KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/166 Esas
- Karar no
- 2026/250
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/03/2025
Karar Metni
2.529 kelime·13 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı ... A.Ş., .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasına davalı ... ...
A.Ş. tarafından yapılan itirazın iptalini ve takibin faizi ve ferileriyle devamını talep etmiş, davacı şirket, işlettiği otoyoldaki muhtelif plakalı araçlarla yapılan ihlalli geçişler sebebiyle doğan ve süresi içinde ödenmeyen ücret ve ceza tutarlarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu öne sürmüş, davacı, davalının icra takibine itirazında HGS sisteminde otomatik ödeme talimatı olduğu gerekçesiyle borcunun bulunmadığını beyan ettiğini ancak ihlalli geçiş fiilinin kendisi tarafından inkâr edilmediğini vurgulamış, ihlalli geçişin,
ödeme yapılmaksızın otoyoldan geçişin gerçekleştiği anda tamamlandığını ve cezanın bu anda kesinleştiğini belirtmiş, yasada öngörülen 15 günlük sürede ödeme yapılmadığında cezanın terkin edilmediğini ve alacağın muaccel hale geldiğini ifade etmiş, davacı şirket, 3996 sayılı Kanun ve ilgili Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olarak Karayolları Genel Müdürlüğü ile yaptığı sözleşme çerçevesinde otoyolun yapım ve işletmesini üstlendiğini anlatmış, 6001 sayılı Kanun'un 30. maddesi gereği geçiş ücreti ve cezasının genel hükümlere göre tahsil edileceğini,
dört kat cezanın da araç sahibinden talep edilebileceğini belirtmiş, bu cezaların idari para cezası değil, özel alacak niteliğinde olduğu Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına atıfla ortaya konmuş, davacı ayrıca, şirketin resmi tebligat yapma yetkisine sahip bir kamu kurumu olmadığını, dolayısıyla idari para cezalarında aranan tebliğ şartının otoyollarda işletilen özel hukuk hükümlerine tabi şirketler için geçerli olmadığını savunmuş, araç sahibine bilgilendirme yükümlülüğünün tebliğ anlamına gelmediğini ve kanunda SMS, e-posta, e-devlet gibi yollarla bilgi verilmesinin yeterli olduğunun düzenlendiğini ifade etmiş, müvekkil şirketin,
HGS/OGS sisteminin çalışmasında ödeme anında ... veya ilgili banka provizyonu alınamadığında sistemin bariyer açmadığını, böyle bir durumda sürücüye ihlalli geçiş bildirimi verildiğini, ödeme kanalları ve süreler hakkında bilgilendirildiği ayrıca otomatik tahsilat yönteminin şirket açısından kanuni bir yükümlülük değil, müşteri memnuniyeti amacıyla uygulanan bir kolaylık olduğunu, otomatik ödeme yapılamamış olmasının borç sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını beyan etmiş, davacının, geçiş ücretinin tahsil edilebilmesi için ...'den olumlu provizyon alınması ve ücretin şirket hesabına aktarılması gerektiğini,
bakiye yüklü olsa dahi geçiş ücreti tahsil edilmediyse araç sahibinin sorumlu olduğunu belirtmiş, şirketin ödeme almak için çeşitli internet siteleri ve e-devlet platformu gibi kanallar sunduğunu, araç sahibinin ödeme yapabileceğini ve ödeme takibinden sorumlu olduğunu vurgulamış, davalı tarafın ihlalli geçişi inkâr etmeden, yalnızca ödeme sistemindeki otomatik ödeme talimatına dayanarak icra takibine itiraz etmesinin hukuki bir gerekçeye dayanmadığını, davalı tarafın itirazının icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğu ve alacağın süresi içinde ödenmemesi nedeniyle faiz ve ferileriyle birlikte tahsilinin gerektiğini,
davacı tarafın, davadan önce zorunlu arabuluculuk aşamasının tamamlandığını ve anlaşma sağlanamadığını, sonuç olarak, davacı vekili, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, reeskont avans faizi ve tüm ferileriyle birlikte alacağın tahsili için takibin devamına, borçlu aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kendisinin ABD merkezli ... grubunun Türkiye'deki hizmet ortağı olarak, yüzlerce aracıyla yurt içi ve uluslararası paket taşımacılığı faaliyeti yürüttüğünü açıklamaktadır.
Şirket, sahip olduğu araçlarda HGS cihazları bulunduğunu ve bu cihazların ... ile yaptıkları kurumsal sözleşme kapsamında, geçiş ücretlerinin ... nezdindeki hesaptan otomatik tahsil edildiğini, sözleşmede bakiye yetersizliğinde ...'nin kredili yükleme yapacağı hükmünün bulunduğunu, davalı şirketin, geçiş ücretinin HGS hesabından otomatik tahsil edilmesine ilişkin bu sistemin işleyişine rağmen, davacı ...
A.Ş.'nin, bazı geçişlerde tahsilat yapılamadığını iddia ederek, müvekkili aleyhine 40.050 TL'lik icra takibi başlattığını, şirketin, icra dosyasına dayanak olarak gösterilen listede, müvekkili şirkete ait araçların 14.06.2024 ve 21.06.2024 tarihlerinde Bursa Kuzey-Hersek güzergahında geçiş yaptığı ve bu geçişler için dört katı ceza dahil bedeller tahakkuk ettirildiğini, ancak, aynı günlerde bu araçların diğer otoyol ve köprülerden de geçtiğini ve bu geçişlerin bedellerinin otomatik olarak tahsil edildiğini, ..., geçiş ücretinin tahsil edilememesinin müsebbibinin kendi sistemi değil, davacı şirketin ücret toplama sistemi olduğunu,
davacı şirketin sisteminde oluşan aksaklık nedeniyle o an tahsilat yapılamadığını, ancak sistemin işleyişine uygun olarak sonraki günlerde veya 15 gün içinde bu ücretlerin ... nezdindeki hesaptan tahsil edilmesinin mümkün olduğunu, davacı şirketin bunu yapmayarak doğrudan icra takibine giriştiğini, icra takibinde, müvekkili şirkete söz konusu geçiş ücretlerinin ödenmediğine dair yazılı bir bildirimde bulunulmadığını ve davacı şirketin böyle bir yükümlülüğü yerine getirmediğini, ihlalli geçiş olarak gösterilen bu seferlerin gerçekten ihlalli geçiş olmadığını,
geçiş sırasında araçtaki HGS cihazının bağlı olduğu hesapta yeterli bakiye bulunduğunu, bu durumun ...'den celp edilecek hesap ekstresi ve provizyon dökümleriyle kanıtlanabileceğini, başka davalarda bilirkişi raporlarıyla müvekkili şirkete ait araçların HGS hesaplarında yeterli bakiye bulunduğunun tespit edildiğini, ..., müvekkili şirkete ait araçlarda HGS cihazlarının takılı olduğunu ve bu cihazların bağlı olduğu ... hesabında geçiş anında ve sonrasındaki 15 gün boyunca geçiş ücretlerini karşılayacak bakiye bulunduğunu, ... ile yapılan sözleşme gereği bakiye yetersizliğinde kredili yüklemenin de otomatik olarak yapıldığını,
geçiş ücretlerinin tahsil edilememesinin sebebinin davacı tarafın sistemindeki aksaklık olduğunu, davacı şirketin, müvekkili şirketin geçiş ücretini ödemediğini ispat etmesi durumunda dahi, yalnızca gerçek geçiş ücretini (6 geçiş için toplam 8.010 TL) talep edebileceğini; buna rağmen dört katı ceza ve icra inkar tazminatı talep etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, icra inkar tazminatının her hâlükârda reddedilmesini, ticari bir ilişki olmadığı için ticari reeskont faizi yerine yalnızca yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini, davalı ... ...
A.Ş., davacı ... A.Ş.'nin açtığı itirazın iptali davasının haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, davanın tümden reddine karar verilmesini, mahkemece aksi kanaate varılması durumunda ise yalnızca geçiş ücreti bedeliyle sınırlı bir hüküm kurulmasını, dört katı ceza, reeskont faizi ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddedilmesini, talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir.
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava konusu .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Huzurdaki uyuşmazlık; davaya konu uyuşmazlığın araç geçiş ihlali nedenine dayalı geçiş tutarı ile yasadan kaynaklı para cezasının tahsili isteminin yerinde olup olmadığı, .... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı yanın itirazında haklı olup olmadığı, varsa ödenmeyen geçiş ücretleri nedeniyle davacının kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmıştır.
Dava konusu .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasında; davacı ... A.Ş.'nin davalı ... A.Ş. Aleyhine 07/11/2024 tarihinde toplam 40.050,00 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazları ile takibin durduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davaya konu araçların ihlalli geçiş tarihleri arasında malik bilgilerini gösterir trafik tescil kayıtlarının UYAP sistemi üzerinden çıkarılarak dosya içerisine alınmış, Karayolları 1. ve 4. Bölge Müdürlüğüne ve ... Bank'a yazılan müzekkereye cevap verildiği, dosya arasına alındığı görülmüştür.
Mahkememiz dosyası bilirkişiye tevdi edilmiş olup, Bilirkişi Uğur Karadavut tarafından hazırlanan 29/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"Anapara Kaçak Geçiş Bedeli olarak 8.010,00 TL, Kaçak Geçiş Bedeli 4 Katı Ceza Tutarı olarak 32.040,00 TL, toplamda Anapara + 4 Katı Ceza Tutar Toplamı olarak 40.050,00 TL hesaplandığı, 3095 Sayılı Faiz Yasa gereği Dönemlik Yığılmış Avans Faiz Tutarı olarak 8.453,47 TL olduğu, Kaçak Geçiş + 4 Katı Ceza + Faiz Toplamı olarak 48.503,47 TL hesaplandığı, Kdv 9618 olarak 1.521,62 TL dahil edildiğinde, Takiple İstenebilir. Güncell TOPLAM ALACAK BEDELİ” nin 50.025,09 TL olarak belirlenmiştir.
Buna göre;
Davalı ... ... Şirketi” nden takiple istenebilir güncel toplam alacağın 50.025,09 TL olduğunun,
40.050,00 TL” ye takip ye takip tarihi itibari ile TC Merkez Bankası yıllık % %51,75 olmak üzere ihlalli tarih aralıklarına göre değişen oranlarda İşlemiş faiz yürütüleceği,
Davalı ... ... Şirketi” ne ait ... plakalı araçları ile 13.06.2024 ile 21.06.2024 tarihleri arasında ihlalli geçişlerine ait fotoğraflarının olduğu ve ihlalli geçiş provizyon bilgisi listesi ile uyuştuğu, ayrıca davacı işletici firmanın, aralarında yapılan protokol gereğince davalıya herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğünün bulunmadığı ve yukarıda izahatlarının yapıldığı,
Karayolları Genel Müdürlüğü 1. ve 4. Bölge Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen yazı ekinde bahse konu 5 adet muhtelif plakalı araçların, Banka Hesap Hareketleri geçiş bilgilerini gösterir çizelge içeriğinde bulunan İşlem Tarihi, Giriş Tarih/Zaman, Çıkış İstasyon, Geçiş Ücreti, Bakiye gibi bilgilerin, Davacı yanın mahkemeye sunmuş olduğu ihlalli geçiş bilgilerinde bulunan Tarih, Saat, İstasyon gibi bilgiler ile UYUŞMADIĞININ tespiti sağlandığı, Yani muhtelif plakalı araçların davacı yana ait sorumlu olduğu yoldan ihlalli geçiş yaptıkları tespiti sağlandığı, Davacının İcra İnkar Tazminatı talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
yapılan hesaplamalar ve incelemeler neticesinde kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor tanzim etmiştir.
Mahkememiz dosyası 26/11/2025 tarihli celsede işlemden kaldırılmış, davacı vekilinin 16/12/2025 tarihli dilekçesi ile yenileme talebinde bulunması üzerine mahkememizce 18/12/2025 tarihli yenileme tensip tutanağı hazırlanmış ve ara karar ile dosya rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 24/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"Sayın Mahkemeniz Dava Dosyası muhteviyatı belgelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde;
Nihai Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
a) Davalı ... ... A.Ş.” ne ait dava konusu;
... plakalı araca tanımlı ...,
... plakalı araca tanımlı ...,
... plakalı araca tanımlı ...,
... plakalı araca tanımlı ...,
... plakalı araca tanımlı ...
numaralı HGS ürünlerinin bulunduğu,
b) Karayolları Genel Müdürlüğü 4. Bölge Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye sunulan ... ve ... plakalı araçların HGS abonelik ve geçiş bilgileri ile banka geçiş hareketleri detaylı incelendiği,
Her bir plaka için HGS banka hareketleri; işlem sırası, tarih/zaman, istasyon bilgileri, geçiş ücretleri, bakiye bilgileri ile ihlalli geçiş olduğu belirtilen tarihten itibaren 15 günlük süre de dikkate alınarak hesap hareketleri dökümü yapıldığı ve raporda açıklandığı üzere,
Takibe konu ihlalli geçişlerin görüldüğü ve takip dayanağı belge olarak sunulan İGB bilgileri dökümünde belirtilen dava konusu 5 adet plakalı araca ait geçiş bilgileri HGS banka hareketlerinin kontrolünde tespit edilmemiştir.
¸
c) Davaya konu ihlalli geçişlere ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde; Davacı otoyol işletmecisinin sistemin işleyişine uygun şekilde işlem yaptığı, tahsilatın gerçekleştirilememesinin ise hesap bakiyesinin yetersiz olmasından kaynaklandığı, tahsilatın gerçekleştirilememesinin sistemsel bir arıza veya işletmeci kusurundan ziyade, ilgili HGS hesabında geçiş ücretini karşılayacak yeterli bakiye bulunmaması ile doğrudan ilişkili olduğu," şeklinde rapor tanzim etmiştir.
6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.
Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.
Anayasa Mahkemesi'nin 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında ".... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır.
Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir...... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir.
Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür.
Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır....." yönünde karar vermiştir. Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.
(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/1124 Esas, 2021/347 Karar sayılı ilamı)
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; ihlalli geçiş görüntüleri ile provizyon kayıtları incelenmek suretiyle hazırlanmakla ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, davalının sahibi olduğu ..., ... plakalı araçlar 13.06.2024-21.06.2024 tarihleri arasında davacıya ait ücretli otoyollardan HGS/OGS hesap bakiyesinde yeterli meblağ bulundurmadan çok defa ihlalli geçişler yaptığı ve geçiş ücretlerini 15 günlük süre içinde ödemediği, rapordaki tespitler uyarınca yasa gereğince geçiş bedelinin 4 katı tutarında ceza bedelini de ödemekle mükellef olduğu,
ihlalli geçiş yapan aracın, ihlallerin yapıldığı tarihte davalıya ait olduğu hususunun tescil kayıtları ile sabit olduğu, alınan tüm bilirkişi raporlarında tespit edilen geçiş ücreti ve 4 katı ceza bedeli toplamı 40.050,00-TL asıl alacak tutarı kadar davacı yanın davalı yandan alacaklı olduğu, mahkememizce alınan 29.06.2025 rapora itiraz edilmesi üzerinde yeni bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 24.02.2026 tarihli raporla da davacının davalıdan 40.050,00-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Davalı tarafça alınan rapora itiraz edilmiş ise de tanzim edilen 24.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda ... A.Ş sözleşmesi ve otomatik yükleme talimatında bulunulmasına rağmen tahsilat yapılmaması durumu değerlendirilmiş ve mahkememizce de benimsendiği üzere ödemenin yapılmamasının davacının sistemlerinden kaynaklı olmadığı kanaatine varılmış ve dosyada İGB dökümlerinin de mevcut olması karşısında davalının itirazlarına itibar edilememiştir.
Davacı şirket tarafından geçiş ücretlerinin ve ceza bedellerinin tahsili noktasında uygulanması gereken yasal düzenleme, yasanın 30. maddesinin 5, 6 ve 7. fıkralarıdır.
Zira 3. fıkrada düzenlenen tebliğ hükmünün, maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları yönünden geçerli olduğu açıkça düzenlenmiş olup, idari para cezalarının ise Genel Müdürlükçe yetkilendirilen personel veya trafik polisi, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde jandarma personeli tarafından verileceği belirtilmiştir.
Davacı şirket tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri ve cezalar ise bu kapsamda olmadığından, yasal düzenleme ile tebliğ zorunluluğunun olmadığı ve geçiş tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde ödenmesi gerektiği açıktır. Bu hükmün uygulanabilmesi için ihlalli geçişin, geçiş anında muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Dosyadaki İGB dökümlerinin mevcut olması karşısında davacının geçiş ücretinin 4 katı oranındaki tutarı davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmıştır.
Ayrıca alacağın muaccel olduğu an, tarafların anlaşması veya bir ihbar ya da kanun hükmü veya hukuki ilişkinin mahiyeti ile belirlenir. Muacceliyet ile temerrüdü karıştırmamak gerekir. Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrüt olur.
Ancak dava konusu somut olayda, ihlalli geçişlere ilişkin geçiş ücretlerinin geçiş anında tahsil edilemediğinin davalı tarafça bilindiği nazara alındığında 15 günlük süre sonunda temerrüt oluşacağından hükme esas alınan 29.06.2025 ve 24.02.2026 bilirkişi raporlarında yer alan tespitler ışığında davanın kabulüne karar verilmesi kanaati hasıl olmuştur.
İcra İnkar tazminatı talebi bakımından da alacağın likid alacak olduğu ve bu bağlamda icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu anlaşılmakla (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2021/771 Esas, 2024/998 Karar) davanın kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · (e-imza) Hakim ... · (e-imza)
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/166, K. 2026/250, 1 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama