KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/884 Esas
- Karar no
- 2026/298
- Dava
- Zayi Belgesi Verilmesi
- Dava tarihi
- 04/12/2025
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkillerinin ...Müdürlüğüne kayıtlı , ... ... Cad. No:52 ... İstanbul adresi olan ... ... ve Tic. Ltd.
Şti'ni ortakları olduklarını, şirketin tasfiye aşamasında olduğunu ve bu durumun Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında yer aldığını, şirkete ait genel kurul karar defterinin, şirketin muhasebe kayıtları arasında iken kaybolduğunu ve bulanamadığını, şirkete ait defter kayıp olduğundan, bu konuda şirket organlarınca vekalet verilmesine ilişkin karar alınamadığını, şirket vekaletnamesinin düzenlenemediğini, bu sebeple ortak sıfatıyla ve ...'nun temsilci olarak verdikleri vekaletname ile davanın açıldığını belirterek, ... ... ve Tic.
Ltd. Şti'ne ait genel kurul karar defterinin zayi olduğunun tespitini ve bu hususta zayi belgesi verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Dava dışı ... ... ve Tic. Ltd. Şti'nin sicil kayıtlarında şirket ortaklarının davacılar olduğu, davacı ...'nun temsil yetkisinin 19.09.2016 tarihinde sona erdiği, aksi karar alınıncaya kadar dava dışı ...'ün de yetkili olduğu, bu haliyle eldeki davanın şirketin yetkililerinden biri tarafından açılmadığı , yine şirketin 31.07.2013 tarihinde resen sicilden terkin edildiği , başka bir dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ihyasına ilişkin kararın işlendiği görülmüştür.
İstanbul BAM 12. H.D 'nin 2018/1061 esas ve 2018/1548 karar sayılı ilamında'' ..Somut olayda davacılar, davalı Tasfiye Halinde .... Ltd. Şti.’ne ait karar defterinin tasfiye memurunda bulunduğu sırada kaybolduğunu ileri sürerek zayi belgesi verilmesini talep etmişlerdir.
Yukarıda sözü edilen yasa hükmü gereğince iş bu davanın karar defteri kaybolan tasfiye halindeki şirket tarafından(şirket adına temsilcisi sıfatıyla tasfiye memuru tarafından) açılması gerekirken, taraf sıfatı bulunmayan şirket ortağı ve eski yetkilisi tarafından açılmasında isabet görülmediği gibi, hasımsız olarak açılması gereken bu davada şirketin hasım olarak gösterilmesi de doğru olmamıştır.
Bu durumda ilk derece mahkemesince verilen davanın aktif husumet yokluğundan reddi yönündeki kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.'' denildiği görülmüştür.
Yine İstanbul BAM 14. H.D nin 2018/1245 esas ve 2019/1181 karar sayılı ilamında '' Zayi belgesi verilmesini talep hakkı şirket tasfiye memuruna ve şirket yönetim kuruluna, yani şirket temsilcilerine aittir.... Esasen şirkete ilişkin tasfiye süreci halen devam ettiğinden eldeki davanın şirket adına temsilcisi sıfatıyla tasfiye memuru tarafından açılması gerekmektedir. Ancak, TTK'nın 535. Maddesine göre, şirket organlarının (yönetim kurulunun) görevi de tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak devam eder. Bu bağlamda; somut olay açısından davacının tasfiye memuruna ulaşılamıyor olması iddiası karşısında, hali hazırda eldeki davanın şirket tüzel kişiliğinin organları aracılığıyla açılması gerekir...'' denilmiştir.
Ayrıca talep edenin 2007 yılından itibaren talepte bulunduğu ancak 10 yıl saklama süresini aşan defterler bakımından hukuki yararın da söz konusu olmayacağı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan emsal kararlar uyarınca talep edenin dava hakkı bulunmadığı, zayi talebinin tasfiye halindeki şirket adına istenmesi gerektiği , davacıların kendi adına işbu davayı ikame edemeyeceği anlaşılmakla; davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/884, K. 2026/298, 14 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama