KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2018
- Esas no
- 2016/684 Esas
- Karar no
- 2018/48
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 17/06/2016
Karar Metni
1.163 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçlu ... ve dava dışı...'in 12.8.2011 tarihinde ... Otomotiv Elk. Elektronik Turizm Havacılık İth. İhr. Tic. Ltd.
Şti. isimli şirket kurduklarını, pay sahibi...'in şirket sermayesini amacına uygun kullanmayarak davalı şirketi ve müvekkilini ciddi boyutlarda zarara uğrattığını, müvekkili ile... arasındaki sıkıntıların hem maddi hem de manevi anlamda ciddi boyutlara ulatığını, bunun üzerin pay sahibi ...'in ortaklıktan çıkma istediğini müvekkiline bildirdiğini ve müvekkilinin pay sahibi davalı ...'in hissesini 15.000,00-TL. karşılığında noter onayı ile devraldığını,
ancak dava dışı...'in hisse devrine onay vermemesi nedeni ile kanunda aranılan çoğunluk sağlanamadığını ve müvekkilinin hisse devrini Ticaret Siciline bildirerek resmileştirmesinin engellendiğini, bunun üzerine müvekkilinin kendisine genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi verilmesi talebi ile İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/182-2013/211 E.ve K. Sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davanın red edildiğini ve hisse devri sözleşmesinin amaçsız kaldığını,
ancak devir sözleşmesi karşılığı olarak müvekkili tarafından ödenen 15.000,00-TL nin halen sebepsiz yere borçlu uhdesinde bulunduğunu ve bu nedenle icra takibi başlatılması gereğinin hasıl olduğunu, davalının icra takibine haksız yere itiraz ettiğini belirterek hukuka uygun icra takibinin devamına, borclunun itirazının iptaline, borçlu aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve yasal faize hükmedilmesine , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından başlatılan icra takibine , müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmaması nedeni ile süresinde itiraz ettiklerini, icra takibinin durduğunu ve davacı vekilinin açtığı işbu davanın usul ve yasalara aykırı olması sebebi ile reddinin gerektiğini, davacı yanın dava dilekçesinde iddia ettiği olayların gerçeği yansıtmadığını, 18.4.2013 tarihinde Beyoğlu 25.Noterliğince yapılan hisse devri sözleşmesinde davacının talebi ile müvekkilinin tüm hissesini davacı tarafa iyi niyetli bir şekilde devrettiğini,
ilgili devir neticesinde davacı hiçbir şart ve koşulu göz önünde bulundurmaksızın hisse devrini almayı kabul ettiğini, davacının ne durumda olduğu ve gidişatı konusunda şirket ortağı olması sebebi ile her konuda bilgisi bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmede bir miktar yazmasına rağmen hiç bir para almadan devrettiğini, davacının bu durumu çok iyi bildiğini, ortaklar...ve ... arasında yaşanan problemler ayrıca müvekkilinin Konya'da olması sebebi ile şirket ile ilgilenmek müvekkili açısından imkansız hale geldiğini, davacının tüm bu olayları bilerek ve öngörerek ilgili devri gerçekleştirdiğini,
şirket ortağı olan tüm kişilerin yaklaşık 20 senelik arkadaş olduğunu, iyi niyetli başlangıcın ardından...ve... arasında tartışmalar neticesinde olayların bu hali aldığını, davacının olmamasına rağmen iyi niyetli 3.bir kişi gibi görünerek devraldığı hisse açısından esasında yapmadığı bir ödemeyi talep etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine % 20 den aşağı ollamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini savunmuştur.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasında davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 15.000,00-TL hisse devir alacağı, 2.866,44-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.866,44- TL miktar üzerinden takip başlattığı, davalının süresi içerisinde borca itiraz ederek takip durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyanın ve ekli icra dosyasının tetkikinden davacı-alacaklı tarafça yapılan ilamsız icra takibine davalı-borçlu tarafından süresi içinde itiraz edildiği ve davacı-alacaklı tarafça yasanın öngördüğü 1 yıllık süre içerisinde mahkememize “itirazın iptali” davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı, Beyoğlu 25. Noterliğince düzenlenen hisse devir sözleşmesi kapsamında ödenen mablağın, edimin yerine getirilmediğinden faizi ile birlikte iadesi talepli icra takibine geçmiş, Beyoğlu 25. Noterliğinin 15/04/2013 tarihli Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesine dayanmıştır.
Davalı icra takibine yaptığı itirazda; alacaklıya icra takibinde belirtildiği gibi bir borcunun bulunmadığını savunmuştur.
Davacı tarafın davaya konu hisse devrinin gerçekleşememesi nedeni ile hisse devrinin gerçekleşmesini sağlamak amacı ile kendisine, şirket genel kurulunu toplantıya çağırma yetkisi verilmesi talepli açmış olduğu davada, İstanbul ( kapatılan) 27. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/182 Esas, 2013/211 K. sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dava; sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, taraflar arasında düzenlenen Beyoğlu 25. Noterliğinin 18/04/2013 tarihli Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi uyarınca davalı ...'in, ....Şti.
Ünvanlı şirketteki 15.000,00-TL bedelli hissesini aktif ve pasifi ile, hukuki ve mali yükümlülükleri ile birlikte davacı ...'a 15.000,00-TL bedel karşılığında devir ve temlik ettiği ancak hisse devrine dava dışı ortak...'in muvafakat etmemesi nedeni ile Ticaret Sicile tescili gerçekleşemediği anlaşılmıştır.
Bu sebeple taraflar arasında yapılan hisse devrinin gerçekleşmemesi nedeni ile davalı, hisse devri karşılığında ödenen bedeli davacıya sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade etmekle yükümlüdür. Davalı her ne kadar sözleşmede bir miktar yazmasına rağmen hiçbir para almadan hisseyi devrettiğini iddia etmiş ise de.
Beyoğlu 25. Noterliğinin 18/04/2013 tarihli Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesinde, hisse devirinin 15.000,00-Tl bedel karşılığında gerçekleştiği, bedelin nakden ve tamamen ödendiği kararlaştırılmış, taraflarca imza altına alınmış olduğundan ve davalı taraf iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden yemin delili hatırlatılmış ancak davalı taraf yemin deliline başvurmadığından devrin bedelsiz gerçekleştiği iddiasını ispatlayamamıştır.
Bu itibarla davalı taraf gerçekleşmeyen hisse devri karşılığında ödenen 15.000,00 TL'yi davacıya iade etmekle yükümlü olduğundan asıl alacak miktarı yönünden takibin devamına karar verilmiştir. Sebepsiz zenginleşmede davalı taraf kötü niyetli olmadığından ve takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde davalının itirazının iptalinin yanında alacak miktarının % 20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına da mahkum edilmesini talep etmiştir. İtirazın iptali davasında borçlunun inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olduğunun sabit bulunması ve takip konusu edilen ve borçlunun itirazına konu olan alacağın likit (muayyen,belirli) olması gerekir. Dava konusu olayda takibe konu olan miktarın “likit” alacak olduğu ve davalının icra takibine itirazının haksız olduğu mahkememizce kabul edildiğinden davacı lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi cihetine gidilmiştir.
Katip ... Hakim ... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/684, K. 2018/48, 24 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama