KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/326 Esas
- Karar no
- 2024/779
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/05/2024
Karar Metni
1.312 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Zorunlu arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğini,
Müvekkili Şirket tarafından işletilen ... köprüsü ve bağlantılı otoyolundan, davalıya ait, dava araçları ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla, .... İcra Müdürlüğü 2022/...
Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emri, davalıya tebliğ edildiğini, davalı borcunun bulunmadığı iddiası ile borcun tamamına itiraz ettiğini, İtiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla dava açtıklarını, itirazın iptalini, davalarının kabulünü, .... İcra Müdürlüğü 2022/...
Esas sayılı dosyasında davalının icra takibine vaki itirazın iptalini, alacağın yasal faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için icra takibinin devamını, Davalı borçlu tarafından icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğinden icra takibine konu alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini ile müvekkili şirkete ödenmesini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, peşin olarak ödenen yargılama giderleri ve harçlarla tespit edilecek avukatlık vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket tarafından söz konusu icra takibinine konu borca, işlemiş ve işleyecek faize ve faiz oranına, borcun dayanağı olduğu iddia edilen sözleşmedeki imzaya ve cezai şarta dayanak gösterilen sözleşmedeki imzaya itiraz edilmek suretiyle icra takibinin durdurulduğunu, borca dayanak belgelerin geçerliliğini ve belgelerdeki imzaları kabul etmediklerini, taraflar arasında geçerli bir sözleşme olmadığını, sözleşmeden dolayı komisyon ücreti, tazminat cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin müvekkiline dava dilekçesinde bahsedilen hizmetleri sunmadığını,
sözleşmenin ve sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir parçası olan taahhütnamenin geçersiz olması nedeniyle komisyon ücreti ve tazminat ve cezai yaptırım şartlarının oluşmadığını, tanıkların dinlenmesine muvafakatlerinin olmadığını, davacının icra inkar taleplerinin reddini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
.... İcra müdürlüğüne ait 2022/... Esas sayılı takip dosya suretinin Uyap üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Davaya konu, ... plakalı araçların ihlalli geçiş tarihi olan 01/07/2021- 01/11/2021 tarihindeki kullanım amacını gösterir tescil kaydının uyap sisteminden dosyamız arasına alınmıştır. ... Bölge Müdürlüğü ile Karayolları Ana kontrol merkezine yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava; İşletmesi davacıya ait olan otoyollardan davalıya ait araçlar ile ödeme yapılmaksızın geçiş yapıldığı iddiasına dayalı olarak başlatılan .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin geçip geçmediği hususlarına ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen .... İcra müdürlüğüne ait 2022/... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı ... tarafından davalı ... aleyhine 28/02/2022 tarihinde 29.597,50 TL alacak yönünden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe ve borca 20/01/2022 tarihli borca itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilince 27/05/2024 tarihli dilekçesi ile eldeki davanın açıldığı, davacı tarafın 01/08/2022 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu, arabuluculuk tutanağında son tutanağın düzenlendiği tarihin 05/08/2022 olduğu anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/1. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir. İtirazın iptalini dava edebilmek için öngörülen "bir senelik" süre hak düşürücü süre olup Mahkemece de kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
İtirazın iptali istemine ilişkin eldeki dava yönünden hak düşürücü sürenin başlangıcı, kanun lafzına göre ödeme emrine itirazın alacaklı veya vekiline “tebliğ”idir. Takip dosyasının incelenmesinden de itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. Bu noktada, yasal koşulların eldeki davada gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi gerekmiştir.
Yerleşik uygulamada borçlunun itiraz dilekçesi Tebligat Kanunu’nun düzenlediği şekilde alacaklı veya vekiline tebliğ edilmemişse, sair suretlerle itirazdan haberdar olunduğu ileri sürülse dahi hak düşürücü sürenin başlamayacağı kabul edilmektedir (Hukuk Genel Kurulunun 21.10.2015 tarihli, 2013/19-2415 E., 2015/2335 K. sayılı kararı).
Ancak alacaklı, itirazın iptalini, başka bir anlatımla, ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğunu ve hükümden düşürülmesi gerektiğini mahkemeye verdiği dava dilekçesiyle bildirdiğinde, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmiş olacağından, itirazın iptali dilekçesinin verilmesi ödeme emrine itirazın tebliği hükmünde sayılmalı ve hak düşürücü sürenin de bu tarihten itibaren işleyeceği kabul edilmelidir. ..." şeklindeki gerekçeyle tebliğ kavramının hukuki anlam ve mahiyetini içtihat etmiştir.
Davacı tarafça davaya konu itirazın iptali davası öncesinde itirazın iptali davasına ilişkin 01/08/2022 arabuluculuk süreci başlatılmış,05/08/2022 tarihinde arabuluculuk son oturum tutanağı düzenlenmiştir. Eldeki itirazın iptali davası 27.05.2024 tarihinde açılmıştır.
Bu durumda her ne kadar icra dosyası kapsamında davacı alacaklıya davalı borçlunun itirazına ilişkin tebligat yapılmamış ise de davacının 01/08/2022 arabuluculuk başvurusu anında veya en geç arabuluculuk son oturum tutanağının düzenlendiği 05/08/2022 tarihinde borçlunun itirazdan haberdar olduğunun kabulü gerekecektir. Çünkü itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için davalı borçlunun borca itiraz etmiş olması gerekir.
Davacının arabulucuğa başvurma amacın icra dosyasına yapılan itirazın iptali olması nedeni ile arabuluculuk son oturum tutanağının imzalandığı tarih olan 01/08/2022 tarihi itibariyle itirazdan haberdar olması yani kanunun lafzında belirtilen itirazın tebliği ile amaçlanan alacaklının itiraza tüm yönleriyle muttali olma durumu karşısında,İİK’nın 67. maddesinde öngörülen bir yıllık sürenin itirazın kaldırılması için 01/08/2022 itibariyle işlemeye başladığı ve itirazın iptali davasının hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından (aynı yönde içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi 2023/2179 Esas,
2024/87 Karar) ve yine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2019/4064 Esas, 2020/285 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere ''Yerleşik uygulamada da bu sebeple ödeme emrine itiraz Tebligat Kanunu’nun düzenlediği şekilde alacaklı veya vekiline tebliğ edilmemişse, sair suretlerle itirazdan haberdar olunduğu ileri sürülse dahi hak düşürücü sürenin başlamayacağı kabul edilmektedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 21.10.2015 tarihli, 2013/19-2415 E., 2015/2335 K. sayılı kararı).
Ne var ki, bu yönde tebligat kendisine yapılmamış olsa bile alacaklının ödeme emrine itirazın hükümden düşürülmesi için öngörülen kanuni yollara başvurabilir ve bu hâlde salt ödeme emrine itiraz alacaklıya henüz tebliğ edilmediği gerekçesiyle erken dava açıldığından bahsedilemeyeceği açıktır.
Alacaklı, bu şekilde itirazın kaldırılması yönünde icra hukuk mahkemesine başvurduğunda, başka bir anlatımla, ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğunu ve hükümden düşürülmesi gerektiğini mahkemeye verdiği dava dilekçesiyle bildirdiğinde, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmiş olacağından,
itirazın kaldırılması dilekçesinin verilmesi ödeme emrine itirazın tebliği hükmünde sayılmalı ve hak düşürücü sürenin de bu tarihten itibaren işleyeceği kabul edilmelidir. '' içtihadıyla da belirtildiği üzere davacı tarafça arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğu anlaşıldığından ve eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı sonucuna varılmış; davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/326, K. 2024/779, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama