KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/699
- Karar No
- 2024/113
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Esas no
- 2021/116 Esas
- Karar no
- 2024/116
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/02/2021
Karar Metni
1.220 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı taraf ile müvekkili arasında çeşitli tarihlerde "...Tip Abonelik Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme gereğince davalı tarafa faturalı hatlar tanımlandığını, davalı tarafın bu hatları aktif olarak kullandığını, davalı üzerine tanımlanan işbu hatların faturalarının ödemesini yapmadığını, akabinde İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesi ile de anlaşma sağlanamadığından işbu davanın açıldığını belirterek,
fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydı ile icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibine devamını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davala yana hükmedilmesini arz ve beyan etmiştir.
Davalı asil cevap dilekçesinde özetle.
Davacı kurumun yıllarca vekilliğini yaptığını, Türkiye ve Kıbrıs ...olmak üzere tüm ...şirketleri ile iş ortaklığı yaptığını, 2014-2019 yılları arası ...'in tüm idari ve tahsil projelerinde iş ortağı olarak çalıştığını ve ...vekili olması nedeni ile tüm Grup şirketlerinin tüm tahsilat projelerinde ve şirketin tüm faaliyetleri için kullanılmak üzere 50'nin üzerinde hat tanımlandığını ve kullanıldığını, hatların hatalı kullanımı nedeni ile birkaç defa 5.000-TL - 10.000-TL arası tutarların taraflarına iade edildiğini, bu ilişki sürecinde defalarca tarafına davacı tarafından yanlış faturamalar nedeni ile iade süreci de yaşandığını,
belgede yer almadığından dolayı borcun neden kaynaklandığının da anlaşılamadığını, tarafına yapılan icra takibinde ödeme emri tebliğ edilmişse de ödeme emrinde borcun kaynadığının belli olmadığını, ödeme emrinde borcun sebebi olarak diğer alacak 26.074,01-TL yazdığını ve takibin herhangi bir dayanak gösterilmeksizin açıldığını, dava dilekçesi ekinde yer alan 1 adet kurumsal abonelik sözleşmesi yer aldığı,
takibin dayanağı olan herhangi bir faturanın icra takibinin yanı sıra dava dilekçesinde de yer almadığını belirterek , tüm beyanları doğrultusunda davacının davasının ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana hükmedilmesini arz ve beyan etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi kapsamında faturaların ödenmediğinden bahisle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce celp edilen İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine faizler dahil toplam 26.074,01-TL alacağın % 48 oranında faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının sunduğu itiraz dilekçesi ile itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişiler ... ve ...tarafından düzenlenen 14/03/2022 tarihli anılı bilirkişi raporunda özetle;
''..Dosya kapsamı incelendiğinde; davalı ...'un davacı kuruma ait gsm abonelik sözleşmelerini, hat alım ve açılış sözleşmelerini, taahhütnameleri ve tarife sözleşmelerini kendi ait ve sorumlusu ve yetkili müdürü olduğu firmaya ait kaşeler ile onaylayıp imzaladığı ve imzaların da noterlik belgesi ile onaylanmış imza beyannamesindeki imzası ile uyuştuğu görülmektedir.
Sektörde; hukuk büroları ile gsm operatörlerinin alacaklarının takibi hususunda anlaşma yaptıkları bilinmekte ve de görülmektedir. Ancak burada hukuk firmasının alacak takibi amacı ile kullanmakta olduğu gsm hatlarının fatura bedellerinin hangi tarafa ait olacağı sözleşmede bir madde olarak düzenlenebilmektedir.
Bu dosyada davalı ...'un bu hususta (cep telefon masraflarının hangi tarafça karşılanacağı konusunda) dosyaya herhangi bir sözleşme veya belge / belge sunmamış olduğu görülmektedir. Bu nedenle; davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu faturaların aralarında imzalanmış olan abonelik ve diğer sözleşmelere uygun olarak düzenlendiği görülmektedir.
Rapor içerisinde de belirtildiği üzere;
Davacı şirket hesaplarında torba hesapta takip edilen hesap hareketleri dava dosyasına ibraz edilmiş olup, bu torba hesap içinde davalıya ait borç tutarı tespit edilememektedir.
Görüş ve kanaatimizi içerir iş bu raporu saygı ile arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 21/11/2022 tarihli anılı bilirkişi ek raporunda özetle;
''..Davacı şirket defterlerinin e-defter olduğu, beratların yasal süresi içinde verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı adına keşide edilen faturaların e-arşiv fatura olduğu , davalının e-arşiv fatura kullanıcısı olmadığı görülmektedir.
Davacı yanca faturaların davalıya tebliğine yönelik belge ibraz edilmemiştir. Bilindiği üzere salt fatura düzenlenmesi tek başına bir tarafı borçlu hale getirmeye yetmeyeceği, faturanın içeriğini oluşturan mal veya hizmet satışının da ve hatta faturaların davalıya tesliminin de ayrıca ispat edilmesi gerektiği, dolayısıyla davacının alacağının ispata muhtaç olduğu değerlendirilmektedir.
Ancak sayın Mahkeme davacının iddiasında haklı olduğu kanaatinde ise;
Davacı yan defterlerinde davalının tahsili gerçekleşmeyen 10.658,40-TL alacağı olduğunun görüldüğü takip tarihine kadar yıllık %48 faiz hesaplanması ile davacının 31871,0642-TL faiz talep edebileceği, bu bedele KDV ve özel iletişim vergisinin de dahil edilmesi gerektiği ve fakat davacının takip talebinde 26.074,01-TL üzerinde takip başlattığı göz önüne alındığında talepte bağlılık ilkesine göre bu bedelin en fazla 26.074,01-TL olabileceği hesaplanmaktadır.
Görüş ve kanaatimizi içerir iş bu raporu saygı ile arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davanın, davacı tarafın taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunduğu ve davalı tarafça fatura ödemeleri yapılmadığından bahisle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalı yanın cevabında davacı tarafça çok kere yanlış faturalandırma yapıldığını beyan ettiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının e-tebliğ kullanıcısı olmamasına rağmen faturaların davalı yana e-tebliğ olarak gönderildiğinin tespit edildiği, yine ek raporda da aynı tespitin yapıldığı, davacı vekilinin ek rapora itiraz etmediği,
21.11.23 tarihli beyan dilekçesinin ekinde davaya konu faturaların listesi sunularak sistemin hata verdiği ve faturaların posta yoluyla davalıya gönderildiği belirtilmiş ise de tebliğe ilişkin belgelerin dosyaya sunulmadığı, bu durumda davacının davalıya davaya konu hizmeti verdiğini ispat etmesi gerektiği, davacı tarafça tanık bildirilmediği gibi yemin teklif edilmesine rağmen verilen kesin sürede beyanda da bulunulmadığı, böylece davacı tarafça hizmetin sunulduğu, alacağın doğduğu,faturaların davalıya tebliğ edildiği,
bu tebliğe rağmen faturalara itiraz edilmediği ve fatura borcunun ödenmediği hususlarının ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine, davacı yanın takip başlatmakta kötüniyetli olduğu sabit olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/699, K. 2024/113, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama