KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/296 Esas
- Karar no
- 2024/581
- Dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/10/2021
Karar Metni
824 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... ...'un davacı şirketin tek hissedarı ve yetkilisi olduğunu, dava dışı ... 'ın ise davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve yetkilisi olduğunu, dava dışı ...'ın ise davalı şirketin hissedarı ve yetkilisi olduğunu, davacı ile davalı şahısların ortaklığa giriştiğini ve dava dışı ... ... Ltd. Şti.
Kurduklarını, bu şirket nezdindeki çalışmaları karşılığında ... ... 'a aylık 19.000,00 TL maaş ödendiğini, hızla artan satışlar ve ticaret hacmi karşısında ... 'ın %100 hissedarı olduğu davalı şirketin kurulduğunu, ... 'un ise bu şirkette aylık 24.000,00 TL maaşla yönetici ortak ve Türkiye Satış Direktörü olarak çalışmaya başladığını, akabinde davalı ile müvekkil arasında imzalanan yetkili satıcı sözleşmesi ile müvekkile,
davalıya ait ... marka ürünlerin KKTC ve Türkiye deki A ve A+ sekmetteki eczaneler , yetkilendirecek bayiler, doktorlar , spor salonları ve güzellik merkezleri nezdinde satış ve pazarlama yetkisi verildiğini, taraflar arasında karşılık mutabakat kapsamında posta yazışmalarında da görüleceği üzere İstanbul'daki
eczanelere yapılan satışlardan elde edilen karın %10 'u , eczane dışı diğer yerler ve distribütörler tarafından yapılan satıştan elde edilen karın %15 'i ve bunun dışında kalan tüm satışlardan elde edilen karın %15'inin müvekkile ait olacağının kararlaştırıldığını, taraflar arsasındaki sözleşme kapsamında müvekkile satış ve pazarlama yetkisi verilen alanlarda davalı tarafından satış ve pazarlama faaliyetinde bulunulmamasının kararlaştırıldığını,
ancak müvekkil tarafından oluşturulan satış ekibinin yeterince yetiştiğine ve pazara hakim olduğuna kanaat getiren davalı şirket yetkililerinin müvekkilin satış noktalarına göndererek aktif satış ve pazarlama faaliyetine başladığını, müvekkil ve müvekkil şirket yetkilisi hakkında kötüleyici, gerçek dışı itham ve iddialar rekabet yasağına aykırı olduğu kadar haksız rekabet teşkil ettiğini beyan ederek sonuç olarak haksız rekabetin tespit ve men'ine,
1.000,00 TL pörtföy tazminatı ve 1.000,00 TL müsbet zarar alacağı ve 100.000,00 TL davalı borç olarak verilen asıl alacağın muaccaliyet tarihinden itibaren işletecek reeskont faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacak iddiasının dayanağı olan sözleşmenin 15. Maddesinde iş bu sözleşmenin uygulanması aşamasında taraflar arasında meydana gelecek hukuki uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir hükmüne amir olup, açık şekilde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu konusunda yetki sözleşmesi yapıldığını, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 17. Maddesi uyarınca mahkeme yetkisine itiraz ederek mahkeme yetkisizliğine ve dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... Esas, 2022/... Karar sayılı ve 24/02/2022 tarihli yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi olduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Sözleşmeye aykırılık ve haksız rekabet iddiası ile tespiti ve önlenmesi fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak borç olarak verilen 100.000,00 TL'nin ve belirsiz alacak olarak 1.000,00 TL portföy tazminatı ve 1.000,00 TL müspet zararın muaceliyet tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ilişkin davadır.
Mahkememizin 15/04/2024 tarihli celsesinde.
"Dosyanın adi ortaklık hesap uzmanı ve mali müşavirden oluşan 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile; taraflar arasında sözleşme ve davalının sözleşmeye aykırılığının haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, varsa ne şekilde olduğu davacının davalıdan dava konusu edilen borç vermeden kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı varsa tutarı, davacının davalıdan portföy tazminatı ve musbet zarar alacağının bulunup bulunmadığı varsa tutarı ve muacceliyet tarihi konusunda rapor düzenlenilmesinin istenilmesine,
her bir bilirkişiye 6.000,00 TL ücret takdirine, toplam 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve tebliğ giderinin davacı tarafa tebliğden itibaren 2 haftalık kesin sürede ödenmesine, aksi takdirde HMK 114/1 g maddesi gereği davanın usulden reddedileceğinin ihtarına, E duruşma katılımı teknik sebeplerle sağlanamayan davacı vekilinin mazeretli sayılmasına, yeni duruşma gün ve saatinin davacı vekiline tebliğine" karar verilmiş ve ihtaratlı duruşma zaptı ve davetiyesi davacı vekiline tebliğ edilmesine rağmen bilirkişi ücreti yatırılmamıştır.
Takip eden celseye katılan davacı vekili "Önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz, davalı şirketten dava konusu alacağın tahsil kabiliyeti şüphelidir, davalı şirket vekili de vekillik görevinden istifa etmiştir müvekkil tarafından bilirkişi ücreti karşılanmadığından ödeyemedik, ayrıca müvekkil bilirkişi ücretini ödemekten imtina ettiğinden bu hususta yeniden süre talebimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Uyuşmazlık noktalarının çözümü bilirkişi incelemesi gerekli olup davacı taraf gerekli avansı ödemekten imtina ettiğinden dosya esas incelemesine devam edilemeyeceğinden, önceden davacı tarafa gerekli ihtarat
tebliğen yapılmış olup davacının yeniden süre talebi de olmadığından davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/296, K. 2024/581, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama