KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2021
- Esas no
- 2021/266 Esas
- Karar no
- 2021/682
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/04/2021
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Trafik Sigorta Poliçesi Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan davalıya ait ... plaka sayılı aracın kusurlu eylemleri sonucunda 09.09.2019 tarihinde ... 'ün sevk ve idaresinde olan ... resmi ... sivil plakalı aracın hasar gördüğünü, kazaya ilişkin polis memurları tarafından tutanak tutulduğunu, hasarın mağdur araç maliki emniyet müdürlüğü tarafından müvekkili şirkete ihbarı üzerine gerekli tahkikatın başlatıldığını, hasar ve kusur durumunun tespiti için uzman eksper raporu tayin edildiğini,
sigorta poliçesi kapsamında ilgisine hasar bedeli olan 12.850,73 TL ödendiğini , müvekkili tarafından dava konusu hasar nedeni ile ödenen bedelin davalıya rücusu kapsamında 07.11.2019 tarihinde ihtarname gönderildiğini ancak cevap verilmediğini, tazminattan davalının %100 sorumlu olduğunu, müvekkili şirketçe ödenmiş olan hasar bedelinin tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/...
Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalının haksız itirazdan dolayı %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kanunda yer alan rücu şartlarının hiçbirini karşılamadığını, 09.09.2019 tarihinde müvekkili aracı ile seyir halindeyken ... kontrolundeki aracın müvekkilinin aracını fark etmediğini ve panikleyerek kendi aracını kendi kusurlu davranışı ile refüje çarptığını, müvekkilinin aracı ile herhangi bir çarpışma yaşanmadığını, çarpma sesini duyan müvekkilinin aracını durdurduğunu , diğer aracın yanına gitmek istediğini ancak aracı kullanan şahsın sonradan öğrenildiği üzere sivil polis olduğundan silahına davrandığını,
bunun üzerine aracında bir hasar meydana gelmediğinden ve kendisi bu kazaya sebebiyet vermediğinden müvekkilinin panikleyerek gaza basarak yoluna devam ettiğini, kazaya karışan sivil polis memuru ve diğer memurlar tarafından yalnızca beyanat esas alınarak düzenlenen, müvekkilinin kusurlu olduğu iddia edilen tutanağın kolluk baskısı ile müvekkiline imzalatıldığını, ekspertiz raporunun kendi içerisinde çelişkiler barındırdığını , raporun tarafsızlık ve bağımsızlıktan uzak hukuka ve iyiniyet kurallarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; davacı ... şirketinin ödediği hasar bedelini davalıdan tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlıklı 1481. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalısının yerine geçer. Bu bir kanuni halefiyettir. Sigortalının, gerçekleşen zararın tazmininden sorumlu olanlara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olur. 22/03/1944 tarih 37/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, bu noktada ilişkinin "Halefiyet" ilişkisi olduğu ve sigortacının, açacağı davanın, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi olduğu açıklanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtildikten sonra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari davalar olarak sayılmış ve 5. maddesinde de "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması gerekmektedir.
Halefiyete dayanılarak açılan eldeki davanın, açıklandığı üzere sigorta poliçesinden doğmaması nedeniyle TTK'da sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının sigortalısının ve davalının tacir olmayıp uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı ve ticari işletme ile ilgili bir husustan da doğmaması nedeniyle nispi ticari dava sayılamayacağı, bu nedenle Mahkememizin görevsiz olduğu, görevli Mahkemenin dava konusu talebin niteliği itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/266, K. 2021/682, 12 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama