KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Esas no
- 2022/119 Esas
- Karar no
- 2025/436
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/02/2022
Karar Metni
1.548 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı şirket arasında 29.05.2019 imza tarihli TCMB Yabancı Para Kredi Denetim Sözleşmesi imzalanarak ticari ilişki kurulduğunu, iş bu sözleşme gereğince müvekkili şirketçe verilen hizmet karşılığında davalı şirkete 14.750,00 TL tutarlı e-Fatura tanzim edilerek tebliğ edilerek cari hesaplara alacak olarak işlendiğini, davalı şirketin borcunu ödemediğini, bu yüzden ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin bu yüzden durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını belirterek davalının kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya talep edilen kadar borcu bulunmadığını, alacağın likit olmadığını, yargılamayı gerektirdiğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, alacağın faturaya dayandırılması gerektiğini belirterek davanın reddini, davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 24/06/2022 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 24/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Yukarıda yapılan inceleme sonucunda takdir tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere;
1-) Davacı defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, her üç defter sonuçlarının birbiri ile ve ilgili belgelerle uyum arz ettiği, defterlerin davacı lehinde delil niteliği taşıdığı, HMK 222 hükmü gözetilerek takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğu,
2-) Davalı defterleri bilirkişi incelemesine sunulmadığını,
3-) Taraflar arasında 29/05/2019 tarihinde TCMB Yabancı Para Kredi Denetim Sözleşmesi imzalandığını,
4-) Rapor içerisinde belirttiğimiz üzere;
• icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 14.750,00 TL alacaklı olduğu,
• takip talebinde 14.750,00 TL talep ettiğini, talebinin yerinde olduğunu,
• icra takip tarihinden itibaren davacının talepleri doğrultusunda avans faizi uygulanması gerektiği,
• icra takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir ihtar bulunmadığından takip öncesi faiz hesaplaması yapılmadığını,
• Talep edilen icra inkar tazminatı, ücreti vekalet ve diğer temerrüde ise Sayın Mahkemenin takdirleri içinde kaldığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 03/01/2023 tarihli ara kararında dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 07/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"Yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda lakdir tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere;
24.11.2023 tarihli Kök Rapar” un Sonuç bölümünde yapılan tespitlerin uynen korunduğu Üzere:
1-) Davacı detlerlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tululduğu, her üç defter sonuçlarının birbiri ile ve ilgili belgelerle uyuma urz etiği, defterlerin davacı tehinde delil niteliği taşıdığı, HMK 222 hükmü gözetilerek takdiri Sayın Mahkemenize git olduğu,
2-) Davalı delterleri bilirkişi incetemesine sunulmadığını,
3-) Taraflar arasında 29:05/2019 tarihinde TCMB Yabancı Pura Kredi Denetim Sözleşmesi imzalandığını,
4-)Rapor içerisinde belirttiğimiz üzere;
• icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 14,750.00 TL alacaklı olduğu,
• takip lalebinde 14.750,00 TL talep ettiğini, talebinin yerinde olduğunu.
• icra takip tarihinden itibaren davacının talepleri doğrultusunda avans faizi uygulanması gerektiği,
• icra takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüllüğüne ilişkin herhangi bir ihtar bulunmadığından takip öncesi faiz hesaplaması yapılmadığını,
• Talep edilen icra inkar tazminatı. creti vekalel ve diğer temerrüde ise Sayın Mahkemenin takdirleri içinde kaldığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 17/07/2024 tarihli celsesine katılan olmadığı, davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen duruşmaya katılmadığı, e duruşma talebinde de bulunmadığı görüldüğünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 19/07/2024 tarihli talep dilekçesi ile dosyanın yeniden işleme konulduğu ve yargılamaya devam edildiği görüldü.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile davalı şirkete tasfiye memurunun atandığı bildirildiğinden, mahkememiz dosyasının 04/12/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca tasfiye memuruna ilgili evrakların tebliğ edildiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş. ile davalı ... şirketi arasında, 29.05.2019 imza tarihli TCMB Yabancı Para Kredi Denetim Sözleşmesi imzalanarak ticari ilişki kurulduğunu, davacı şirketçe, verilen hizmet karşılığında, davalı şirkete 14.750,00 TL tutarlı e-Fatura tanzim edilerek tebliğ edildiğini ve cari hesaplara alacak olarak işlendiğini, davalı şirketin, davacı tarafından sağlanan denetim ve rapor tanzimi hizmetlerini almasına, tarafına e-Faturalar tebliğ edilmesine rağmen borcunu ödemediğini ve davacı tarafından başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibine de itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini beyan etmiş itirazın iptali ve icra inkar tazminatı iusteminde bulunmuştur.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; davalının davacı tarafa icra takibinde talep edildiği kadar borcu bulunmadığını, alacağın likit değildir ollayıp yargılamayı gerektirdiğini, davacı şirketin sözleşme ile üstlendiği işi sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini, ispat yükünün davacıya ait olduğunu bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizce taraf delileri toplanmış vergi dairesine müzekkere yazılarak taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin ba-bs formları celbedilmiş, bilirkişi raporu aldırılmış, davacıya yemin delili hatırlatılmıştır.
Dosyaya sunulmuş olan 24/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda " Yukarıda yapılan inceleme sonucunda takdir tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere;
1-) Davacı defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, her üç defter sonuçlarının birbiri ile ve ilgili belgelerle uyum arz ettiği, defterlerin davacı lehinde delil niteliği taşıdığı, HMK 222 hükmü gözetilerek takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğu,
2-) Davalı defterleri bilirkişi incelemesine sunulmadığını,
3-) Taraflar arasında 29/05/2019 tarihinde TCMB Yabancı Para Kredi Denetim Sözleşmesi imzalandığını,
4-) Rapor içerisinde belirttiğimiz üzere;
•icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 14.750,00 TL alacaklı olduğu,
•takip talebinde 14.750,00 TL talep ettiğini, talebinin yerinde olduğunu,
•icra takip tarihinden itibaren davacının talepleri doğrultusunda avans faizi uygulanması gerektiği,
•icra takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir ihtar bulunmadığından takip öncesi faiz hesaplaması yapılmadığını,
•Talep edilen icra inkar tazminatı, ücreti vekalet ve diğer temerrüde ise Sayın Mahkemenin takdirleri içinde kaldığı,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Bilirkişinin ek raporda da kanaatinin değişmediği anlaşılmıştır.
Vergi Dairesine müzekkere yazılarak taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir BA-BS formları celbedilmiştir.
Mahkememiz 1 no.lu celsesinde taraflara ticari defter ve belgelerini sunmaları için süre ve imkan tanınmasına rağmen davalının defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı görülmüştür.
Yine davacı taraf yemin deliline dayanmış, davalı şirketin temsilcilerinin tespiti için ilgili ticaret sicil kayıtları celbedilmiş ve yemin davetiyesinin ihtaratlı biçimde tebliğine rağmen davalı şirket yetkilileri yemine icabet etmemiştir.
Tüm dosya kapsamı hepbirlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında davacının defterleri üzerinde yapılan inceleme ile; davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacının kendi defterlerine göre icra takip tarihi itibariyle davalıdan 14.750,00 TL alacaklı olduğu, davalının defter ve belge sunmadığı gibi aksi yönde bir delil de ibraz etmediği, davalının cevap dilekçesinden takip talebinde belirtilen kadar alacak bulunmadığı ve sözleşme ile üstlenilen işin sözleşmeye uygun yerine getirilmediği iddiasında olduğu bu hali ile davalının sözleşme ilişkisini kabul ettiğinin anlaşıldığı,
edimin gereği gibi ifa edilmediğini iddia eden davalının buna ilişkin herhangi bir delil ve belge sunmadığı, dosya arasına gelen vergi dairesi müzekkere cevapları ve bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacının alacak iddiasının sübut bulduğu kanaatine varıldığı, kaldı ki davacının yemin deliline dayandığı ve davalı taraf şirket yetkililerine ihtaratlı yemin davetiyesi tebliğine rağmen yemine icabet edilmediği,
yemin delili kesin delil olup bu hali ile de davacının davasının ispatlandığı ancak davacının davaya konu fatura alacağının ödenmesi için takip başlatılmadan evvel davalıya gönderdiği bir ihtarname bulunmadığı , her ne kadar bir kısım mail kayıtlarına dayanılmış ise de mail kayıtları incelendiğinde davacı tarafından, davalı ve dava dışı şirketlere ait bir kısım alacak bakiyeleri hususunda mail gönderildiği iddia edilmiş ise de; mailin davalıya ulaşıp ulaşmadığı,
mail ekinde gönderilen faturanın dava konusu fatura olup olmadığının tespit edilemediği gibi faturanın belirli bir tarihte ödenmesine veya ödenmemesi halindeki yaptırımlara ilişkin bir ihtarat da bulunmadığı, bu hali ile davalının icra takibi ile temerrüde düştüğü anlaşıldığından takip öncesi faiz talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmış, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı isteminin kabulü gerekmiş,
davacının reddedilen kısım yönünden kötüniyetli takip başlattığına ilişkin delil bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı istemi reddedilmiş ve davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
E
Hakim ...
E
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/119, K. 2025/436, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama