KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/726 Esas
- Karar no
- 2024/899
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/12/2024
Karar Metni
693 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki kapsamında , asma iskele, platform kiralama, parça tedariki ve işçilik hizmetleri verildiğini, yapılan işlere ilişkin faturaların kesildiğini, ancak davalı yanın herhangi bir ödeme yapmadığını, yapılan görüşmelerden bir sonuç alınamadığından ...
Noterliği'nin 15/10/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödemenin talep edildiğini, söz konusu ihtarnameye rağmen vadesinde ödenmeyen 302.736,00-TL tutar yönünden ...
İcra Müdürlüğü'nün 2024/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını , davalı yanın itirazı ile takibin durduğunu, akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de herhangi bir sonuç alınamadığından işbu davanın açıldığını belirterek , davanın kabulüne, itirazın iptaliyle alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı yana dava dilekçesi ve ekleri henüz tebliğ edilmemiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmiştir.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519,
komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür.
Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafın da tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
Anılı kanuni düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; davanın cari hesap alacağına dayalı olduğu ve bu sebeple mutlak bir ticari davanın bulunmadığı, mahkememizce, davacı gerçek kişinin son olarak bağlı bulunduğu ...
Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında görüleceği üzere davacının dava tarihi itibari ile gelirinin esnaf sınırını aşmadığı, VUK'ta belirtilen parasal sınırlar uyarınca tacir olarak değerlendirilemeyeceği, ... nün cevabi yazısı uyarınca da tacir olmadığı, böylece davacının dava tarihi itibari ile tacir olmadığı,
bu sebeple nispi ticari dava da sayılamayacağı, faturalarda kiralama dışında başkaca alacak kalemlerinin de bulunması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. ( Davanın mutlak ticari dava olmadığına ve davacının tacir olmaması halinde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair emsal Karar İstanbul BAM 37 H.D.
2024/961 esas, 2024/2695 karar)
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/726, K. 2024/899, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama