KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2019
- Esas no
- 2019/311 Esas
- Karar no
- 2019/821
- Dava
- Tanıma Ve Tenfiz
- Dava tarihi
- 08/10/2015
- Yazım tarihi
- 04/10/2019
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Dava
Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesi ile , müvekkili şirketin davalı şirket aleyhine alacak davasında ...Cumhuriyeti .sayılı ...Mahkemesinin 15 Ağustos 2014 tarih ve 2(82) -...iş nolu kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini ve netice itibariyle müvekkili şirketin davalı şirketten 176.020,38 Manat alacağı ve 203.034,81 Manat gecikme zammı ve 30 Manat ödenen devlet resminin davalı tarafından müvekkili şirketine ödenmesine karar verildiğini, söz konusu kararın ve noter onaylı tercümesinin dilekçeye ekli olduğunu, davalı tarafın karara itiraz üzerine Bakü Temyiz Mahkemesinin İdari İktisadi Hakim Kurulu'nun ,
27/Ocak 2015 tarih ve 2-2(103) -40/2015 dosya nolu kararı ile asıl mahkeme kararındaki 203.034,81 Manat tutarındaki gecikme zammının tahsil edilmesi kısmını iptal ettiğini ve bu kısımda dava talebinin kısmen kabulü ile 34.272,22 Manat tutarında gecikme zammının davalıdan tahsiline karar verdiğini, diğer kısımların değiştirilmediğini, söz konusu kararın 29/Mart /2015 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşme şerhli olan kararın apostilli ve noter onaylı tercümesinin sunulduğunu,
davalı şirkete usulüne uygun şekilde tebligat yapıldığını ve duruşmadan haberdar edildiğini söz konusu kararın Türkiye'de icra edilebilmesi için tenfiz edilmesi gerektiğini belirterek söz konusu düzeltilerek onanan kararın tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize ibraz ettiği cevap dilekçesi ile, davacı tarafın, davacı şirket ile ...Devletinde mukim ...nin ...unvanlı tüzel kişi arasında vuku bulmuş davaya ilişkin mahkeme kararını sunarak bu tüzel kişilerden farklı başka bir Türk şirketi olan müvekkili hakkında dava açarak tanıma ve tenfiz istendiğini, söz konusu kararda bahsi geçen tüzel kişi ile müvekkilinin farklı tüzel kişiler olduğunu, kararda bahsi geçen tüzel kişinin 14/9/2011 tarihinde Devlet Sicil No (Vöne) ... ile tescilli ayrı bir şirket olduğunun görüldüğünü, Azerbeycan' daki davayı bu farklı tüzel kişinin takip ettiğini, müvekkilinin o davaya çağrılmadığı gibi temsilde edilmediğini, gıyabından verilmiş bir karardan dolayı tenfiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizine ilişkindir.
Yabancı Mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi MÖHUK 'da düzenlenmiş olup, 54. Maddesinde tenfiz şartları sıralanmıştır. 54/ç bendine göre, "o yer kanunları uyarınca , kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş, yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş, ve bu kişinin yukarıdaki hususların birine dayanılarak , tenfiz istemine karşı Türk Mahkemesinde itiraz etmemiş olması " hususu şartlar biri olarak düzenlenmiştir.
Mahkememizce, yapılan yargılama sonucunda, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararında şubeye karşı dava açıldığı, davalıyı şube müdürünün vermiş olduğu vekaletname ile şube adına vekilinin temsil ettiği, Türk Hukuk sisteminde şubelerin ayrı tüzel kişiliği olmayıp davanın asıl şirkete karşı açılması gerekmesine rağmen asıl şirkete davanın yönlendirilmeyerek davalının yargılamada temsil edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Mahkememizce verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Yargıtay 19. Hukuk Dairesince 2017/2749 E., 2017/4376 Karar nolu ilamı ile bozulmuştur.
Yargıtay Bozma İlamında " Tenfize konu karar, davalı şirketin ayrı bir tüzel kişilik taşımayan Azerbaycan şubesi işlemlerinden kaynaklanmaktadır. Şirket tüzel kişilikleri şubelerin işlemlerinden hukuken sorumludur. Buna göre mahkemece davacının tanıma ve tenfize ilişkin talebinin kabulü gerekirken dosya kapsamı ile bağdaşmayan yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir." denilmiştir.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyularak uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/311, K. 2019/821, 3 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama