KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Esas no
- 2022/535 Esas
- Karar no
- 2023/487
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/12/2022
Karar Metni
1.622 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin davalı firmaya verdiği deniz taşıması hizmeti karşılığında navlun bedeli olarak 32.175,26 USD alacağı bulunduğunu, söz konusu bu alacak için 12 adet fatura kesildiğini, bu faturalara davalı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığını, ancak buna rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, söz konusu bu faturalardan kaynaklı olarak 08.04.2022 tarihinde müvekkili tarafça, davalı aleyhine....
İcra Müdürlüğü nezdinde 2022/...
Esas nosu ile icra takibi ikame edildiğini, icra Takibinin açıldığı 08.04.2022 tarihinden sonra davalı borçlu işletmenin kardeş işletmesi olan ...Ltd.Şti aracılığıyla müvekkili ... ... şirketine;13.04.2022 tarihinde 4.500 USD (4.500 USD*14,58 TL= 65.610 TL),14.04.2022 tarihinde 4.000 USD (4000 USD* 14,61 TL= 58.540 TL), 15.04.2022 tarihinde 18.000 USD (18.000 USD*14,65 TL= 263.700 TL), 19.04.2022 tarihinde 5.675 USD (5.675 USD*14,66 TL= 83.195 TL) olmak üzere toplamda 32.175 USD (471.045 TL) ödeme yaptığını, müvekkilinin yapılan bu kısmi ödemeleri Borçlar Kanununun 100.maddesi uyarınca öncelikle faiz ve masraflara mahsup ettiğini,
davalının en son kısmi ödemesini yaptığı 19.04.2022 tarihi itibariyle icra takibinden kaynaklı olarak takipte kesinleşen miktar.
469.111 TL (32.175 USD*14,58 TL) vekalet Ücreti Miktarı: 40.505 TL Peşin Harç: 2.377,37 TL Başvurma Harcı : 80,70 TL Vekalet Suret Harcı: 11,5 TL,Posta Masrafı : 31 TL olmak üzere toplam : 512,115 TL borcu bulunduğunu, davalı tarafça yapılan 32.175 USD (471.045 TL) kısmi ödemenin icra takibinden kaynaklı faiz ve masraflara mahsup edilmesi neticesinde 41.070 TL bakiye alacağın söz konusu olup dolayısıyla davalının icra takibinden kaynaklı olarak ödeme günündeki dolar kuru üzerinden (41.070/14,66=2.801 USD) borcu devam ettiğini, davalının yapmış olduğu kısmı ödemesinden,
icra takibinden kaynaklı faiz ve masrafların öncelikle mahsup edilmesi nedeniyle 2.801 USD borcu bulunmasına rağmen 28.04.2022 tarihinde haksız bir şekilde borca itiraz edildiğini belirterek haksız itirazının iptalini ve takibin 2.801 USD asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin temerrüde düşmeden davacı tarafa ödemede bulunduğu, icra takibinin konusunun bulunmadığını, davacı tarafından 32.175,26 USD toplam alacak iddiası için 11/04/2022 tarihinde takibe geçildiğini, takibe ilişkin ödeme emrinin 27/04/2022 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkilinin tebliğ tarihi olan 27/04/2022 tarihinde önce toplam 35.175,00 USD'yi ödediğini, müvekkilinin takibe konu edilen faturalardan dolayı 0,26 USD borcu bulunduğunu, müvekkilinin bahse konu takibe ödemeyi yapmaması yada geç yapmasından kaynaklı olarak sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar uyarınca ...
Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiş olup, aldırılan bilirkişi raporunda özetle; avalı ... ...'nın 2021 yılına ilişkin ibraz edilen Yevmiye Defteri usulüne uygun olarak fiziki Defter olarak açılış ve kapanış tasdiki olduğu ancak 30.09.2021 tarih ve ... yevmiye aydında yer aları 695.000,00 TL ödemeye ilişkin dekont olmadan alıcılar hesabı ile virman olup 2021 yılı sonu bakiyesi 79.147,02 TL davacı ... ...
AŞ'nin alacağı olduğu defter kayıtlardan tespit edilmiş olup, 2022 Yılına ilişkin ibraz olan Yevmiye defterinin açılış tasdiki olup kapanış tasdiki olmadığı, 30.06.2023 kanuni son süre ilgili defter açılış kaydında Davacı ... ...
A.Ş. ye 2021'den devir gelmesi gereken 79.147,0211 olmadığı sadece 2022 yılına ilişkin alınan hizmet faturaları toplamı olan 335.119,75 TL alacağı kayıtlardan anlaşıldığı, 2021-2022 yılında bu uyumsuz kayıtlar göz önüne alınarak 414.266,77TL alacağın olduğu ancak kayıtlarda bulunulan 650.000,00 TL ödemeye ilişkin dekont ya da karşılık hesap olmadığı, belirtilen hususlar dikkate alınarak davalı firma ... ...'dan ödemeye ilişkin dekontların ibrazı ve 2022 açılış eksik kayıt sebebi ile mevcut bilgiler doğrultusunda 414.266,77 TL Davalı ... ...'nın borcunun olduğu belirtilmiştir.
28/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Davacı tarafından davalı aleyhine, 32.175,26 USD faturaya dayalı cari hesap alacağı için 11.04.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip belgesinde, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, ödeme emri tarihinin 08.04.2022 olduğu, ödeme emri tarihi ile takip tarihinin örtüşmediği, ödeme emrinin 27.04.2022 tarihinde tebliğ alındığı, davacı tarafından takibe konu edilen 32.175,26 USD' nın davalı tarafından 13.04.2022 - 19.04.2022 tarihleri arasında 32.175 USD kısmının ödendiği, davalı tarafından yapılan bu ödemelerin davacının kabulünde olduğu ve yasal ticari defterlerde kayıt altına alındığı,
davacı tarafından davaya konu edilen 2.801 USD'nın, vekalet ücreti, dava harç ve giderlerinden oluştuğu belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda aldırılan 16/10/2023 tarihli ek raporda özetle; Talep edilen toplam alacağın 512.115,00 TL olduğu, ödemelerin toplamının 471.045,00 TL olduğu, kalan alacağın 41.322,00 TL olduğu, kalan 2.818,69 USD alacağa takip tarihi olan 08/04/2022 tarihinden dava tarihi olan 26/12/2022 tarihine kadarki 263 gün için yıllık %2,35 faiz oranın üzerinden 47,73 USD faiz hesaplanabileceği ve toplam alacak tutarının 2.866,42 USD olabileceği belirtilmiştir.
Dava; bakiye navlun alacağının tahsili isteği ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafça ....İcra Müdürlüğünün 2022/... sayılı dosyası ile davalıya bakiye 32.175,26 USD asıl alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, yapılan bu takibe davalı tarafından itiraz edildiği ve takibin durduğu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Davalı vekili takibe itirazında icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de dava para alacağına ilişkin olup HMK 10. ve BK 89. Maddeleri uyarınca alacaklının yerleşim yeri icra dairesi de yetkili olduğundan davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında navlun sözleşmeleri kurulduğu, taşımaların yapıldığı ve davacı tarafça düzenlenen faturalar konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafça bakiye navlun alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmiş ise de takip sonrasında davalı tarafça ödemler yapıldığı dosya kapsamı ile belirlidir.
Davacı tarafça 08/04/2022 tarihinde icra takibinin başlatıldığı, 11/04/2022 tarihli ödeme emrinin 27/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, takibe konu edilen asıl alacağın davalı tarafından 13/04/2022 – 19/04/2022 tarihlerinde davacının banka hesabına ödenmiş olduğu, alınan bilirkişi raporunda bu ödemelerın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun belirtildiği görülmektedir. Davacı vekili dava dilekçesinde yapılan ödemelerin BK 100.
Maddesi uyarınca öncelikle faiz ve masraflara mahsup edildiğini, icra takibinden kaynaklı vekalet ücreti, peşin harç, başvurma harcı, vekalet suret harcı, posta masrafı dahil 512.115 TL alacağın bulunduğunu, yapılan 31.075,00 USD kısmi ödemenin faiz ve masraflara mahsubu neticesinde 41.070,00 TL yani ödeme günündeki kur üzerinden 2.801,00 USD borcun devam ettiğini ileri sürmüştür.
Buna göre eldeki uyuşmazlıkta icra takip tarihinden sonra, ancak dava tarihinden önce yapılan ödemenin, takip tarihinden sonra talep edilen icra harç ve masrafları ile icra vekâlet ücreti gibi asıl alacağın fer'îsi niteliğindeki alacaklardan mahsup edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu konu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29/06/2022 tarih 2020/(19)11-445 Esas 2022/1077 Karar sayılı ilamında.
"Dava dilekçesi incelendiğinde, icra takibine yapılan itirazdan sonra asıl alacağın haricen ödendiğinin davacı tarafından da kabul edildiği anlaşılmakta olup, icra takibinde gösterilen asıl alacak miktarının haricen ödendiği ihtilafsız olduğu hâlde, ödenen asıl alacak miktarı da harca esas değer olarak gösterilerek eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.
Az yukarıda da açıklandığı üzere itirazın iptali davasında, icra takibinden sonra, ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan ve ihtilafsız olan ödemeler yönünden davacı alacaklının itirazın iptalini talep etmesinde hukukî yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle itirazın iptali davası açılmadan önce ödenen asıl alacak miktarı yönünden davacının dava açmasında hukukî yararı bulunmadığından, asıl alacak miktarı yönünden itirazın iptali isteminin reddi gerekir.
Ne var ki, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olmakla birlikte davalı tarafça asıl alacak miktarı haricen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır.
Ancak bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporu alınarak ödenen miktarın BK’nın 84. maddesi uyarınca öncelikle asıl alacağın fer’îlerinden düşülmek suretiyle kalan kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesi yerinde değildir." şeklinde açıklanmıştır.
Alıntılanan karardan da anlaşılacağı üzere itirazın iptali davasında tarafların haklılık durumunun dava tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerekmekte olup somut olayda asıl alacağın dava tarihinden önce ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacının dava dilekçesinde faiz ve masrafların mahsup edilmesi neticesinde asıl alacak olarak nitelendirdiği miktar bakımından davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Asıl alacak haricen ödenmiş ise de borçlunun itirazı ile takip durmuş olduğundan asıl alacağın ferileri bakımından itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Bunun yanında asıl alacak bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gibi fer'ileri dışında bakiye alacak da bulunmadığından icra inkar tazminatına, yine davalının itirazı ile davacının asıl alacağın ferilerini takip dosyasında tahsil edemediği bu haliyle kötüniyetinden söz edilemeyeceğinden davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmeyerek davanın kısmen kabulü ile takibin asıl alacağa takipten sonra işlemiş faiz, icra masrafları ve icra vekalet ücreti bakımından devamına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/535, K. 2023/487, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama