KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/169 Esas
- Karar no
- 2024/236
- Davalı
- HASIMSIZ
- Dava
- Zayi Belgesi Verilmesi
- Dava tarihi
- 14/03/2022
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.026 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...
A.Ş.nin kurulmuş veya kurulacak şirketlerin sermaye ve yönetimine katılarak bunların yatırım, finansman , organizasyon ve yönetim konularını toplu bünye içerisinde güvenli, sağlıklı ve yüksek randıman ile yönetilerek gelişmesini ve devamlılıklarını sağlamak amacı ile faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin 30/12/2020 tarihli Genel Kurul toplantısında, ... 'ın 3 yıl için yönetim kurulu üyeliklerine seçildiğini, ayrıca yönetim kurulu başkanı ...'ın şirket unvanı altına atacağı münferit imzası ile temsil ve ilzam edilmesine karar verdiğini, müvekkili şirket yönetimi ve hakim hissedarlık yapısının tamamen değiştiğini,
müvekkili şirkete ait belirli başlı evrakların bulunamadığının tespit edildiğini, bu kapsamda 2018-2019 yıllarına ait yevmiye , defteri kebir ve envanter defterleri şirket içerisinde herhangi bir yerde bulunamadığını, bu defterlerin halihazırda 3.şahısların elinde olabileceğini ve usulsüz işlem yapılma ihtimalinin olduğunundan bahisle ulaşılmayan defteri kebir, envanter ve yevmiye defterlerinin zayi olduğunun tespitini ve zayi belgesi verilmesi arz ve talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep; TTK'nın 82/7 maddesi gereğince zâyi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında özetle;''.. Davacı yanın zayi olduğunu ileri sürdüğü 2018-2019 yılı ticari defterleri (yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defterleri) TTK’nun 82/1 maddesi ve VUK 182. Madde kapsamında tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgeler arasında sayıldığı, davacının iş bu defterleri tutma ve saklama yükümlülüğü olduğu,
Ticari defterler (yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defterleri) TTK kanunu gereği 10 yıl, VUK kanunu gereği saklama yükümlüğünün ise 5 yıl olduğu, Davacı’nın zayi olduğu ileri sürdüğü 2018-2019 yılı ticari defterleri (yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defterleri) usul yönüyle açılış, kapanış tasadikleri tetkik edildiğinde; açılış tasdiklerinin usule uygun sürede yapıldığı, ancak noterden gelen tadik bilgilerinde 2018
ve 2019 yılları yevmiye kapanış tasdikinin bulunmadığından, davacının yevmiye kapanış tasdikinin yaptırmamış olduğunun anlaşılacağı, bilindiği üzere; Bilanço usulünde defter tutan tacirin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64. maddesine göre; YEVMİYE DEFTERİ'NİN kapanış onayı (tasdiki); hesap döneminin altıncı ayının (Normal hesap dönemlerinde 30/HAZİRAN/2021 ) sonuna kadar yaptırma yükümlülüğü bulunduğu,
Davacı şirketin SPK’da halka açık şirket olduğu, bağımsız denetime tabi olduğu hususu göz önüne
alındığında, davacı ...Ş. nin kurumsal yapısı içerisinde basiretli tüccar olarak defterlerini nerede saklandığı, kayıp olduğunun farkına nasıl ve ne zaman varıldığı, defter ve belgeler kaybolduğu zaman, defterleri muhafaza altında tutma yükümlülüğü bulunan yetkili personeller genel müdür, yönetim kurulu üyesi, muhasebe müdürü, mali işler müdürü vb. tarafından kayıp ticari defter ve belgeler hususunun resmi tutanağa bağlanıp bağlanmadığı, ilgili dönemlerde vergi, sigorta beyannamelerinin, mali tabloların nasıl ve kim tarafından tanzim edildiği,
ilgili dönemlerde ve devamında şirketin Yeminli Mali Müşavir raporu ve/veya bağımsız denetim firması tarafından rapor hazırlanırken söz konusu ticari defterlerin incelenip incelenmediği, defterlerin mevcut olup olmadığı hususunda bir tespitlerinin olup olmadığı, defterlerin ilgili kanunlara
ve mevzuata uygun tutulup tutulmadığı, ticari kayıtların düzenli defterlere işlenerek yasal sürede defterlerin yazdırılıp yazdırılmadığı, yevmiye defteri kapanış tasdikinin yasal sürede yaptırılıp
yaptırılmadığı vb. hususların raporlarda nasıl yer aldığı hususu bilinmediğinden vede noterden gelen tadik bilgilerinde 2018 ve 2019 yılları yevmiye kapanış tasdiki bulunmadığından,
defterlerde dönem kapanışlarında kayıtların olup olmadığı (yazdırılmış olup olmadığı) farklı bir ifade ile o tarihlerde defterlerin mevcut olup olmadığı hususunun şüpheli olduğu tüm bu
hususlar birlikte değerlendirildiğinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükmü gereği davacının saklamakla yükümlü olduğu zayi olduğu ileri sürülen 2018-2019 yılları ticari defterleri (yevmiye
defteri, defteri kabir ve envanter defterleri) nin , TTK’nın 82/7. maddesi gereğince zayi olup olmadığı hususunda dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerle kesin, tereddütsüz ve şüpheden uzak bir tespitte
bulunulamayacağına dair'' beyanda bulunulduğu görülmüştür.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda. Davacı vekilinin 30.12.2020 yılında yapılan genel kurul sonrasında yönetimin tamamen değiştiği ve bazı defterlerinden bulunamadığından bahisle işbu davayı ikame ederek zayi belgesi verilmesini talep ettiği, ancak dava tarihi itibariyle yürürlükte olan TTK'nın, 7417 sayılı kanunla yapılan değişiklik öncesi 82/7 maddesi uyarınca ; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin;
yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğraması halinde, tacirin zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği, davacının yapılan genel kurul toplantısından yaklaşık 16 ay sonra ve 2018 2019 yıllarına ait defterler ile ilgili 14.03.2022 tarihinde işbu dava ile talepte bulunduğu,
yine dosyaya davacı tarafça sunulan SPK soruşturma tarihi, dava dışı önceki yönetim kurulu başkanına gönderilen ödeme ihtarı (30.09.2020 tarihli), dava dışı yönetim kurulu üyesine başlatılan takip tarihi (27.04.2021), görüş bildirmekten kaçınan bağımsız denetçi raporu tarihi( 10.03.2020) nazara alındığında davacının anılan defterlerin zayi olduğunu dava tarihinden 15 gün önce değil çok daha önce öğrenmiş olması gerektiği, bu sebeple davanın yasal süresi içinde açıldığının kabul edilemeyeceği, kaldı ki 2020 yılında gelen yeni yönetimin, dava tarihine kadar geçen yaklaşık 16 ay boyunca şirketin önceki dönem işleyişinden,
geçmiş yönetimin neler yaptığından veya yapmadığından ve şirketin yasal defterlerinden habersiz olmasının yine geçmiş yönetimden devraldığı defter ve belgeleri en azından var olup olmadıkları noktasında denetlememesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere geçen sürede davacının, defterleri muhafaza altında tutma yükümlülüğü bulunan yetkili
personeller genel müdür, yönetim kurulu üyesi, muhasebe müdürü, mali işler müdürü vb. tarafından kayıp ticari defter ve belgeler hususunun resmi tutanağa bağlanıp bağlanmadığı, ilgili dönemlerde
vergi, sigorta beyannamelerinin, mali tabloların nasıl ve kim tarafından tanzim edildiği, ilgili dönemlerde ve devamında şirketin Yeminli Mali Müşavir raporu ve/veya bağımsız denetim firması
tarafından rapor hazırlanırken söz konusu ticari defterlerin incelenip incelenmediği, defterlerin mevcut olup olmadığı hususunda bir tespitlerinin olup olmadığı, defterlerin ilgili kanunlara
ve mevzuata uygun tutulup tutulmadığı, ticari kayıtların düzenli olarak defterlere işlenerek yasal sürede defterlerin yazdırılıp yazdırılmadığı, yevmiye defteri kapanış tasdikinin yasal sürede yaptırılıp
yaptırılmadığı vb. hususların raporlarda nasıl yer aldığı konularında mahkememizce verilen süreye rağmen bir beyanda bulunamadığı, yevmiye defterinin kapanış tasdikinin bulunmadığı, bu sebeple defterlerin zayi olup olmadığının da sabit olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/169, K. 2024/236, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama