KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2022
- Esas no
- 2022/262 Esas
- Karar no
- 2022/780
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 15/04/2022
Karar Metni
984 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından Solidworks’ün çeşitli yazılımlarının davalının kullanımına sunulduğunu, ancak davalı tarafın bütün bildirimlerine rağmen ödeme yapmaktan kaçınıldığını, davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2021/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine borçlu tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili icra müdürlükleri ve mahkemelerin Ankara Mahkemeleri olduğunu, takibe dayanak sözleşmenin müvekkilinin ünvanı altındaki imzanın müvekkili firma yetkililerine ait olmadığını, müvekkili firmanın davacıdan faturaya konu mal ve hizmet almadığını, ayrıca böyle bir talebinin de bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan faturanın 09.11.2021 tarihinde iade faturası ile iade edildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; İİK'nın 67. maddesi kapsamında ticari satım ilişkisinden kaynaklı fatura bedeline dayalı alacak talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine vâki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
İtirazın iptali istemine konu ... İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı icra takip dosyası uyap üzerinden celp ve tetkik edilmiş olup davacı tarafından davalı aleyhine yazılım kullanım hakkı verilmesine yönelik satım sözleşmesine dayalı olarak 25/10/2021 tarihli, 3.610,80-USD bedelli 1 adet e-fatura bedelinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı yanın Ankara İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğundan bahisle yetkiye ve borca/ferilere itirazı üzerine takibin durduğu, huzurdaki itirazın iptali davasının kanuni süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından alacak istemine dayanak delil olarak gösterilen 15/10/2021 tarihli satış sözleşmesi, 25/10/2021 tarihli 3.610,80-USD bedelli 1 adet e-fatura, mail yazışma suretlerinin ibraz edildiği görülmüştür. Davalı vekilinin ise cevap dilekçesinde; dosyada mübrez davacı tarafça ibraz edilen 15/10/2021 tarihli satış sözleşmesi içeriğindeki davalı şirkete atfen yer alan imzanın davalı şirket temsilcisine ait olmadığını, faturaya konu mal ve hizmetin alınmadığını beyanla yazılı sözleşme ilişkisinin inkar edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde davalı şirkete ait imza sirkülerinin ibraz edildiği görülmüştür.
15/10/2021 tarihli sözleşme üzerindeki imzanın davalı şirket temsilcisine ait olmadığı savunulmuş olup dosyada mübrez davalı şirkete ait imza sirkülerinin tetkikinde ise davalı şirketi temsile yetkili olarak 07/05/2020 tarihli yönetim kurulu kararı gereğince 07/05/2023 tarihine kadar ... 'in seçildiği, imza sirkülerinde yer alan imza ile sözleşme üzerindeki imzalar arasında gözle görülür farklılığın bulunduğu anlaşılmıştır.
Bununla birlikte davacı vekili tarafından mail yazışma suretleri ibraz edilmiş olup anılı yazışma içeriklerinde sözleşmenin onaylanması ve gönderilmesine ilişkin ifadelerin bulunduğu görülmekle, 6100 sayılı HMK’nın 169 vd. maddeleri gereğince davalı şirkete isticvap davetiyesi çıkarılması amacı ile davalı şirketin adresi itibari ile yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına, talimat mahkemesi marifeti ile çıkarılacak isticvap davetiyesi meşruhatına;
davacının delil olarak dayandığı e-maillerin davalı şirket tarafından gönderilip gönderilmediği hususlarında açıklama yapılmak üzere duruşma gün ve saatinde mazereti bulunmaksızın hazır olunmaz ve yazışmalara ilişkin beyanda bulunulmaz ise mail yazışmalarının kendilerinden sadır olmuş sayılacağına karar verileceğinin ihtaren eklenmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda ...
Asliye Ticaret Mahkemesi marifeti ile davalı şirket temsilcisi isticvap edilmiş olup duruşmadaki beyanında, mail adresini kullanan şahsın şirket çalışanı olduğu, ancak şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını, mail içeriklerindeki hususlar yönünden bilgi sahibi olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
TBK'nın 46. maddesi gereğince bir kimsenin yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yapması halinde bu işlem ancak onadığı taktirde temsil olunanı bağlayacağından, somut olayda bu onay verilmediğinden dolayı yazılı sözleşme üzerinde bulunan yetki şartına ilişkin düzenlemenin somut olayda tatbik edilemeyeceği anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davaları takip hukukundan kaynaklanmakla icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olup yetkili icra müdürlüğünde icra takibinin yapılmasının dava şartı olması nedeni ile İİK'nın 67. maddesi çerçevesinde görülen işbu davada öncelikli olarak davalı takip borçlusunun icra dairesinin yetkisine vâki itirazının incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Anılı itirazın tetkikinde ise İİK'nın yetkiyi düzenleyen 50. maddesinde para veya teminat borcuna ilişkin takipler yönünden 6100 sayılı HMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağının belirtildiği, ilgili atıf nedeniyle HMK'nın 6. maddesinin yetkiye ilişkin ön sorunlarda uygulama alanı bulduğu, işbu maddeye göre takibin başladığı tarihte davalı takip borçlusunun yerleşim yeri icra dairesinin genel yetkili icra dairesi olduğu, TBK'nın 89. maddesi uyarınca ise para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ödeneceğinin hüküm altına alındığı görülmüştür.
Anılı kanuni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; davalı takip borçlusunun takip tarihindeki muamele merkezinin Ankara olduğu, davacı takip alacaklısının muamele merkezinin ise Pendik olup İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin yetki sınırlarında kaldığı, takibin ise İstanbul İcra Müdürlüğünde başlatıldığı, davalı takip borçlusu tarafından icra dairesinin yetkisine vâki itirazında yetkili icra dairesinin usulüne uygun olarak ayrıca belirtildiği, bu itibarla icra dairesinin yetkisine usulünce yapılmış itirazın anılı yasal düzenlemeler ışığında yerinde olduğu,
yetkili icra dairesinde yapılmayan takip nedeni ile dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla; davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/262, K. 2022/780, 28 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama