KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2019
- Esas no
- 2017/381 Esas
- Karar no
- 2019/183
- Dava
- İtirazın İptali (Çatmadan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/11/2017
Karar Metni
1.147 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Çatmadan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesin özetle; davalı şirket aleyhine ....
İcra Müdürlüğü'nde başlattıkları icra takibine ilişkin ödeme emrinin borçlu tarafça tebellüğ edildiğini ve borçlu tarafın yasal süresi içinde borca itiraz ettiğini, borçlunun yapmış olduğu işbu itiraz neticesinde icra takibinin durduğunu, davalı şirkete lojistik hizmeti verildiğini, davalı şirketin konteynerleri 14 günlük serbest sürenin aşılmasına rağmen çekmediği için demuraj bedeli ödemesi gerektiğini, davalı taraf ile müvekkilinin ayrıca hesap mutabakatı da yaptırdıklarını,
davalı tarafın ödeme için müvekkilinden ek süre istediğini ve müvekkilinin istenen bu ek süreyi vermesine rağmen davalı tarafın bu zamana kadar herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğunu, kötüniyetli itiraz nedeniyle daavlı şirket aleyhine icra inkar tazminatının hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; demurajın dış ticaret işlemlerinde konteynerdeki yükün boşaltılması için alıcı ve satıcının yaptığı anlaşmayla belirlenen sürenin aşılması halinde, konteyner başına alıcı tarafından ödenen gecikme bedeli olduğunu, ancak demuraj ücretinin doğması için bu konuda düzenlenen bir taşıma sözleşmesinin ya da atıfta bulunulan bir konşimentonun varlığının zorunlu olduğunu, demuraj bedeline ilişkin bir taşıma sözleşmesinin yada konşimentonun bulunmadığını, davacı şirket tarafından kesilen faturaların ise demurajın varlığını kanıtlamaya muktedir olmadığını,
sadece faturalardan yola çıkarak müvekkil şirketin demuraj borcunun olduğunun söylenmesinin hukuki temelden yoksun olduğundan davacı şirketin kötüniyetli olarak icra takibine giriştiğinin belirtildiği, haksız davanın reddine, davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
04/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının fiili taşıyan vasfını ispat edemediği, davacı eğer fiili taşıyan sıfatına haiz değil ise bile fiili taşıyana ödediği demuraj ücretlerini belgeleyemediği, taraflar arasındaki elektronik postalar gerek 07/02/2017 tarihli "mutabakat mektubu" içeriğinde davalının borcunu kabul etmesi ve yine davalının kendi defter kayıtlarında davacıya borçlu gözükmesi karşısında davacının davalıdan 25/08/2017 tarihi itibari ile bakiye kalan alacak tutarı olan 24.769,56 TL'yi talep edip edemeyeceği hususu hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinden konu tamamı ile sayın Mahkemenin takdirinde olduğu tespit edilmiştir.
20/12/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; dava tarihi 16/03/2017 tarihi itibari ile 39.476,03 TL asıl alacak + 854,13 TL işlemiş faiz + 4.631,11 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 44.961,27 TL alacaklı olacağı tespit edilmiştir.
Dava; davalı tarafa verilen lojistik hizmeti nedeniyle konteynırın süresinde boşaltılmaması kaynaklı demuraj alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Demuraj alacağı; konteyner üzerinde tasarruf hakkı bulunan kişinin anlaşmayla belirlenen yahut makul süre içerisinde konteynerın boş olarak teslim edilmemesi nedeniyle konteynerın dolu olarak kaldığı süreler için artan oranlarla talep ettiği bir bakıma konteyner işgaliye bedelidir. Demuraj bedelini isteyebilecek kişi navlun sözleşmesine göre taşıyan yahut fiili taşıyan sıfatı olmasa dahi demuraj bedelinin fiili taşıyana ödediğini belgelerle ıspatlama ve taşıma ilişkisindeki sıfatını belgeleme şartı ile taşımaya aracılık edendir. Demuraj borçlusu ise taşıtan yahut TTK 1203 maddesi gereği konşimento veya atıf yaptığı sözleşmeye göre atılı borçtan sorumlu olacağı ilkesine yer verilen ve malın teslimini isteyen gönderilendir.
Dava dosyasında, taraflar arasında davacı talebine dayanak bir taşıma belgesi veya navlun faturası bulunmamaktadır. Bu nedenle esasen tarafların taşıma ilişkisindeki konumları tespit edilememiştir. Ancak dosyaya sunulan taraflar arasındaki mail yazışmaları ile davalının taşıtan ve/veya gönderilen; davacının ise taşıyan sıfatı ile hareket ettiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki mail yazışmalarında; davalının eşyaların limana geldiğinden haberdar olduğu, eşyaların davalı tarafça gümrükten çekilerek teslim alındığı, konteyner teslim ve iade tarihlerinde ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafın demuraj alacağına itiraz edilmediği aksine indirim talep edildiği ve indirimin uygulandığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca taraflar arasında 07/02/2017 tarihli, "Şirketimiz nezdindeki Hesab-ı Cariniz 31.12.2016 itibarı ile 39.476 TL BORÇ bakiyesi vermektedir. Mutabık olup olmadığınızı bildirmenizi rica ederiz" içerikli alt bölümünün davalının kaşe ve imzası ile birlikte "MUTABIKIZ" şeklinde imzalanan bir mutabakat mektubu da dosyaya sunulmuş ve davalı tarafça mutabakat mektubuna itirazda bulunulmamıştır.
Davalının savunması her ne kadar taraflar arasında demuraj bedeline ilişkin bir taşıma sözleşmesinin yada konşimentonun bulunmadığı davacı şirket tarafından kesilen faturaların ise demurajın varlığını kanıtlamaya muktedir olmadığı çerçevesinde toplanmışsa da, davacı tarafça demuraj alacağı salt faturalara dayandırılmamış yukarıda bahsedildiği gibi bu doğrultuda mail yazışmaları ve mutabakat mektubu da sunulmuştur.
Kaldı ki davalı taraf ticari defterleri incelendiğinde dava konusu faturaların ticari defterlere kayıt edildiği cari hesap ilişkisi nedeniyle takip tarihi itibarı ile davacı tarafa 42.100,84 TL borçlu göründüğü tespit edilmiştir. Son olarak davalı tarafça icra dosyasına, icra takibi sonrası 09/03/2017 tarihinde 2.000 TL, dava tarihi sonrası 25/08/2017 tarihinde 21.900,00 TL ödeme yapılmıştır.
Demuraj faturaları tek başına demurajın varlığını kanıtlamaya muktedir olmadığı gibi salt demuraj alacağının konşimentoda yer almaması ve taşımaya ilişkin bir sözleşmenin sunulmaması da bu ücrete hak kazanılmayacağı sonucunun doğurmamalıdır.
Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde mahkemece; taraflar arasında taşıma sözleşmesinin ifa edildiği, davacı tarafça demuraj ücreti istenmesinin davalı tarafça da benimsendiği ve kabul edildiği, davalı tarafın takibe konu demuraj ücretinden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Demuraj tarifesi bakımından ise rayice göre değerlendirme yapılması gerekliliği ile dosyada alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturalarda istenen ücretin rayice uygun olduğu belirtilmiş mahkemece de bu görüş benimsenmiştir.
Bu noktada faiz hesabı uyuşmazlık konusu olmakla dosyada alının bilirkişi raporunda bilirkişilerce faiz yanlış hesaplanmıştır. Faiz miktarı ise mahkememizce ayrıntısı aşağıda ifade edileceği üzere;
Takip tarihi 02/03/2017 ile 2000 tl ödemenin yapıldığı 09/03/2017 tarihi arasında ki takip talebinde belirtilen 9,75 oran üzerinden faiz miktarı 73,81 TL ; Yapılan 2000 TL ödeme Borçlar kanunu 100 maddesi gereği öncelikle faizden düşülmekle ödeme sonrası asıl alacak miktarı 39.476,03+73,81=39.549,84 tl -2000 = 37.549,84 TL olarak hesaplanmıştır. Ancak taleple bağlılık kuralı gereği davacı talebi 37.476,03 TL olmakla bu miktar üzerinden dava tarihi olan 16/03/2017 tarihine kadar 9,75 oran üzerinden hesaplanan 71,05 TL faiz miktarı da dahil edilerek dava tarihinden itibaren faiz yürütülmek sureti ile, dava tarihi sonrası yapılan ödeme ise kapak hesabında dikkate alınmak üzere aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/381, K. 2019/183, 4 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama