KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaretmahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2022
- Esas no
- 2022/18
- Karar no
- 2022/704
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 02/08/2021
Karar Metni
1.803 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 02/08/2021 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Mısır Devletinde kurulmuş yabancı uyruklu bir şirket olduğunu, Deniz Ticareti Kanununda göreve ilişkin düzenlemenin bulunduğu 5. Maddesi göz önüne alınarak davanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, müvekkili şirketin dava dışı üçüncü kişi konumundu bulunan ... San. Ve Tic. Ltd.
Şti.'den 99.138,00 USD değerinde kumaş, masa, sandalye gibi eşyaları satın aldığını, satın alınan emtiaların deniz yolu ile müvekkili şirketin merkezine gönderilmesi için davalı Taşıyan ... Tic. A.Ş.ile anlaştığını, emtiaların ... nolu ana konşimentoya bağlı olarak ..., ... ve ... nolu konteynerler ile ... isimli gemiye yüklendiğini, geminin 06/01/2020 tarihinde ...
Limanından ... limanına doğru yola çıktığını, ancak ... yakınlarında gemi güvertesindeki 6 konteynerin denize düştüğünü, müvekkili şirketin yüklerinin bulunduğu konteynerlerin de denize düşenler arasında yer aldığını, 07/01/2020 tarihinde ... ....
A.Ş.tarafından müvekkili şirkete yüklerin zayi olduğu, sürecin devamında her türlü desteğin verileceği, zararın tazmini için yük sigorta şirketi nezdinde sürecin yürütüleceği ve detayların müvekkili şirket ile paylaşılacağının bildirildiğini, aradan geçen zamana süre sonunda ... A.Ş.tarafından müvekkili şirketin sigortacı olarak gösterilen ...
A.Ş.'ne yönlendirildiğini, yüklerin zayi olmasından kaynaklanan zararın bu şirket tarafından tazmin edileceğinin müvekkili şirkete bildirildiğini, müvekkili şirketin bu şirket ile irtibata geçtiğini, 12/04/2021 günü ...
A.Ş.tarafından kendilerine gönderilen mail ile malların bedelinin tazmin edilmesi talebinin Lahey Kuralları ve Türk Ticaret Kanunu 'nun ilgili maddeleri uyarınca zaman aşımına uğradığını, bu nedenle tazminat talebinin reddedildiğini, müvekkili şirketin zararının reddedilmesi üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak sonuç alınamadığını, zamanaşımı iddiasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, eşyaların konteynerler ile taşındığı ... ...
17/01/2020 tarihinde İskenderiye limanına varış yaptığını, hak düşürücü sürenin bu tarihten itibaren başlayacağını, Covid-19 salgını nedeniyle sürelerin durduğunu, bu nedenle son günün 22/04/2021 tarihi olduğunu belirterek davalarının kabulü ile müvekkili şirketin uğradığı 99.138,00 USD zararın 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince emtianın zayi olduğu 06/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek dolar mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ...
A.Ş.vekili 24/08/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile deniz ticaretinden doğan uyuşmazlıklara bakmaya Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görevli olduğunu, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmeyi ihtiva eden konşimento çerçevesinde İngiliz Mahkemelerinin yetkili kılındığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının hak sahipliği ve müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın hak düşürücü süreye maruz kaldığını, meydana gelen olayda müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, iddia olunan hasardan taşıyanın sorumluluğunun bulunmadığını,
TTK 1185 'de yer alan yasal ihbar süresine uyulmadığını, dava konusu taşımada taşıyanın sorumluluk sınırının TTK.nun 1186/F.3maddesinde belirtilen sınırları aşamayacağını belirterek davaya konu uyuşmazlık için İngiltere Mahkemeleri yetkili kılındığı için davanın reddine, görevsizlik nedeniyle davanın reddine, hak düşürücü süreye maruz kalındığından davanın reddine, taleplerin kabul görmemesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ...
A.Ş.vekili 09/09/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin taşıyan sıfatına haiz olmadığını, davacının aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığının dosyadaki mevcut evraklardan anlaşılamadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin taşıyan olsa bile davacı tarafın meydana geldiği iddia edilen zarardan fiili taşıyanın sorumlu olduğunu hiçbir şekilde ispatlayamadığını, davacının navlun sözleşmesinden ve konşimentodan kaynaklandığını iddia ettiği alacağını TTK.1246 ve m.1188 uyarınca zamanaşımına uğradığını, davanın ne yetkili ne de görevli mahkemede açıldığını,
bu nedenle esastan reddinin gerektiğini, davacının aktif ve pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, yetkili mahkemelerin TTK 5/2 maddesine göre Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, TTK ilgili hükümleri uyarınca davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının yabancı uyruklu olması sebebiyle yabancılık teminatı göstermesinin zorunlu olduğunu, taşıyan sıfatını kabul anlamına gelmemek kaydı ile zayi olmasında kötü hava koşullarının etken olduğunu, taşıtanın kusuruyla emtiaya zarar gelmesi halinin taşıyanın kusursuzluk halinin taşıyana yüklenemeyeceğini,
davacı tarafından TTK hükümlerine uygun olarak yapılmış bir ihbar bulunmadığını, davacının taşıyanın kusurlu olduğuna dair iddialarının soyut ve ispata muhtaç olduğunu, fiili taşıyan olunduğu düşünülse bile taşıyan ve akdi taşıyanın müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek öncelikle görev ve yetki itirazları nedeniyle davanın usulden reddine, aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, iddia edilen alacağın zamanaşımına uğraması ve hak düşürücü sürenin dolmuş olması sebebiyle usulden reddine, her halükarda haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş.vekili 07/09/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle.
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin uyuşmazlığa ilişkin hukuk davasına bakmakla yükümlü olduğunu, bu nedenle esasa girilmeksizin davanın görevsizlik sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sigortacı olmadığını, broker olmadığını, acente olmadığını, herhangi bir temsilciliği olmadığını, hiçbir şekilde sigorta konusunda herhangi bir iştigali bulunmadığının açık olduğunu, uyuşmazlık açısından hiçbir şekilde sigortacı olarak husumetin yöneltilemeyeceğini, pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacı ile herhangi bir yazışma veya sözlü görüşmenin gerçekleşmediğini,
delillerinde yer alan e-mail yazışmalarındaki mail adresinin müvekkiline ait olmadığını, dava konusu alacak bakımından hak düşürücü sürenin sona erdiğini belirterek, davanın görevsizlik nedeniyle reddine, müvekkilinin uyuşmazlık açısından kanuni ya da akdi herhangi bir bağlantısının olmaması sebebiyle kendisinin pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine, her halükarda hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle. Davacı ... Logistics'in akdi taşıyan sıfatına sahip olduğu, ... ...'ın füli taşıyan sıfatına sahip olduğu ve pasif dava ehliyetlerinin bulunduğu, ... ... unvanı altındaki tüzel kişiliğin tespitinin dosya kapsamında kesin şekilde mümkün olmadığı,
buna karşılık düzenlenen navlun Faturası dikkate alındığında davadlı ...'un - fiili taşıyan - sıfatıncı sahip olduğunun kabul edilebileceği Davacının mal bedelini ödemiş olması sebebiyle aktif dava ehliyetinin bulunduğunu, geminin başlangıçta sefere elverişli olduğunun belirlendiğini, bu sebeple sorumluluğun TTK m 1141.'e dayandırılmasının mümkün olmadığını, konteynerlerin deniz düşmesinin sebebinin olumsuz hava ve deniz şartları olduğu, bu nedenle eşyanın zıyaa uğramasına sebep olan olgunun meydana gelmesinde taşıyanın veya adamlarının kusurunun bulunmadığı,
dava konusu talep hakkı bakımından TTK m 1189 hükmünün uygulanması için gerekli olan dürüstlüğe aykırılık şartının somut olayda gerçekleşmediği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava, deniz taşıması sırasında zayi olan yük nedeniyle meydana gelen zararın tahsili istemine ilişkin olup davacı ... tarafından dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. den satın alınan masa, sandalye, döşemelik kumaş emtiasının ... sayılı ana konişmento tahtında ...Limanı'ndan ... Limanı'na sevkedildiği, geminin seyri sırasında Bozcaada yakınlarında davacıya ait yükün de içlerinde olduğu 6 adet konteynerın denize düşerek zayi olduğu ileri sürülerek, bu şekilde oluşan yük zararının davalılardan tahsili talep edilmektedir.
Davaya konu emtianın teslim şekli ... (...) olarak kararlaştırılmıştır. Bu tür satışlarda satıcının hasardan sorumluluğu, emtianın uygun şekilde ambalajlanarak taşıyıcıya teslimi ile son bulmakta, teslimden sonra oluşacak hasara alıcı katlanmaktadır. Taşımaya ilişkin gümrük beyannamesinde teslim şeklinin EXW, ödeme şeklinin" peşin" olduğu belirtilmiş olup, bilirkişi raporunda da dava konusu mal bedelinin davacı alıcı tarafından satıcı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ye ödendiği tespit edilmiştir. Bu açıklamalara göre mal bedelini ödeyen davacı alıcının meydana gelen zararın tazminini talep edebileceği ve iş bu davada aktif husumet ehliyetinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu taşımaya ilişkin olarak ... sayılı ana konişmento ve ... sayılı ara konişmentolar düzenlenmiş olup, ara konişmentonun ve navlun faturasının davalı ... Lojistik tarafından düzenlendiği, ana konişmentonun ... ... adına düzenlendiği, buna göre davalı ... Lojistik' in akdi taşıyan, davalı ... Hat İşletmeciliği'nin fiili taşıyan konumunda oldukları ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı ...
Hat İşletmeciliği vekili donatanın ... ... olduğunu, fiili taşıyan olmadıklarını belirterek pasif husumet itirazında bulunmuş ise de geminin equasis kaydına göre ... ... nın gemi maliki, ... ...'ın gemi yöneticisi olduğu, konişmentonun ... ... adına ... .... tarafından düzenlendiği görülmektedir. Anılan şirketlerin adreslerinin aynı olduğu belirli olup farklı tüzel kişiler oldukları davalı tarafça ortaya konulamamıştır. Kaldı ki davalı ...
Hat İşletmeciliği tarafından düzenlenen navlun faturası davalı tarafından asaleten düzenlenmiş olup aksine bir kayıt içermemektedir. Bu nedenlerle davalı vekilinin husumet itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı ... A.Ş. ye ise sigortacı olarak husumet yöneltilmiş, davalı vekili sigortacı, broker, acente, ya da temsilci olmadıklarını ileri sürmüştür.
Davacının sunmuş olduğu mail yazışmalarında davalı ...'in, davacının tazminat talebi ile ilgili aracılık etmiş olduğu anlaşılmakta ise de tazminat sorumlusu olarak husumet yöneltilebileceğine ilişkin bir delil sunulmamıştır. Bu nedenle yük hasarından dolayı taşıyıcının sorumluluğuna dayanan iş bu davada davalı ...' in söz konusu talep bakımından husumet ehliyetinin bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Davalı ... Lojistik vekili milletlerarası yetki itirazında bulunmuş ise de yerleşim yeri Türkiye olan davalının ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olması nedeniyle yetki itirazı MK’nun 2.maddesi hükümleri ile bağdaşmayacağından davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
TTK 1188. Maddesinde eşyanın zıyaı, hasarı ile geç teslimi halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği veya teslim edilmemişse, teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Somut olayda emtianın denize düşerek zayi olması nedeniyle teslim edilmediği anlaşıldığından hak düşürücü süre yükün teslimi gereken tarihte başlamalıdır. Buna göre hak düşürücü süre geminin tahliye limanına varış tarihi olan 17/01/2020 ' de başlamış olacaktır.
Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle 25/03/2020 tarih 7226 sayılı Kanunun Geçici 1/1-a m. uyarınca hak düşürücü süreler 13/03/2020 tarihinden 30/04/2020 tarihine kadar durdurulmuştur. Ayrıca 29/04/2020 tarih 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 7226 sayılı Yasa ile durdurulan hak düşürücü sürelerin 15/06/2020 tarihine kadar uzatılmış sayılmasına karar verilmiştir.
Anılan yasa ile duran süreler de dikkate alındığında 1 yıllık hak düşürücü sürenin 22/04/2021 tarihinde sona erdiği görülmektedir. Davacı tarafça arabuluculuk süreci 10/06/2021 tarihinde başlatılmış olup, bu tarih itibariyle hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili yükün zayii olduğunun 07/01/2020 tarihinde bildirildiğini, 10/02/2020 tarihinde ...
A.Ş. ile iletişime geçildiğini, ancak 1 yıl boyunca oyalandıklarını, bu nedenle davalıların TTK 1189 Md. uyarınca hak düşürücü süre itirazında bulunamayacaklarını ileri sürmüş ise de, davacının taşıyıcı tarafından dava süresini kaçırması yönünde nasıl oyalandığına yönelik ispata elverişli somut bir delil sunulmamıştır.
Davacı tarafça sunulan yazışmalarda ... çalışanı olduğu belirtilen ... tarafından gönderilen mailde talebin zamanaşımına uğradığının, bu nedenle gemi tarafından reddedildiğinin belirtildiği görülmektedir. Davacı vekili 15/11/2022 tarihli beyan dilekçesinde anılan mailin 12/04/2021 tarihinde gönderildiğini belirtmiş olup buna göre tazminat talebinin karşılanmayacağının kesin olarak bildirildiği tarihte dahi hak düşürücü süre henüz dolmamıştır.
Tüm bu tespitler karşısında davalı tarafın dürüstlük kuralına aykırı şekilde davacının tazminat talep hakkını kullanmasına engel olduğu sonucuna varılamayacağından TTK 1189. maddesinin koşullarının somut olay bakımından oluşmadığı, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş.'nin, davacının tazminat talebi yönünden husumetinin bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın ise TTK m.1188/f.1'deki hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · ✍e-imzalıdır. · Üye ... · ✍e-imzalıdır. · Üye ... · ✍e-imzalıdır. · Katip ... · ✍e-imzalıdır.
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/18, K. 2022/704, 21 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama