarak duruşmada hazır bulunmadığı anlaşılmış olup ikinci kez takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Hükümde her ne kadar kanun maddesi sehven HMK 150 olarak belirtilmiş ise de bu hususta maddi hata yapıldığı, davanın basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle HMK'nın 320/4. Maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmakla maddi hatanın re'sen tashihine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi tashih şerhi düzenlenmiştir.
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/25, K. 2024/173, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama