KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2021
- Esas no
- 2020/225 Esas
- Karar no
- 2021/323
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 12/04/2020
Karar Metni
1.137 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu tarafından, 16/07/2019 tarihinde ... İlçesi, Fatih Mahallesi, ....Sokak No: ... adresinde davalı ...
Genel Müdürlüğü tarafından yapılan alt yapı çalışması sırasında müvekkili şirkete ait tesislere hasar verildiğini, müvekkili şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedelleri kapsayan hasar bedeli olan 3.051,03TL hasar veren aleyhine tahakkuk ettirildiğini, davalı borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 3.051,03TL hasar bedeli, 91,78TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.142,81TL nin tahsili amacıyla ...
İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığı ve borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalının ... Genel Müdürlüğü ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, bu nedenlerle davalının ....
İcra Müdürlüğü'nün dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerde, müvekkil idare elamanlarınca çalışma yapılmadığını, yüklenici firma tarafından çalışma yapıldığını, mahkemenin görevsiz olduğunu, alacağın hak düşürücü süreye ve zamanaşımına uğradığını, esastan incelemeye gidirlemesi halinde yersiz ve mesnetsiz davanın esastan reddine, mahkeme giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki dava, davalının iş sahibi olarak yaptırdığı kazı çalışmaları sırasında davacıya ait tesislere zarar verildiğinden dolayı talep edilen maddi tazminat istemli itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce .... İcra Dairesine müzekkere yazılarak 2019/... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, dosyanın incelenmesi sonucunda, davacının davalı aleyhine takip başlattığı, davalıların yasal süresi içerisinde ödeme emrine itiraz ederek takibin durduğu görülmüştür.
Mahkememizce, tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sunulan ve celp edilen evraklar doğrultusunda dosyanın bir elektrik elektronik mühendisine tevdi ile takdiri mahkemeye ait olmak üzere davalının iddia olunan eylemleri sonucu dava konusu olayın meydana gelip gelmeyeceği, meydana gelmiş ise davacı tarafça oluşturulan hasar tutağının meydana gelen olay ile bağlantılı olup olmadığı, oluştuğu iddia olunan zararın miktarının tespiti ve meydana gelen olaya uygun olup olmadığı hususunda rapor ve ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; dava dışı yüklenicinin, kazı ruhsatı almadan kazı yaptığı ve davacının tesislerine zarar verdiği, ...'nin kazı ruhsatı ekindeki yer altı tesisi projelerini yüklenicisine vermediği için kusurlu olduğunu davacı kurumun hasar tespit raporundaki bedellerin, ... birim fiyatlarına uygun olduğu, takip dosyasına esas teşkil eden alacağın 3.051,53TL olduğu ifade edilmiştir.
Eser sözleşmelerinde kural olarak, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmamakta, yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak üstlendiği işi sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir. Bu özellik dikkate alındığında bağımlılık ilişkisi, bir başka deyişle iş sahibinin adam çalıştıran sıfatı bulunmadığından eser sözleşmelerinin yerine getirilmesi ve işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere zarar
vermesi halinde iş sahibinin zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu kesin bir kural değildir.
İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olması halinde, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin Borçlar Kanunu’nun 66. maddesi gereğince “adam çalıştıran” sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de aynı Kanunun 61.maddesi hükmü uyarınca müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.
Davalı ... ile ihbar olunan arasında imzalanan sözleşmelerin ilgili madde hükmünde ise iş sahibi olan davalı ... Genel Müdürlüğü’ne sözleşme süresi içinde, sözleşme konusuna giren işleri kontrol, denetleme ve yükleniciye talimat verme yetkisi tanınmıştır.
Bu olgu dikkate alındığında davalı iş sahibinin işin yapımı sırasında yüklenici ve alt yüklenicileri tarafından üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı zincirleme (müteselsil) olarak sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerekir. Sözleşmenin bunun aksine hükümleri sözleşmenin tarafları arasındaki iç ilişkiyi ve işin yapımı sırasında verilecek zararları en son kimin üstleneceğini düzenlemektedir.
İç ilişkiyi düzenleyen bu hükümlerin zarar gören üçüncü kişilere karşı öne sürülmesi mümkün değildir (benzer yönde Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nin 19.09.2012 tarih ve 2012/1181-6161 sayılı içtihadı). Bu nedenlerle davalı ... zarardan sorumludur.
Ayrıca davalı ..., zararın giderilmesi için hizmet alımı yaptığını beyan etmiş ve buna ilişkin belgeleri dosyaya sunmuştur.
Öte yandan zararın kapsamının belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Somut olayda davacı, davalıdan kesinti bedeli, etüt koordinasyon bedeli ve dağıtılmayan enerji bedeli talep etmiştir.
Ancak hasar sonucunda meydana gelen zarar ile bağlantısı olmadığından ve davacının ancak gerçek zararı giderilmesini talep edebileceği göz önünde bulundurularak davacının dağıtılmayan enerji bedeli, eşik kesinti süresi aşınma bedeli ve etüt koordinasyon bedeli talep etmesi mümkün olmadığından bu bedel hesaplamada mahkememiz tarafından dikkate alınmamıştır.
Bu nedenlerle davacının kullandığı malzemelerin gerçek değeri üzerinden hesaplama yapılmış, asıl alacağın 777,51TL(malzeme bedeli, montaj bedeli, personelin ücreti, araç ücreti ve %18 KDV) olduğu, bunun işlemiş faizinin ise 23,71TL, olup toplamı 801,22 TL olduğu anlaşılmış ve bu hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek, kabul edilen asıl alacak miktarına, takip tarihinden itibaren, takip talebi doğrultusunda yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Davacı icra inkar tazminatı da talep etmişse de zararın miktarının ancak yargılama ile ortaya çıkacağından ve takip tarihinde zarar miktarı belirlenebilir yani likit olmadığından davacının buna yönelik talebinin de şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/225, K. 2021/323, 20 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama