KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2022
- Esas no
- 2020/426 Esas
- Karar no
- 2022/375
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/08/2020
Karar Metni
991 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; dünyanın 140'tan fazla ülkesinde özel ve kamu sektörü müşterilerine denetim, danışmanlık, finansal danışmanlık, vergi ve risk danışmanlığı hizmeti veren Türkiye'nin önde gelen danışmanlık şirketlerinden biri olan müvekkili ile davalı şirket arasında 20.02.2018 tarihinde Genel Hizmet Sunumu Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında taraflar müvekkili şirketin, davalı şirkete değerleme hizmeti vermesi konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin, akdolunan sözleşme kapsamında şirket hisselerinin değer aralığının hesaplanması amacı ile,
şirketin finansal yapısını, geçmiş mali tablolarını, gelecek için öngörülen faaliyet sonuçları analiz ettiğini, şirket ile ilgili yayınlanan piyasa verilerini ve halka açık bilgileri gözden geçirdiğini, ve şirket hisselerinin gerçeğe uygun değer aralığını gösteren açıklamalı nihai raporları hazırladığını, akabinde müvekkili tarafından İngilizce ve Türkçe olarak hazırlanan açıklamalı nihai raporları davalı şirkete teslim ettiğini, belirtilen hizmetlerin karşılığı olarak taraflarca üzerinde anlaşılmış olan 29.03.2018 tarihli 10.915-USD Tutarlı Faturayı usulüne uygun olarak düzenlendiğini ve davalıya teslim edildiğini,
Ancak bu faturanın 1.988,-USD tutarının müvekkili şirkete halen ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından ifa edilmiş hizmete ilişkin olarak düzenlenen işbu faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalının işbu faturalara tebliğinden itibaren 8 gün içerisinde TK md.21/2' kapsamında içeriğini kabul ederek itiraz etmediğini, davalı adına düzenlenen faturanın ödenmemesi üzerine, işbu faturaya dayalı olarak davalı şirket aleyhine .... İcra Md.ğü nün ...
E. s.lı Dosya ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın icra takibine itiraz etmesi sonucu icra takibinin durduğunu, davanın kabulü ve itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına %20 icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, zira TBK md 99/2 kapsamında USD bazındaki borcun ödeme günündeki rayiç bedel üzerinden TL bazında ödendiğini, hatta müvekkilinin davacıdan 17.000,-TL alacaklı olduğunu, davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, TAHKİKAT VE GEREKÇE
Dava; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyası arasına alınan .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında ; ... tarafından ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, 1.988,00 USD (11.947,88 TL) alacağın tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davaya konu faturanın taraf defterlerinde yer alıp almadığı, defter kayıtlarında tarafların alacak ve borçlarının ne şekilde ve tutarda yer aldığı hususlarında icra dosyası ile bağlantılı olacak şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve rapor alınmıştır.
Mahkememizce dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak;
"..
1-) Davacının Takip (11.02.2020) Tarihi İtibariyle, Davalıdan
1.860,29 USD
Toplam .... 1.860,00 USD Alacaklı olduğu,
Davacının takipteki ; 1.988,- USD lık Alacak talebinin ; tespitlerimizi aşan (1.988,00 USD - 1.860,29 USD ) 128,-USD lik kısmının uygun olmadığı,
2-) Davacının; (talebi gibi) Takip Tarihinden itibaren; 3095 s.lı Yasanın 4/a maddesi kapsamında; “ ... Bankaların yabancı para USD bazındaki bir yıllık mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranlarında faiz isteyebileceği,
3-) Tarafların sair taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasındaki sözleşme ve ticari ilişki kapsamında davacı tarafça, ödenmeyen fatura bedelleri nedeniyle takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve işbu davanın ikame edildiği, davalının sunduğu cevap dilekçesinde sadece borcun ödendiğine yönelik açıklamalar yapıldığı, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediği, davacının edimlerini hiç ifa etmediği veya eksik ifa ettiği, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığı, kurun farklı olması gerektiği gibi hususlarda bir itirazın ve ihtilafın söz konusu olmadığı,
mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile yapılan incelemede davacının sunmuş olduğu defterlerde davalı tarafça yapılan ödemeler de düşülerek kalan 1.860, 29 USD fatura bedeli kadar davalı yandan alacaklı olduğunun belirlendiği, davalı tarafın alınan bu rapora karşı itirazının bulunmadığı gibi ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde ibrazdan kaçınmış sayılacağı, HMK'nun 222/3. maddesi gereğince karşı tarafa ait eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş,
açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulayan defter kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun ihtarına rağmen davalı tarafça defter ve kayıtların sunulmadığı, bu nedenle davacı defter kayıtlarının lehine delil olacağı, davacı tarafça, bilirkişi raporunda eksik inceleme yapıldığı ve 972,40 TL faturanın göz ardı edildiği yönünde itirazda bulunulmuş ise de anılan faturanın bilirkişi raporunda incelendiği ve davacı tarafa iade edildiğinin belirlendiği anlaşılmakla,
davanın alınan raporda belirlenen miktar üzerinden kısmen kabulüne ve alacak faturaya dayalı belirlenebilir olmakla icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/426, K. 2022/375, 24 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama