KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/698 Esas
- Karar no
- 2024/925
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/10/2022
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. İcra takibinin dayanağını, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkinin oluşturduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklı olarak.
29.09.2012 tarihli ve ... sıra numaralı, 30.11.2012 tarihli ve ... sıra numaralı, 31.12.2012 tarihli ve ... sıra numaralı, 31.01.2013 tarihli ve ... sıra numaralı, 28.02.2013 tarihli ve ... sıra numaralı, 30.04.2013 tarihli ve ... sıra numaralı, 31.05.2013 tarihli ve ... sıra numaralı, …...2013 tarihli ve ... sıra numaralı, 31.07.2013 tarihli ve ... sıra numaralı, 31.08.2013 tarihli ve ... sıra numaralı, 30.09.2013 tarihli ve ... sııra numaralı, 31.10.2013 tarihli ve ... sıra numaralı, 29.11.2013 tarihli ve ... sıra numaralı, 31.12.2013 tarihli ve ... sıra numaralı ve her biri 472,00 TL tutarında faturalar bulunduğunu, sonuç olarak,
fatura bedellerinden müvekkili şirketin davalı/borçludan toplamda 5.664,00 TL bakiye alacağı kaldığını, müvekkili tarafından, davalı/borçlu aleyhine, .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/...
E. sayılı icra dosyası üzerinden 5.664,00 TL asıl alacağın ve fer’ilerinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalı/borçlu tarafından söz konusu ödeme emrinde belirtilen borca ve fer’ilerine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
İlgili icra takibine dayanak olarak gösterilen faturaları kabul etmediklerini; davacının faturaların 2012 ve 2013 yıllarına ait oldukları iddia ettiğini, icra takibinin ise 2019 yılında başlatıldığını, borcun mevcut olduğu düşünülse dahi zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı yönünden de itirazları olduğunu, görevsizlik itirazlarının bulunduğunu, ayrıca 2012 yılına ait olduğu iddia edilen faturalar ile ilgili 7 yıl boyunca herhangi bir başvuru yapılmamasının, yine 2019 yılında icra takibine yapılan itirazdan sonra işbu davanın açılması için 3 yıl beklenmesinin borcun mevcut olmadığını ispatladığını,
itirazın iptali için 3 yıl beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin faaliyetlerinin 2006 yılından bugüne kadar kayyum denetiminde olduğunu, kayyumun onayı olmaksızın şirketin borçlandırılmasının kanunen mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 10/01/2024 tarihli celsesinde dosyanın her iki tarafın ticari defterlerinin yargı çevremiz içerisinde olması halinde 1 mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup 04/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Sayın Mahkeme tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde dava dosyası , davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemelerin sonucu: Huzurdaki dosyada davacı olan ... ANONİM ŞİRKETİ , takip talebinde taraf olmadığı gibi takip talebinde alacaklı olan firma , faturaları düzenleyen dava dışı ... HOLDİNG A.Ş.’dir.
Davalı taraf vekili , dava dosyasına sunduğu 19.01.2024 tarihli dilekçesinde müvekkilinin kayıtlarının buunmadığını beyan etmiştir.
Tespit ve değerlendirmelerimiz, takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere saygıyla sunulur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde ; icra takibine konu faturaların ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından düzenlendiğini, daha sonrasında şirketin unvan değiştirerek, ... A.Ş. unvanını aldığını, ... A.Ş. ve ... A.Ş. aynı temsilci, yönetim kurulu başkanı ve üyelerine sahip, kuruluş amaçları ve meslek grupları aynı olan, aralarında organik bağ bulunan, grup şirketler olduğunu, ... A.Ş. ve ...
A.Ş.’nin grup şirketleri olması nedeniyle, işbu dava açılırken davacı olarak ... A.Ş.’nin yazılması gerekirken, maddi hataya dayalı olarak sehven ... A.Ş. davacı olarak yazıldığını, bu durumun maddi hataya dayandığını, davacının ... A.Ş. olarak düzeltilmesini talep ettiklerini, bu mümkün değil ise HMK’nın 124/3. maddesine istinaden davacı tarafın ... A.Ş. olarak değiştirilmesini talep ettiklerini beyan ettiği görülmüştür.
Yapılan incelemede; dosyamız davacısının ... A.Ş., davaya konu takipteki alacaklının ise ... A.Ş. Olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacı taraf her ne kadar maddi hata kapsamında bunun mümkün olmaması halinde HMK 124 kapsamında taraf değişikliği yapılması talebinde bulunmuş ise de; dava öncesi arabulucuğun da ... A.Ş.
Adına yürütüldüğü dikkate alındığında, davacı vekilinin dava dilekçesindeki yazımın maddi hatadan kaynaklandığına ilişkin beyanına itibar edilemeyeceği kanaatine varıldığı, davanın niteliğine ve dava dilekçesine göre, davanın davalı yönünden yanılmasında, temsilcide yanılma hali re`sen veya talep ile gözetilerek, taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamaya devamı sağlanmasının mümkün olduğu, ancak, davacıda yanılma ile,
bir kişiye taraf sıfatı verilmesi mümkün olmadığı gibi davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 124. maddesinin de uygulama imkanı bulunmayacağı (emsal mahiyette İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2020/1059 E., 2021/1020 K. Sayılı ilamı), öte yandan, itirazın iptali davalarının, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan dosyalar olup, takip alacaklısı takip talebi ile, davacının da dava dilekçesi ile bağlı olduğu,
açıklanan nedenlerle icra dosyasının alacaklısı olmayan davacının açtığı itirazın iptali davasında da, icra takibinin devamının talep edilemeyeceği ve dava şartlarının yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceği kanaatine varılmış, şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/698, K. 2024/925, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama