KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/698
- Karar No
- 2024/968
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
Karar Metni
1.714 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/698 Esas
KARAR NO: 2024/968
DAVA
İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
DAVA TARİHİ: 12/09/2022
KARAR TARİHİ: 25/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı kooperatif arasında ----------- Noterliği 19/12/2015 tarih ------------ yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeden kaynaklı olarak taraflar arasında yaşanan uyuşmazlığın Hakem Heyeti tarafından incelendiğini ve 13/07/2016 tarihli Hakem Heyeti Kararı ile 595.067,20 TL Daire Bedeli Alacağı, 146.724,00 TL Ödünç verilen paralardan kaynaklı alacak,
174.000,00 TL Panjur Bedelleri ve 10.000,00 TL Şerefiye bedeli olmak üzere toplam 925.791,20 TL'nin faizleriyle ve yargılama giderleri ve vekalet ücretleriyle birlikte davalı kooperatif tarafından müvekkili şirkete ödenmesine hükmedildiğini, müvekkili tarafından, ilam niteliğindeki Hakem Heyeti Kararına istinaden davalı Kooperatif aleyhine ---------- İcra Müdürlüğü'nde --------- Esas sayılı 4-5 Örnek İcra Takibi başlatıldığını, davalı Kooperatif tarafından, müvekkili şirketin ilama dayalı alacağı yapılan tüm şifai görüşmelere ve icrai işlemlere rağmen ödenmediğini, müvekkili şirketin tahsile yönelik tüm girişimlerinin sonuçsuz kaldığını,
müvekkili şirket tarafından alacağın tahsili yönünde birçok işlem ve görüşme yapıldığını, bu süreçte Hakem Heyeti Kararı müvekkilinin 925.791,20 TL'lik alacağı yönünden kesinleştiği, davalı Kooperatif tarafından kendisine gönderilen ---------İcra Müdürlüğü'nde ----------- Esas sayılı 4-5 Örnek İcra emrine hiçbir itirazda bulunulmamasının ve icra emrine konu tutarın ödenmemesinin İİK 37 ve İİK 177/4.
Maddeleri uyarınca doğrudan iflas sebebi olduğunu beyan ederek davalı Kooperatif hakkında İİK 177/4. Maddesi uyarınca iflas kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava dilekçesinde sadece davacının alacağından söz edildiğini, aynı Hakem Heyeti tarafından verilen davalı alacaklarından bahsedilmediğini, ancak aynı Hakem Heyeti kararında davalının da alacağına karar verildiğini, bu alacak kalemlerinin takas ve mahsubunun olacağı açık olduğunu, ----------Esas sayılı dosyasında takas mahsup davası açıldığını, alınan bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle işlemiş faiz ve masraflar da dahil olmak üzere, davacının 599.465,02 TL bakiye alacağı kaldığının belirlendiğini, davanın devam ettiğini, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini,
Hakem Muhakemesi sırasında, davacı şirket yetkilisi olan ------------ tarafından, şirket muhasebecisi ---------- verilen 566.000,00 TL'lik üye senetleri inkâr edildiğini, tamamen subjektif şekilde karar veren Hakem Heyetinin de dosyadaki delillere ve bilirkişi raporuna aykırı olarak ve davacı şirket yetkilisinin inkârı doğrultusunda şirkete verilen 566.000,00 TL'lik senetlerin verilmediği şeklindeki bir kabul ile yanlış karar verildiğini, hakem kararı esastan temyize tabi olmadığı için de yargı denetiminden geçemediğini, ancak, ---------- aleyhine açtıkları ----------- Esas sayılı dosyada bu defa -----------eski beyanına aykırı olarak,
bu senetleri şirkete verdiğini beyan ettiğinden dolayı ve esasen Hakem Heyeti dosyadaki bilirkişinin maddi tespitlerine aykırı karar oluşturduğundan, iade-i muhakeme sebepleri oluştuğundan yeniden iade-i muhakeme talep edeceklerini, bu durumda, iade-i muhakeme davasının bu dava yönünden bekletici mesele olarak kabul edilmesi gerektiğini, gerek aldığı senetleri inkar ederek, adaleti yanılma suçu işlemiş olan davacı şirket yetkilisi ------------ ile ilgili olarak,
davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş olması ve gerekse maddi olgulara aykırı karar vermek suretiyle yargılama görevini kötüye kullanmaları nedeniyle hakem heyeti aleyhine suç duyurusu yapılmasına yönetim kurulunca karar verilmiş olması nedeniyle, bu suç duyurusu sonuçlarının da sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacı tarafından halen iskan izni alınmadığını, bu nedenle, sözleşme eki olan Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi Hükümlerine göre,
teslim yapılmamış olduğundan dolayı geç teslimden ve nefaset farkından dolayı açılacak yeni davaların sonucunun da bekletici mesele olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından inkâr edilen 566.000,00 TL'lik senedin alındığı ispat edildiği takdirde, davacı şirkete borçlarının olmayacağı olgusu karşısında, bu davanın esastan da reddi gerektiğini beyan ederek dava dilekçesi içeriğinde belirtilen dosyaların bekletici mesele olarak kabulüne, hala iskan alınmamış olması nedeniyle gerek nefaset farkı ve gerekse geç ifa nedeniyle kira tazminatı davasının sonucunun beklenmesine,
566.000,00 TL'lik senetlerin davacı tarafından alınıp-alınmadığı konusunda yapılacak bilirkişi incelemesi sonunda, borçlarının kalmayacağı cihetle davanın esastan reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava. Hakem yargılaması sonucu yasal yollardan geçerek kesinleştiği iddia edilen ilama dayalı başlatılan takipte alacağın ödenmediği iddiaları ile İİK 177/4. maddesine göre açılan iflas davası olup, Uyuşmazlığın.
İflas şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının bekletici mesele taleplerinin yerinde olup olmadığı, davalının aynı ilam nedeniyle alacaklı olduğu iddiasıyla bu davada takas mahsup talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Davalı kooperatifin sicil dosyası örneği celp edilerek, İİK'nun 166.maddesindeki usulle ilanlar yapılmıştır.Şirketin sicil adresine göre mahkememizin yetki alanı içinde kaldığı, Mahkememizin tensip ara kararı uyarınca iflas avansının yatırıldığı anlaşılmıştır.İİK nun 177/4 maddesi uyarınca yetkili temsilci dinlenecek ve iflasa karar verilecektir. Doktrin ve ---------- HD nin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.
Bu yasa maddesi uyarınca davalı şirketin yetkili temsilcilerinin dinlenmek üzere duruşmada hazır bulunması için tebligat gönderildiği, davalı kooperatif yetkililerinin hazır bulunarak davacı tarafa borcu olmadıklarını, tüm ödemelerini yaptıklarını ve haksız davanın reddini talep ettiğini beyan ettiği, anlaşılmıştır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK ‘nun 177.maddesinde, “ Doğrudan Doğruya İflas Halleri “ üst başlığı altında, “Evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas”, “ Alacaklının talebi” düzenlenmiştir. 177/1. fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir.
Yasada belirtilen “4” bent ise sırasıyla,"1- Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa. 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa. 3-308 inci maddede ki hal varsa. 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır.
Sermaye şirketleri (anonim, limited, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket) ticaret şirketi olduğundan, (TTK m124) ve tacir sayıldıklarından (TTK m16) iflasa tabidir.
Bu nedenle bu sermaye şirketlerinden alacaklı olan kişi genel iflas yolu, kambiyo senetlerine mahsusu iflas yolu veya doğrudan iflas yolu ile şirket aleyhine iflas davası açabilmektedir.Alacaklı, bazı sebeplere dayanarak ilk önce icra dairesine bir iflas takip talebinde bulunmadan ve borçlusuna bir iflas takip talebi göndermeden doğruca ticaret mahkemesinde iflas davası açabilmektedir.
İlama bağlı alacağın icra emri ile istenildiği halde ödenmemiş olması halinde, İİK 177/4 maddesi uyarınca alacaklı, borçluya doğrudan doğruya iflas davası açabilmektedir.Bu halde borçluya icra emri tebliği yeterli olup, ayrıca iflas ödeme emri tebliğine gerek bulunmamaktadır.İflasa tabi borçlu, kendisine tebliğ edilen icra emrine rağmen borcunu ödemez ise, İİK 177/4 maddesi uyarınca alacaklı doğruca ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebilmektedir.
İİK 37 ve İİK 177/4 hükümlerine dayanılarak açılan iflas davalarında depo emri tebliğine de gerek bulunmamaktadır Alacaklının doğrudan doğruya iflas davası açabilmesi için aynı zamanda mahkemece verilen ve alacağı belirleyen ilamın kesinleşmesine gerek bulunmamaktadır.
Davacı tarafça 13/07/2016 tarihli hakem heyet kararına dayanılmış olup hakem kararları ilam niteliğindedir.Davacının alacaklı olduğunu bildirmiş olduğu ---------- İcra Müdürlüğünün ---------Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı yanca davalıya karşı aynı hakem kararına dayalı olarak ilamlı takip başlattığı, takibin kesinleştiği, daha sonra borçlu yanca yapılan şikayet başvurusu üzerine --------- Sayılı kararı ile takipte fazladan istenen 33.574,01-TL yargılama giderinin iptaline karar verildiği ancak daha sonra dosyanın İcra Müdürlüğünce işlemden kaldırıldığı,
alacaklı vekilinin istemi üzerine dosyanın 07/09/2022 tarihinde yenilendiği ve----------E.
Sayısını aldığı, yenileme emrinin borçlu davalı vekiline tebliğ edildiği, bunun üzerine dosyada borçlunun mal varlığı üzerine hacizlerin uygulandığı, takibin devam ettiği, görülmüştür--------- İcra Müdürlüğü ---------Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı vekilince,---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunulan, davacı ile aralarındaki uyuşmazlığın çözümüne ilişkin 13/07/2016 günlü hakem kararına dayalı olarak davalıya karşı 16/08/2016 tarihinde ilamlı icra takibi başlattığı, Mahkememizce verilen geçici önlem kararı uyarınca takibin durduğu,
İcra Müdürlüğünün 17/03/2020 günlü kararı ile takipsizlik nedeni ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, görülmüştür.
Hakem kararının incelenmesinde; davalı yanca davacıya karşı yapılan Tahkim başvurusu ile davacı yanın davalı yana karşı yaptığı karşı başvuru sonucunda, Hakem Heyetince davacının kira tazminatı alacağı nedeni ile 360.000,00-TL, eksik işlerden dolayı 248.310,00-TL alacağın ticari işlerde uygulanan avans faiz oranı üzerinden gecikme faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, ayrıca toplam 64.801,13-TL vekalet ücreti ile 29.191,93-TL yargılama giderinin ödenmesine karar verildiği,
söz konusu kararda, karşı davaya ilişkin olarak 595.067,20-TL beş daire bedelinden kaynaklanan alacak ile ödünç verilen paraya ilişkin 146.724,00-TL, panjur bedelleri nedeni ile 174.000,00-TL, şerefiye bedeli olarak 10.000,00-TL ile 50.981,65-TL avukatlık ücretinin ödenmesine karar verildiği, söz konusu Hakem Heyeti kararının iptali istemi ile açılan dava sonucunda, mahkeme kararını iptali istemiyle istinaf başvurusunda bulunduğu, bölge adlişe mahkemesince karar verildiği kararın Yargıtayca bozulduğu,
bunun üzerine ---------- Sayılı kararı ile yeniden karar verilerek Hakem Heyeti kararında, dava konusu bir kısım taşınmazların mülkiyetinin devredilmesine ilişkin kararın iptal edildiği, söz konusu Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı yapılan Temyiz Başvurusu üzerine ---------- Sayılı kararı ile kararın kesinleştiği, görülmüştür.
--------- Sayılı dosyası incelendiğinde ise her iki icra dosyasındaki alacakların takas mahsup istemi tarihi itibariyle hesaplanması gerektiğinden dosyalar hesap bilirkişisine verilmiş, hesap bilirkişisince sunulan 28/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda; dava tarihi itibari ile Hakem Heyeti kararında belirtilen ve yasa gereği takas edilemeyecek olan ilam vekalet ücretleri dışında kalan alacaklar yönünden yapılan karşılaştırma sonucunda davacının takas beyanında bulunduğu dava tarihi temel alındığında, davacının takasa konu edilebilecek toplam takas alacaklarının 1.602.175,31-TL olduğu,
buna karşın davalının, yine takas beyanını ileri sürdüğü dava tarihindeki alacağının 1.002.710,29-TL olduğu, buna göre takas tarihinde davacının, davalıdan 599.465,02-TL alacaklı kaldığı, sonucuna varılmıştır.
Mahkemece söz konusu bilirkişi raporu doğrultusunda davacının, takas beyanında bulunduğu dava tarihinde her iki takibe konu ilam vekalet ücreti alacakları ve vekalet ücreti alacağına işlemiş faizleri hariç, diğer alacak kalemleri birbirleri ile karşılaştırıldığında davacının, davalıdan 599.465,02-TL alacaklı kaldığı anlaşılarak davacının takas mahsup isteminin davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu kararın UYAP üzerinden yapılan incelemede istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında; takip ilama dayalı iflas talebine ilişkin olduğundan, davalıya depo kararı gönderilmesine gerek görülmemiş, yine her ne kadar davalı tarafça yeni açılan hakem dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği belirtilmiş ise de davanın niteliği gereği dosya sonucunun beklenmesi gerekmediği değerlendirilerek davacının davaya dayanak 13/07/2016 tarihli hakem dosyasından alacağı olduğu kesinleştiği anlaşılmakla davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/698, K. 2024/968, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama