KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2025
- Esas no
- 2025/171 Esas
- Karar no
- 2025/198
- Dava
- Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/01/2023
Karar Metni
916 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı arasında 23.02.2017 tarihinde Acentelik Sözleşmesi akdedilmiş olup, acentelik sözleşmesi gereği, acentelik hizmetlerini ifa etmesi için ....Noterliği nezdinde vekaletname ile davalı tarafça temsil yetkisi verildiğini, müvekkilinin Acentelik Sözleşmesinde belirlenen yükümlülüklere uygun olarak yüksek ve karlı sigorta ürünlerinin satışlarını yaparak başarılı bir acentelik işletme yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen, davalı sigorta şirketinin, müvekkil ile arasındaki Acentelik Sözleşmesini haksız ve mesnetsiz şekilde tek taraflı olarak fesih cihedine gitmiş olup,
müvekkilin tüzel kişiliğinin bütünlüğüne maddi ve manevi zarar vermek suretiyle saldırıda bulunduğunu, netice itibariyle, Fiili Fesih ile Kaydi Fesih arasında, 1 yılı aşkın süreçte bilinçli şekilde Acentenin ekranlarına teknik olarak yüksek fiyat parametresi ile acente özelinde Sigorta Şirketi tarafından müdahale edilmiş olduğunu, ayrıca bu haksız eylemlerin, Sigorta Şirketi tarafından, bilinçli ve tasarlayarak, Denkleştirme Tazminatından kurtulmaya yönelik yapıldığının açık olduğunu, zira Denkleştirme Tazminatı hesaplamasında son 1 yıllık üretim tutarları tazminat tutarını yüksek oranda menfi olarak etkilediğini iddia ile,
acentenin geniş bir müşteri çevresi yarattığı ve devamlılığını sağladığını, böylelikle Yüksek Yargı Kararları ve Sigorta Kanunu ve sair mevzuatlarla Acenteye verilen Denkleştirme Talep hakkının üst sınırının Bilirkişi marifetiyle yerinde inceleme de yapılarak hesaplanması akabinde artırmak üzere şimdilik 450.000,00 TL “Denkleştirme Tazminatı”'nın fesih tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını belirterek usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da feshin acente kusurundan kaynaklandığını, davacı acentenin, 2021 yılından bu yana, müvekkilinin tüm desteğine ve ilgisine rağmen, sözleşme gereği uymak zorunda olduğu talimatlardan , her iki şirketin de varlığını sürdürebilmesi için zorunlu şart olan, kar etmek şartının gerçekleşebilmesi için kendisine son derece hakkaniyete uygun ve emsal acente hedeflerine de yakın olarak verilen hedefleri tutturma görevini yerine getiremediğini, dava dilekçesindeki açık ikrar ile de kanıtladığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; acentelik sözleşmesinin feshinin haksız olduğundan ve davalıya müşteri kazandırıldığından bahisle denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... nolu ilamı ile ''..Taraflar arasında imzalanan ve dosyaya ibraz edilen sözleşme ile tarafların uyuşmazlıkların çözümü için İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerini yetkili kıldıkları, sözleşmede kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, tarafların tacir olduğu ve mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşılmakla, dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ''denilmek suretiyle yetkisizlik kararı verilmesi sonrası dosya mahkememize tevzii olmuştur.
HMK'nın ilgili maddelerinde;
MADDE 17- (1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler.
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.
MADDE 19- (1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir. Düzenlemeleri yer almaktadır.
İstanbul BAM 36. H.D nin 2024/4387 esas ve 2024/3340 karar sayılı ilamında aynen''.. 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin 2 inci bendine göre yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmayacaktır.
Mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan, kesin yetki halleridir. Yetki sözleşmesinin yapılmış olması da resen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir. ''denilmektedir.
Yine İstanbul BAM 37. H.D nin 2024/272 esas ve 2024/1937 karar sayılı ilamında aynen'' .. taraflar tacir ve kamu tüzel kişileri olduğundan yetki sözleşmesi geçerli ise de ve bu yetki sözleşmesi ile Beykoz ilçesinin yetkisi ortadan kalkmış ve İstanbul mahkemeleri münhasır yetkili hale gelmiş ise de bu dava şartı niteliğinde kesin yetki değildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2015/5802 Esas - 2016/239 Karar sayılı ilamı). Bu nedenle ancak sözleşmenin tarafı olan davalının yetki itirazında bulunması halinde mahkemece dikkate alınabilir (Yine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2015/5802 Esas - 2016/239 Karar sayılı ilamı)...''denilmektedir.
Yukarıda açıklanan mevzuat ve emsal kararlar uyarınca; taraflar arasındaki sözleşme ile belirlenen İstanbul Mahkemeleri münhasır yetkili mahkemeler olsa da münhasır yetki ve kesin yetki hallerinin birbirinden farklı olduğu, bu sebeple münhasır yetkili mahkemenin sözleşmede belirlenmiş olması halinde, farklı bir yerde dava açıldığında mahkemece doğrudan yetkisizlik kararı verilemeyeceği, davalı tarafın cevap dilekçesinde usulünce sunmuş olduğu yetki itirazının gerekli olduğu,
somut olayda taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen yetki şartı nedeniyle davalının cevap dilekçesinde yetki itirazı olmamasına rağmen dosyanın yetkisizlik kararı verilerek mahkememize gönderildiği, ancak mahkememiz yetkisinin kesin olmadığı bu sebeple HMK'nın 19/2 ve 19/4 maddeleri uyarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin artık yetkili hale geldiği anlaşılmakla mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/171, K. 2025/198, 14 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama