KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/151
- Karar No
- 2025/681
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/151 Esas
KARAR NO: 2025/681
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 17/01/2025
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili Banka tarafından ihyası istenen -------- karşı--------- Sayılı dosyasından menfi tespit davası açıldığını, iş bu davada ----- tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, karar tebliğe çıkarılmış, tebliğ aşamasındayken Mahkemece yapılan araştırma sonucunda davalı firmanın ---- tarihinde tasfiyesine karar verildiğini, ----- tarihinde tasfiyesinin sona erdiğini, ---- tarihinde ise ticaret sicil kaydının terkin edildiğini, Mahkemece oluşturulan --------tarihli ara karar ile tarafımıza davalı firmanın ihyası davası açılması için 2 haftalık süre verildiğini, bu nedenlerden dolayı;
davanın harçsız olarak kabulüne karar verilmesini, tasfiye işleminin bitimi sonrasında ticaret sicil kaydı terkin olunan ------- ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.TTK'nın 547.
Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme
hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.
------- gelen müzekkere cevabının incelenmesi sonucu, şirket merkezinin yetki alanlarımız içinde olduğu tespit edilmiştir. Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir.
Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Somut olayda; dosya içerisine gelen dava dışı şirketin ------- kayıtlarının incelenmesi sonucu şirket merkezinin ------ olduğu, dosya içerisine gelen kayıtlar incelenmesi sonucu şirketin ----tarihinde tasfiyesine karar verildiği, genel kurul toplantısı uyarınca ----ilanına göre ------ tarihinde terkinine karar verildiği tespit verilmiştir.
Şirketin ticaret sicilden kaydının silinme tarihi ----- Sayılı dosyası ile dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.
Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir.Dava konusu dosyada; şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinden sonra ----Sayılı dosyasında davanın görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur.
Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir. Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı -----, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.
TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.---------------
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/151, K. 2025/681, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama