KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2021
- Esas no
- 2020/94 Esas
- Karar no
- 2021/691
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/02/2020
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan 01.04.2016 tarihli ... inşaatı Yapım işi ile ilgili sözleşme gereği, davalı şirketin de kabulünde olan müvekkili lehine oluşmuş olan hakediş bedelinin, takibe konu fatura ile davalı şirketten talep edildiğini, davalı şirketin, gönderilen faturaya herhangi bir itirazının olmadığını, ödemesinin yapılmadığını, ödemesi yapılmayan işbu faturaya dair, davalı şirketin ....
İcra Müdürlüğünde yapılan ilamsız takibe haksız ve mesnetsiz olarak itirazda bulunduğunu, müvekkili şirketçe yapılan tüm ödeme taleplerine rağmen davalı şirketin hiçbir olumlu cevap vermediğini, haksız ve mesnetsiz olarak yapılan itiraz neticesinde takip resen durdurulduğu için davalı şirketin, müvekkili şirketi maddi ve manevi anlamda mağdur ettiğini, davalı şirketin bu tavrı ile niyetini ortaya koyduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile beraber takibin devamına, haksız yere yapılan itiraz nedeniyle takibin durmasına sebebiyet veren davalı şirket aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,
14.11.2019 takip tarihinden itibaren alacağa, takip talebinde belirtilen faizin uygulanmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi halinde, davacı yana karşı iş bu davaya konu icra takibindeki borcun var olmadığının tespit edileceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafça takipten önce söz konusu alacağa faiz işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, söz konusu alacağa faiz işletilebilmesi için temerrüt koşullarının oluşması gerektiğini, ancak davacı tarafça müvekkilinin temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir ihtarname vs. delil sunulmadığını, bu nedenle takipte işleyen faize ve faiz oranına da itiraz ettiklerini,
davacı tarafın talep ettiği icra inkâr tazminatının da hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, söz konusu alacakla ilgili olarak zaman aşımı itirazında da bulunduklarını ileri sürerek; davanın reddine, davacı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, TAHKİKAT VE GEREKÇE
Dava; faturaya dayalı olarak başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce deliller toplanmış ve dosya arasına alınmıştır.
Mahkememiz dosyası arasına alınan ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasında özetle; 16.10.2019 tarihli 346.259,25 TL tutarlı fatura nedeniyle ; 176.259,25 TL fatura bakiyesi, 2.730,81 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 178.990,06 TL tutarında alacağın takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık %19,5 avans faizi ve değişen oranlardaki faizi, icra giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte tahsili talebiyle ilamsız takip başlatılmıştır.
Davalı tarafça cevap dilekçesinde alacağın zaman aşımına uğradığı savunulmuş ise de TBK'nın 146. maddesi gereğince sözleşme ilişkisinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi 10 yıl olup, somut olayda henüz 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla; anılı savunmanın yerinde olmadığı kanaati ile yargılamaya devam edilmiştir.
Dosya kapsamında davacının davaya konu fatura nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ve ferileri hususlarında takip dosyası ile bağlantılı olacak şekilde bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememiz dosyası kapsamına alınan 20.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"..Tarafların defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu,
BA formlarından görüleceği üzere davacı faturasının ilgili dönemde davalı şirketçe beyan edildiği,
14.11.2019 Tarihinde başlatılan takipte; 16.10.2019 tarihli, 346.259,25 TL tutarlı fatura bakiyesi nedeniyle 176.259,25 TL asıl, 2.730,81 TL işlemiş faiz talep edildiği,
Davacı şirket defter kayıt ve belgelerine göre; takip tarihindeki davalı şirket borç bakiyesinin 346.259,25 TL olduğu, başlatılan takipte ise 176.259,25 TL talep edildiği,
Davalı şirket defter kayıt ve belgelerine göre; takip tarihindeki davacı şirket alacak bakiyesinin 330.784,28 TL olduğu,
İşlemiş faiz talebinin dayanağı olabilecek herhangi bir belge ve bilginin sunulmadığı, bu nedenle işlemiş faiz hesaplamasının yapılamadığı " yönünde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda.
Davacı tarafça taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve sözleşmeye dayanılarak davaya konu faturanın düzenlendiği, faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafça bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirildiği, o halde davacı tarafın sözleşmeye konu edimleri yerine getirdiğini ispatladığı, bu durumda sözleşmeye ve fauraya konu edimlerin ifa edilmediğini davalı tarafın ispatlaması gerektiği, dosya kapsamında davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde edimlerin ifa edilmediği veya eksik ifa edildiği gibi bir iddianın bulunmadığı ve buna bağlı olarak bir delilin sunulmadığı,
cevap dilekçesinde sadece defterler incelendiğinde borçlu olmadıklarının ortaya çıkacağının belirtildiği, mahkememizce yaptırılan defter incelemesinde her iki taraf kayıtlarında da davaya konu fatura dahil olmak üzere davacı tarafın davaya konu alacak talebinden daha fazla alacaklı olduğunun belirlendiği görülmekle davanın asıl alacak yönünden kabulüne, davalı takipten önce temerrüde düşürülmediğinden takibe kadar olan işlemiş faiz yönünden reddine, alacak faturaya dayalı ve likit olmakla alacağına geç kavuşan davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/94, K. 2021/691, 19 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama