KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/121 Esas
- Karar no
- 2025/502
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 18/02/2025
Karar Metni
1.026 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalılar tarafından 19/07/2022 tarihinde ...İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan "...Mah. ... Cad.
No:..Avcılar / İstanbul" adresinde yapılan çalışma esnasında gereken dikkat ve özenin gösterilmediğini, bu sebep ile müvekkiline ait ...tesisine hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, hasarın onarımı için sarf edilen malzeme, montaj , işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıpların müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, davalı taraflarca hasardan doğan bedellerin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine,
hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 6.538,62-TL'nin tahsili amacı ile İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafların ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiklerini, akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığından iş bu davanın açıldığını belirterek , davanın kabulüne, itirazın ipatline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara hükmedilmesine karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile işbu davada davalı sıfatı ile bulunan ...arasında imzalanan 2021 yılı Avrupa ...Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı Avcılar ve Esenyurt İlçeleri içmesuyu ve atıksu yapım, bakım ve onarım işi işine ait devir sözleşmesi ile müvekkilinin tüm hisselerini ...Petrol şirketine devir ettiğini, davacının iddia ettiği zarar ile müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığını, bu sebeple müvekkili yönünden husumet yokluğu sebebi ile davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin ise olay ile ilgili, görüntü , tanık vb hiçbir delil sunulmadığını , tutulan tutanakların taraflarına tebliğ edilmediğini,
müvekkilince yapılan araştırmada hiçbir personel ya da şirket aracının böyle bir fiilde bulunduğuna dair tespit yapılmadığını belirterek , davanın reddine , davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir .
Davalı... Petrol vekili cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle müvekkilinin Batman İlinde olması nedeni ile yetki itirazında bulunduklarını, zarara ilişkin ise müvekkili şirketin illiyet bağının olmaması nedeni ile pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin ise , müvekkili firma tarafından davacı firmanın ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını, bu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, davacıya ait olduğu iddia edilen kabloların kazıda meydana çıkınca işlemin yarıda kesilerek davacı firmaya haber verildiğini, yapılan kazıda bu beklenmedik hadise yaşandığını,
saha tutanağı onay ve kroki onay belgelerinin sunulduğunu ve hepsinde de davacı ...yetkilisi ...'in imzası ve onayı bulunduğunu bu nedenle davacı firmanın bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleşen ve teknik şartnameye uygun yapılan kazıda , davacının kendisine ait kablolara zarar verildiği iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, ayrıca davacı yanın talep ettiği hesaplamanın fahiş olduğunu belirterek , davanın reddine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir .
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hasar bedeline dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine hasar bedeli alacağına istinaden faizler dahil toplam 6.538,62-TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalıların yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davalı ...A.Ş vekilinin huzurdaki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı yönündeki itirazları noktasında yapılan değerlendirme sonucunda; İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davalarının takibe yönelik itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmasının gerektiği, ancak itiraz dilekçesinin tebliğ edilmediği müddetçe 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlamayacağı, somut olayda takip dosyası içeriğinden davalı takip borçlularının itiraz dilekçelerinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediğinin tespit edildiği, bu nedenle 1 yıllık dava açma süresinin başlamadığı ve dolmadığı anlaşılmakla hak düşürücü süre yönünden yapılan usuli itirazın reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda.
Eldeki itirazın iptali davasında davalı ...A.Ş vekili tarafından cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunulduğu görülmüş olup somut olaya uygulanması gereken 6098 Sayılı TBK'nun TBK'nın 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.
Ancak haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylemden doğmuş ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüş ise haksız fiil sorumluluğunda da uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Davaya konu olayın maddi hasara dayalı olduğu ve uzamış ceza zamanaşımının uygulanmasını gerektirir bir durumun da bulunmadığı görülmüştür.
Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, davacı tarafın davaya konu ettiği maddi tazminat taleplerini 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ayrıca 6098 sayılı TBK'nın 154. maddesinde zamanaşımını kesen nedenler gösterilmiş olup aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, dava açılması veya icra takibinin yapılması zamanaşımını kesen nedenler olarak belirtilmiştir. Kanunun 156.
Maddesi ise, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemesi gerektiğini açıkça belirtmiştir.
Bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde; dava konusu olayın 19.07.2022 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafça bu olay nedeni ile 25.10.2022 tarihinde talep tutarı da belirtilerek davalılar hakkında icra takibinin başlatıldığı, icra dosyasında son işlemin 21.11.2022 tarihli takibin durduğuna ilişkin tutanak olduğu, buna göre davanın 21.11.2024 tarihinde zamanaşımına uğrayacağı, ancak bu süreye arabuluculukta geçen 1 ay 8 gün süre de eklendiğinde zamanaşımının 29.12.2024 tarihinde dolduğu, eldeki davanın ise zamanaşımı dolduktan sonra 18.02.2025 tarihinde açıldığı,
TBK 155 uyarınca müteselsil borçlu olan davalıların her ikisi yönünden de zamanaşımının kesildiğinin kabulü gerekeceği anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.( Emsal Karar İstanbul BAM 4. H.D 2024/627 esas ve 2024/1455 karar)
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/121, K. 2025/502, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama