KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/150 Esas
- Karar no
- 2025/627
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 04/05/2020
Karar Metni
2.826 kelime·14 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ... ile davalı ...
Investment arasında davalı tarafından pazara sunulan biyolojik temizlik ürünlerinin pazarlanması amacıyla Tek Elden Satım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin imzalanması ile sözleşme madde 11 hükmünce müvekkili tarafından davalı şirkete 40.000 Euro bedelli stok ödemesi yapıldığını, ödeme tarihinden itibaren müvekkiline 40.000 Euro tutarında ne stok çıkışı ne fatura kesimi ne de bir teslimat gerçekleşmediğini, müvekkili tarafından da bu yönde bir sipariş verilmediğini, sözleşmenin 11. Maddesi bağlamında ödenen 40.000 Euro’luk bedelin sözleşmenin teminatı niteliğinde ve sözleşmenin kuruluşu için olduğunu,
sözleşme tarihinden sonra yaşanan süreçteki ekonomik gelişmelerin müvekkilinin nazarında yapılacak işin ekonomik verimliliği ve beklenen kâr oranının gerçekleşmeyeceğini ortaya koyduğundan sözleşmenin sürdürülebilir olmadığının davalı şirket
yetkilileri ile yapılan görüşmelerde dile getirildiğini, 10.09.2019 ve 15.09.2019 tarihlerinde e posta üzerinden ıslak imzalı olarak da davalı şirket yöneticililerine iletildiğini ancak bir cevap alınamadığını, müvekkilinin sözleşmenin fesih başlıklı 12. Maddesi uyarınca davalı tarafa gönderdiği ihtarname ile tebliğ tarihinden 1 ay içerisinde vekalet akdi hükümlerine göre sözleşmenin sonlandırıldığının bildirdiğini ve 07.05.2019 tarihinde ödenen 40.000 Euro’luk bedelin müvekkiline ait hesaba yatırılmasını ihtar ettiğini söz konusu ihtarnamenin 24.10.2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, 24.11.2019 sonunda 1 aylık sürenin sona erdiğini,
davalı tarafından bu ihtara 11 Aralık 2019 tarihli cevabıyla müvekkili şirketin davalı şirketten 40.000 Euro bedelli stok sipariş edildiğini iddia ettiğini, davalı şirketin deposunda tutulan 40.000 Euro bedelindeki stok miktarının, cevabın tarafa tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde teslim alınmaması halinde alacaklının temerrüdü hükümleri dahilinde hareket edileceğinin beyan edildiğini, davalı tarafın işbu cevap ile müvekkilinin davalı nezdinde 40.000 Euro’luk alacağı bulunduğunu ikrar ettiğini, ve müvekkili tarafından verildiği iddia edilen 40.000
Euro’luk siparişin belgelendirilmesini sağlayamadığı gibi iddia ettiği şekilde alacaklının temerrüdü hükümlerine başvurmayarak söz konusu bedelin bir teminat bedeli olduğunu gösterdiğini, davalının herhangi bir ödemede bulunmadığından .... İcra dairesinde ...
Esas numaraları icra dosyası ile İlamsız takibe gidildiğini, davalı şirkete Ödeme emrinin 03.01.2020 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davalı 08.01.2020 tarihinde müvekkilinin dosya alacaklılarına herhangi bir borcu olmadığını beyan edererk takipte işletilmesi talep edilen faize, faiz oranı ve ödeme emrine, işlemiş faiz ile borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalının itirazının iptali için zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğuni, fakat görüşmelerde bir sonuç alınamadığını beyanla itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve iddia etmiştir.
Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket tarafından stok çıkışının yapılmadığını, teslimatın hiçbir zaman gerçekleşmediğini ve davacının sipariş talebinde bulunmadığı yönündeki iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından defaatle talep edilmesine karşın davacının şirket kuruluşunun tamamlanmadığını ve sözleşmeye konu ürünler için henüz bir depo kiralanmadığını belirterek ürünlerin müvekkili şirket deposunda tutulmasını talep ettiğini, davacının bu talebi doğrultusunda karşılıklı mutabık kalınarak ürünlerin müvekkili şirketin deposunda tutulduğunu,
davacının stok çıkışı ve teslimat yapılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11. Maddesi kapsamında: “"Tedarikçi firmaya, Yetkili Satıcı tarafından verilen sipariş kesin sipariştir. İptal edilemez. Sipariş verildikten sonra bedelin tamamı sözleşme uyarınca muaccel olur. Sipariş verildikten sonra
Yetkili Satıcılık Sözleşmesi Yetkili Satıcı tarafından feshedilse dahi, Yetkili satıcı sipariş verdiği malı teslim almakla ve bedelini ödemekle yükümlüdür." şeklinde düzenlendiğini, davacı tarafından sipariş edilen ve müvekkil şirket deposunda tutulan davaya konu 40.000 Euro bedelindeki stok miktarı müvekkil şirketin ciddi, gerçek ve usulüne uygun ifa teklifini davacının haklı bir sebep olmaksızın reddetmesi ve haklı bir sebep almaksızın sözleşme gereğince üzerine düşen ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşme uyarınca davacı sipariş verdiği malı teslim almakla ve bedelini ödemekle yükümlü olduğununu,
müvekkilinin tüm iyi niyetiyle davacı tarafından sipariş edilen ürünleri kendi deposunda muhafaza ettiğini, davacının müvekkilinin bu iyi niyetini suiistimal ederek sözleşme gereğince malları teslim almaktan imtina ettiği ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun '"TBK") Alacaklının temerrüdü başlıklı 106. Ve devamı maddeleri uyarınca temerrüde düştüğünü, İlgili maddede.
"Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur." Şeklinde denildiğini, davacı vekilinin iddialarının aksine, davacı haklı bir sebep göstermeksizin müvekkili şirket deposunda bulunan ve davacı tarafça sipariş edilen malları teslim almaktan ısrarla imtina ettiğini, müvekkili şirketin Sözleşme uyarınca kendisine düşen yükümlülüklerini gerekli özeni ve hassasiyeti göstererek eksiksiz yerine getirdiğini, müvekkilinin davacıya eğitim,
personel desteği sağlamış, depo tesis etmiş ayrıca yol, yemek, çalışma ücreti ve sair masraf yardımında bulunduğunu, sözleşmeye konu satış ve pazarlama faaliyetlerinin davacı tarafından layığıyla yerine getirilmesini ve davacının karlılığının artırılması amacıyla eğitim/know how desteği, depo tesisi, personel desteği sağlandığını, desteklerden kaynaklı yol, yemek, çalışma ücreti ve sair masraflar yaptığını, müvekkilinin harcamış olduğu masraf ve emeğin tazminine ilişkin tüm haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili şirketin takibe itirazı haklı olduğundan davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini,
davacı tarafın alacak iddiasının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, alacak talebinin yargılamayı gerektirdiği müvekkili şirketin takibe itirazı haklı olduğundan ve davacının iddia ettiği alacak mevcut olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, müvekkilin sözleşmeden doğan ve yasal tüm yükümlülüklerini layığıyla yerine getirdiğinden müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, davacının haksız şekilde müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatması sebebiyle,
dava değerinin %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER , TAHKİKAT VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki sözleşmeye dayanılarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının BAM kaldırma kararı sonrası yeniden eksiksiz temini ile davacı beyanı da alınarak incelenmesinde ; takibin davacılar tarafından sözleşmeden kaynaklı alacağa dayalı olarak davalı aleyhine işlemiş faiziyle birlikte toplam 40.747,95 Euro alacağın 3095 sayılı kanun uyarınca faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların defter ve belgeleri incelenerek varsa alacak borç dökümünün yapılması amacıyla BAM kaldırma kararı öncesi bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda özetle;
"..
1- Davacı ... Kim. Ve Tic.A.Ş. tarafından incelemeye sunulan 2019, 2020 yılı ticari defterlerin 6102 sayılı yeni TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu kanaatine varıldığı,
2- Davalı yanın incelemeye sunduğu, 2019 yılına ait Yevmiye Defterinin eksik olduğu, kapanış tasdikinin yapılmamış olduğundan sahibi lehine delil olma özelliği takdiri Mahkemenize aittir.
3-Dava dosyası incelemelerimizde Davacı ... ile davalı ... İnv. İnş. Kim. Pet. Enr. San. Ve Tic. A.Ş. arasında …./…./2019 (tarihsiz) TEK ELDEN SATIM SÖZLEŞMESİ düzenlendiği görülmüştür.
4- Davacı ... tarafından davalı yana ait İş bankası ... IBN Euro hesabına 07/05/209 tarihinde 40.000,00 Euro Havale yapıldığı ancak davalı yana ait yasal defterlerde yapılan incelemede davacı ... tarafından yapılan 40.000,00 Euro havaleye ilişkin bir kayda davalıya ait yasal defterlerinde rastlanılmamıştır.
5-Taraflar arasında tanzim edilen TEK ELDEN SATIŞ SÖZLEŞMESİ “Madde 11: YETKİLİ SATICI, sözleşmenin imzalanması ile birlikte, ek-1 de bildirilecek ürünlerden 40.000,00 Euro luk stokuna çekmek ve bu ilk ürün bedelini peşin olarak ödemek zorundadır.” Uyarınca dosya münderecatında ek-1 ürün listesi, stok çıkış evrakı, mal teslimi ve faturasına rastlanılmamıştır.
6- Her ne kadar taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin tarihi belli olmasa da Sözleşme madde 11: YETKİLİ SATICI, sözleşmenin imzalanması ile birlikte Ek-1 de bildirilecek ürünlerinden 40.000,00 EURO luk stokunu çekmek ve bu ilk ürün bedelini peşin olarak ödemek zorundadır.. Daha sonraki mal teslimatı miktarı ve zamanı, bölgedeki talebe göre belirlenecektir. YETKİLİ SATICI, her daim en az Ek- de belirtilen ürünü stokunda bulundurmak mecburiyetindedir.
YETKİLİ SATICI, her siparişi imzalayarak kaşelemek zorundadır, İmzasız ve kaşesiz siparişler geçersiz olup, şifahi (telefon) siparişler TEDARİKÇİ 'tarafından dikkate alınmaz.YETKİLİ SATICI’ nın siparişinde değişiklik yapma ihtiyacı duyması halinde, bu talebini ürün sevkiyatından en az 3(üç) gün önce TEDARİKÇİ’ nin satış departmanına yazılı olarak bildirmesi gerekmektedir.
Sevk tarihi, ürünün TEDARİKÇİ den çıkış ve sevk irsaliyesini düzenlemiş oldu tarihtir YETKİLİ SATICININ özel çalışması ile irtibat kurulacak ihalelerde yukarıdaki oranların üzerindeki alımlarda TEDARİKÇİ ile hareket edilecek ve bu ihalelere TEDARİKÇİ tarafından girilecektir.
TEDARİKÇİ firmaya, YETKİLİ SATICI tarafından verilen sipariş kesin sipariştir. İptal edilemez- Sipariş verildikten sonra bedelin tamamı sözleşme uyarınca muaccel olur.
Sipariş verildikten sonra YETKİLİ SATICI lık Sözleşmesi YETKİLİ SATICI tarafından fesih edilse dahi, YETKİLİ SATICI sipariş verdiği malı teslim almakta ve bedelini ödemekle yükümlüdür.
Nakden ve TEDARİKÇİ’ nin bildireceği bir banka hesabına yapılacak olan ödemelerin TL (Türk Lirası) bazında yapılması durumunca, ödeme tarihlerindeki TCMB efektif satış kurları esas alınacaktır;
Yetkili firma, TEDARİKÇİ’ nin her talebinde ve her ay sonunda hesap mutabakatı yapmak zorundadır. Aksine hareketin tespitinde, TEDARİKÇİ’ nin sözleşmeyi fesh hakta doğacaktır. YETKİLİ SATICI, stok ve satış hareketlerini firmaya haftalık raporlar hainde bildirecektir,
YETKİLİ SATICI, ... markalı uluslararası tescil edilmiş ürünlerin hiçbirisinin orijinal ambalajı ile oynayamaz. Ürünleri açamaz. Niteliğini değiştiremez, olarak bir başka etiket, çıkartma, marka vb yapıştıramaz, TFDARİKÇİ den orijinal ... ürünlerinin hepsini, orjinallerini bozmadan (olduğu gibi) müşterilere teslim etmek zorundadır.
Şeklinde tanzim edilmiş olup, sözleşme ile taraflar Ek-1 de bildirilecek belli bir miktar ürünü 40.000 Euro karşılığı tartışmasız almak / satmak üzere anlaşmışsalar da dosya ve tarafların nezdinde yapılan incelemelerde; davacının yapmış olduğu ödeme sonucu teslim edilmeyen sözleşmeye dayalı malın hangi tarihte nerede kimin tarafından nasıl alınacağı belirtilmemiş ise de Yetkili satıcılık sözleşmesinde satıcı tarafından sipariş verdiği malı almakla ve ödemekle yükümlüdür…….. maddesi gereği malı almakla yükümlü olanın davacı olduğu düşünülmektedir.
Ancak dosya içerisinden ve incelemelerde davalının ürün tedarikinin tamamlandığına ilişkin davacıya bilgi verdiği yada davalının almayı taahhüt ettiği ürünlerinin akıbeti hakkında bilgi almaya çalıştığı yönünde somut bir bilgi ve belge yer almamaktadır, taraflar arasındaki bildirim yükümlülüğünün kime ait olduğunun takdiri sayın mahkemenize ait olmaktadır.
Tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirleri içerisinde kaldığı, " yönünde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. Mahkememizce ... esas sayılı dosyada verilen davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekilince İstinaf edildiği, İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin 2022/1141 esas, 2025/63 karar sayılı ilamı ile;
"..Somut uyuşmazlığa konu .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasından Mahkemenin talebi üzerine gönderilen evraklar incelendiğinde.
İcra Dairesi tarafından takip talebi, itiraz dilekçesi, borçlu vekaletnamesi, takibin durdurulmasına ilişkin tensip kararının gönderildiği, gönderilen evraklar arasında ödeme emrinin bulunmadığı, bu takip talebinde alacaklı olarak davacı ...'nin, borçlu olarak davalı şirketin, alacak miktarının 40.000,00 Eur olarak gözüktüğü, icra takibine itiraz dilekçesinde davacıların her ikisinin de yer aldığı, Uyap ortamından eklenen icra takip dosyası incelendiğinde ise, karar tarihinden sonra 20/10/2023 tarihinde Uyap ortamına atılan ....
İcra Dairesi'nin 28/11/2019 tarihli İstanbul İcra Tevzi Bürosuna yazılan muhabere üst yazısında alacaklı davacıların borçlu davalı aleyhine borç miktarı 40.747,95 EURO € ( 40.747,95 € X 6,35 TL - 258.749.449 TL olarak belirtilen icra takip dosyası ve aslının gönderildiğinin, harçlarının alındığının belirtildiği, söz konusu muhabere yazısının İstanbul İcra Daireleri Tevzi Bürosu tarafından 04/12/2019 tarihinde havale edildiği, Uyap ortamına 03/01/2020 tarihinde atılan takip talebinin Mahkemece dikkate alınan davacı ...'nin, borçlu olarak davalı şirketin, alacak miktarının 40.000,00 Eur olarak gözüktüğü takip talebi olduğu,
ancak aynı dosyada 20/10/2023 tarihinde Uyap ortamına atılan alacaklısının davacılar, borçlusunun davalı olarak gözüktüğü alacak miktarının 257.934,52TL- harca esas değer 40.000,00 EUR asıl alacak 747,95 EUR. işlemiş Faiz (Avans Faizi (3095 S.K.) olmak üzere 40.747,95 EUR gözüktüğü 28/11/2019 tarihli ıslak imzalı, 17/12/2019 icra müdür yardımcısı havale tarihli icra takip talebi bulunduğu, 20/10/2023 tarihinde Uyap ortamına atılan ödeme emrinin de bu takip talebine göre düzenlendiği,
söz konusu ödeme emrine borçlu vekili tarafından her iki davacı alacaklının gösterilerek 07/01/2020 tarihinde itiraz edildiği ve 09/01/2020 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, icra dosyasının fiziken dosya arasına alınmadığı anlaşılmıştır.
İcra Dairesi tarafından Mahkemeye Uyap ortamından gönderilen evraklar arasında ödeme emri bulunmamasına rağmen Mahkemece ödeme emri celbedilerek incelenmeden, uyap ortamına sonradan aktarılan takip talebi, ödeme emri ile uyap ortamında bulunan ve Mahkemece dikkate alınan takip talebi arasında çelişki bulunmasına rağmen bu çelişki giderilmeden ve doğru takip talebi tespit edilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmamıştır.
Yine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2 maddesine göre davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur. Bu hüküm uyarınca Mahkemece davanın aktif husumet ehliyeti eksikliği sebebiyle reddedilmesi nedeniyle davalı lehine maktu vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti takdirine karar verilmesi yasal mevzuata uygun olmamıştır. "gerekçesi ile kaldırılarak mahkememize gönderildiği ve 2025/150 esasına kaydedildiği görülmekle yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur.
Davalı vekillerinden ...'in istifa ettiği, istifanın duruşma günüyle birlikte davalı şirkete tebliğ edildiği ancak davalının dosyada mübrez vekaletnamesinde adı geçen diğer vekillerinden duruşmalara katılan olmadığı görüldü.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı tarafın, davalı taraftan aralarındaki sözleşme kapsamında alacaklı olduğundan bahisle takip başlattığı, davalının itirazı üzerine eldeki davayı ikame ettiği, davacı ... ile davalı şirket arasında 2019 yılında tek elden satım sözleşmesi imzalandığı, dosyada bir örneği bulunan dekonttan anlaşıldığı üzere davacı ...'ın sözleşmenin 11. Maddesinin ilk bendinde yer alan ''YETKİLİ SATICI, sözleşmenin imzalanması ile birlikte Ek-1 de bildirilecek ürünlerinden 40.000,00 EURO luk stokunu çekmek ve bu ilk ürün bedelini peşin olarak ödemek zorundadır.. Daha sonraki mal teslimatı miktarı ve zamanı, bölgedeki talebe
göre belirlenecektir.
YETKİLİ SATICI, her daim en az Ek- de belirtilen ürünü stokunda bulundurmak mecburiyetindedir. '' hükmü gereği 07.05.2019 tarihinde davalıya 40.000 Euro ödeme yaptığı, ancak davacıya bir mal teslimi yapılmadığı ve davacı ... tarafından sözleşmenin 12. Maddesi uyarınca davalıya çekilen 23.10.2019 tarihli ihtar ile sözleşmenin feshedildiği, yine aynı ihtarla yapılan ödemenin iadesi talebi ile davalının temerrüde düşürüldüğü, her ne kadar davalı taraf ürünlerin henüz bir depo kiralanmadığından davacı tarafça teslim alınmadığını iddia etmiş ise de;
teslim talebinin davacıya iletildiğine ve teslimin davacı tarafça kabul edilmediğine, böylece davacının temerrüde düştüğüne ilişkin bir delilin dosya arasında bulunmadığı, stok çıkış ve mal teslim evraklarının bulunmadığı, sadece davacının fesih ihtarı üzerine ürünlerin depoda bulunduğunun ve teslim alınması gerektiğinin davacı tarafa iletildiği, bu ihtarda dahi depo adresinin bildirilmediği, stok ödemesini alan ve ürün satışını yapan davalının teslimi ispat etmesi gerektiği, yine sözleşmenin 11. Maddesinin 6. bendinde yer alan'' TEDARİKÇİ firmaya, YETKİLİ SATICI tarafından verilen sipariş kesin sipariştir.
İptal edilemez. Sipariş verildikten sonra bedelin tamamı sözleşme uyarınca muaccel olur.
Sipariş verildikten sonra YETKİLİ SATICI lık Sözleşmesi YETKİLİ SATICI tarafından fesih edilse dahi, YETKİLİ SATICI sipariş verdiği malı teslim almakta ve bedelini ödemekle yükümlüdür. '' hükmünün ilk bentte yer alan ilk ve zorunlu stok olan ürün tedarikinden sonraki siparişler için kabul edilebileceği, zira davaya konu bedelin stokta bulundurulması mecburi kabul edilen ürün bedeline ilişkin olduğu, yoksa davacı tarafından verilmiş ve teslim alınmamış bir siparişin söz konusu olmadığı,
davacı tarafça sözleşmenin 11.maddesinin ilk bendi uyarınca sözleşmenin başında zorunlu olarak bulundurulması gereken ürünler dışında herhangi bir sipariş kaydının oluşturulmadığı, yine davalının yaptığı masraflar ve eğitimler nedeniyle dava hakkını saklı tutması halinin ayrı bir dava konusunu oluşturduğu, eldeki davada yapılan masraflara ilişkin bir dekont, verilen eğitime ilişkin bir delil sunulmadığı,
sözleşmenin sona ermesi ile ifa edilmeyen edim karşılığı davalı tarafından alınan ödemenin, davacı ...'a iadesi gerektiği, zira sözleşmenin davalı ile davacı ... arasında yapıldığı ve davaya konu ödemenin de davacı ... tarafından yapılması nedeniyle maillerde tarafına iadesinin talep edildiği, o halde bir iade talebi var ise bunun davacı ... tarafından talep edilmesi gerektiği, çünkü sözleşmeyi ve ödemeyi yapanın kendisi olduğu, sözleşmede isminin ne olacağı dahi yazmayan şirketin de bu sözleşme ile bağlı olacağının belirtilmesi suretiyle davacı şirketin sözleşmeye dahil edilmesinin mümkün olmadığı,
davacı şirketin tüzel kişilik kazanarak ve yetkilisince sunulacak irade beyanı ile bir sözleşmeye taraf olabileceği, bu nedenle davacı şirketin işbu dava kapsamında tarafı olmadığı sözleşme çerçevesinde ve yapmadığı bir ödemeyi talep edemeyeceği anlaşılmakla;
davacı şirket adına açılan davanın reddine, ödeme yapan davacı ...'ın açtığı davada ise davacının ihtarı ile verilen süre sonunda oluşan temerrüt kapsamında resen hesaplanan işlemiş faiz tutarı nazara alınarak davanın kısmen kabulüne, kısmen kabul edilen davada alacak davalı tarafça da belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/150, K. 2025/627, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama