İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/769 K.2024/381

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

Esas2022/769Karar2024/381Tarih28 Mayıs 2024Okuma13 dk · 2.526 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
28 Mayıs 2024
Esas no
2022/769 Esas
Karar no
2024/381
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Dava tarihi
04/11/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.526 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin adına kayıtlı araç üzerine 17.02.2021 tarihinde öğlen sularında, ... Mah. ... Cad. No: 2 .../ Arnavutköy-İstanbul adresinde faaliyet gösteren, Davalı ... A.Ş.'nin antreposunun çatı ve devamı niteliğindeki sundurma kısmından, çok büyük bir kar kütlesi düştüğünü, davalı ...

A.Ş. firması, zarar veren fiilin gerçekleştiği yerde, kiracı olup, diğer davalılar, olay tarihinde söz konusu yerin tapuya kayıtlı mülk sahipleri olduğunu, aracın komple tavan, cam, kaput ve bagajı büyük hasar gördüğünü, işbu davayı açmadan önce delil tespitinde bulunmuş ise de, bu Mahkemeler tarafından, delil tespiti için hukuki yarar olmadığı sebebiyle kabul edilmediğini, araç değer kaybı yönünden 50.000,00 TL, kazanç kaybı yönünden 3.750,00 TL olmak üzere toplam 53.750,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen,

haksız fiil tarihi olan 17.02.2021 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan değişen oranlardaki avans temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiştir.

Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket antreposundan 2021 Şubat ayında hizmet alan ... ... Tic. Ltd.

Şti., antrepoda depolanan eşyalarını teslim almak üzere gümrüklü antrepomuza başvurduğunu, yüklemeye elverişli araç temin etmeden, binek araca eşyalarını yüklemek istediğini, ancak sigortalının yük taşımaya elverişli olmayan binek aracı eşya yükleme rampasına yanaşamadığını, antrepo koşullarına ve yük taşımaya elverişli olmayan araçla müvekkili antrepodan eşya yüklemek isteyen şirket tır parkına geçtiğini, bu esnada yoğun kar yağışı ve hava muhalefeti sebebiyle oluşan kar aracın üzerine gelmiş ve küçük olması sebebiyle araçta hasara sebep olduğunu, davalı şirketin somut olayda herhangi bir özensiz davranışı bulunmadığını,

hukuka aykırı bir hareketi yahut dahli de söz konusu olmadığını, yük taşınmasına elverişli olmayan araçla gümrüklü eşya deposuna gelen, yükleme boşaltma alanı dışında eşya yükleyen davacı bizzat kusurlu olup zarar ile müvekkili şirket arasında uygun illiyet bağı da bulunmadığını, söz konusu hasar davacı şirketin bizzat kendi kusurundan kaynaklandığını, kendi eylem ve haksız davranışları ile zarara sebep olduğundan işbu haksız davanın reddini talep etmiştir.

Davalılar ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin herhangi bir kusuru olmadığı gibi sorumluluğu da bulunmadığını, müvekkillerinin gerçekleştiği iddia edilen haksız fiile ilişkin bilgisi ve görgüsü olmadığı gibi taşınmaz üzerinde biriktiği iddia edilen kar yığınının vermiş olduğu zarardan sorumlu tutulmak istenilmesi de hakkaniyete aykırı olduğunu, meydan gelen olay , bu olayla ilgili kusur durumu varsa rapor veya tutanaklardan müvekkillerinin haberi dahi bulunmadığını, davaya konu hadisede müvekkillerinin bir sorumluluğu olmadığı gibi kusuru da bulunmadığını, davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacının aracına davalıların işlettiği, maliki olduğu binadan düşen kar sebebiyle araçta meydana gelen değer kaybının ve hak mahrumiyetinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle;

Davacı ... ... Ltd. Şti adına kayıtlı ... plakalı aracın

17.02.2021 tarihinde ... Mah. ... Cad. No: .../ ... İstanbul adresinde faaliyet gösteren davalı ... A.Ş. firmasının antreposunun çatı ve devamı niteliğindeki sundurma kısmından düşen kar kütlesi neticesinde araçta hasarın meydana gelmiş olduğunu, söz konusu hasardan davalı firmanın ve bina maliklerinin sorumlu olduğunu beyanla hasar neticesinde oluşan 50.000,00 TL (ellibin türk lirası) ve tamirde kaldığı süreçteki kazanç kaybı yönünden 3.750,00 TL (üçbinyediyüz elli türk lirası) olmak üzere toplam 53.750,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, haksız fiil tarihi olan 17.02.2021 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan değişen oranlardaki avans temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş olduğu görülmüştür.

Mahkememizce yapılan kontrolde işbu davanın 04.11.2022 tarihinde açılmış olduğu, davalılardan ... ...'in ise dava açıldıktan sonra 06.11.2022 tarihinde vefat etmiş olduğu, UYAP sisteminden yapılan kontrolde davalılar ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...'nın aynı zamanda ... ...'in mirasçısı konumunda olduğu görülmekle işbu davalılar vekilinden mirasçıların murisin mirasını reddedip reddetmedikleri hususu ön inceleme duruşmasında sorulduğunda müvekkillerinin muris ... ...'i mirasını reddetmemiş olduklarını beyan etmiş olmaları ve başkaca mirasçı bulunmaması sebebiyle taraf teşkilinde eksiklik olmadığı görülmekle UYAP sisteminde davalı olarak görünen ... ...'in sıfatının Müteveffa olarak güncellenmesine karar verilmekle yargılamaya devam olunmuştur.

Davalı bina malikleri vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde mahkememizin görevine ve yetkisine yönelik yapılan itirazlar bakımından sırası ile inceleme yapıldığında davaya konu aracın davacı şirket adına kayıtlı olduğu, davalılardan ...

A.Ş.'nin de tacir olduğu, bu hali ile uyuşmazlığın tacirler arasındaki haksız fiilden kaynaklanmakta olduğu, genel mahkeme - özel mahkeme ayrımında mahkememizin özel mahkeme olması sebebiyle görevli olduğu kanaatine varılmıştır.

HMK'nın "Haksız fiilden doğan davalarda yetki" başlığını taşıyan 16. Maddesinin "(1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. " şeklindeki düzenlemesi uyarınca davacı şirketin yerleşim yerinin yargı çevremiz içerisinde olduğu nitekim davaya konu eylemin meydana geldiği Arnavutköy sınırlarının Ticaret Mahkemesi nezdinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine bağlı olması sebebiyle mahkememiz yetkili olduğundan yetkiye yapılan itirazların reddine karar verilerek yargılama yapılmıştır.

Yargılama esnasında celp edilmiş olan tüm evraklar ile birlikte rapor tanzimi için dosyanın 1 trafik kazaları- değer kaybı alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdine karar verilmiş ise de davacı vekilinin talepleri üzerine dosyanın 1 trafik kazaları- değer kaybı alanında uzman makine mühendisi, 1 inşaat mühendisi, 1 iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişisinden oluşan heyete tevdine karar verilmiş olup bilirkişilerden takdiri mahkemeye ait olmak üzere dava konusu hasarın meydana gelmesinde tarafların kusurlarının belirlenerek,

davacının davaya konu olayın gerçekleştiği yere şahsi aracı ile girmesinde kusurunun olup olmadığı hususu da irdelenerek davacının aracında olay sonrasında meydana gelen hasarın kapsamı, aracın hasarlı ve hasarsız olan halinin karşılaştırılması sureti ile markası, yaşı, cinsi vs özellikleri de göz önünde bulundurularak hesaplanacak olan 2. El piyasa rayiç değeri ile birlikte yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca yapılacak hesaplama uyarınca davacının aracında kaza tarihi itibariyle değer kaybının olup olmadığı, değer kaybının oluşması ihtimalinde ne kadar olduğu, aracın pert olup olmadığı,

aracın tamirde kaldığı süreç içerisinde davacının araç mahrumiyet bedeli / kazanç kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecek ise emsal araç kiralama fiyatları da göz önünde bulundurulduğunda ne kadar talep edebileceği, davacının aracının varsa önceki tarihlerde geçirmiş olduğu kazalar da göz önünde bulundurularak dava dilekçesinde talep edilmiş olan değer kaybı bedeli ve kazanç kaybı/ araç mahrumiyeti bedeli bakımından hesap yapılması istenilmiştir.

Bilirkişi heyetince hazırlanmış olan kök ve ek raporda özetle;

Tapu kayıtlarına göre İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, ... Mahallesi, 268 ada, 1 parsel sayılı, 12.103,86 m2. Yüzölçümlü, BİR KATLI B.A.K. DEPO VE ARSASI vasıflı ana taşınmazın olarak kayıtlı olduğu, kat irtifakı kurulmadığı, kat mülkiyetine geçilmediği tapu kayıtlarında yönetim planı tarihi olmadığı, ana taşınmaz olarak kayıtlı olduğu görülmektedir.

... A. Ş. Tarafından, binek araçların sahaya girmesinin yasak olduğunu gösteren herhangi bir uyarı ikaz levhası bulunmadığı görülmektedir.

Olayın, doğrudan davaya konu ana taşınmazın yoğun yaşanan hava koşulları nedeniyle yağan karın temizlenmemesi, bakım ve onarım yetersizliği, kiracı tarafından gerekli özen gösterilmemesinden kaynaklanmış olabileceğinin kuvvetle muhtemel değerlendirildiğinde kiracı firma ... A.Ş. %100 kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.

Olay sonucu hasar gören ... plaka sayılı araç 2018 Model ... tipinde ve 16.872 km dedir

Aracın 17.02.2021 olay tarihindeki piyasa rayiç değerinin tespiti için bu tarihtteki araçların kasko değer listesi esas alınmış, TSB tarafından yayınlanan kasko değer listesi incelendiğinde, dava konusu aracın olay tarihindeki kasko değerinin 174.401.-TL olduğu görülmüş, aracın kilometresinin düşük olması ve olay tarihinde araç fiyatlarındaki değer artışının enflasyon üzerinde oması dikkate alınarak, bu tespit doğrultusunda aracın piyasa değerinin 180.000.-TL olduğu kanaatine varılmıştır.

Aracın motor kaputu ve tavanının hasar görüp onarım yapılması ve boyanması neticesinde onarım sonrası aracın piyasa değerinin 170.000.-TL olacağı, böylece araçtaki değer kaybının; 180.000 - 170.000 = 10.000.-TL olduğu bulunmuştur.

Dava konusu aracın hasar onarımı ve sigorta ile ilgili işlerin tamamlanması için gerekli makul sürenin 15 gün olduğu, davacının günlük araç mahrumiyet zararının 250.-TL olduğu, böylece onarım süresi içindeki toplam zararının; 250 x 15 = 3.750.-TL olduğu

kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.

Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Genel kural bu hüküm olmakla birlikte Türk Borçlar Kanununda ayrıca kusursuz sorumluluk halleri 65 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup bu hallerden birisi de bina malikinin sorumluluğudur. TBK'nın "Yapı malikinin sorumluluğu -a. Giderim yükümlülüğü" başlığını taşıyan 69. Maddesinin "(1) Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.

(2) İntifa ve oturma hakkı sahipleri de, binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan, malikle birlikte müteselsilen sorumludurlar.

(3)Sorumluların, bu sebeplerle kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilere rücu hakkı saklıdır. " şeklindeki düzenlemesi somut olay bakımından uygulanması gereken kanuni düzenlemedir.

Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2020/302 Esas, 2020/724 Karar Sayılı, 13/11/2020 Tarihli "Dava, haksız fiil nedeniyle araçta oluşan zararın ve değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.

Dava konusu uyuşmazlık, taşınmaz maliki olan davalı TOKİ'nin, davacının aracında meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Kusur aranmaksızın sorumluluğun düzenlendiği haller, kusursuz sorumluluk halleri olarak ifade edilmektedir. Doktrinde kusursuz sorumluluk hallerinin olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ikili ayırıma tabi tutarken, TBK tarafından açıklanan hakkaniyet sorumluluğu-özen (sebep) sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ayırıma tabi tutulduğu görülmektedir. Denetleme ve gözetimde özen (cura in custodio) gereği, kusur unsur olarak aranmaz (G.Antalya B.Hukuku Genel Hükümler C.1.2012.İst.sh.533.535.).

Özen sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği TBK'nun 69. maddesi gereğince "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür" hükmü getirilmiştir.

Belirtilen yasal düzenlemeler gereğince, davalı, zararlandırıcı sonucun doğmasına yol açan bina ya da yapı eserinin yapım ve bakım eksikliklerinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Sorumluluktan kurtulmanın olumsuz koşulu ise, zarar ile yapım bozukluğu ve bakım eksikliği arasındaki nedensellik bağının kesilmiş olmasıdır. Malik, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi ) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir.

Dosya kapsamından; davaya konu olayın meydana geldiği taşınmazın T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

Yargılama sırasında görüşüne başvurulan İnşaat Mühendisi bilirkişi heyeti 19/10/2018 tarihli raporunda, davaya konu yapının çatı projesinde kar kütlelerinin düşmesini önleyecek herhangi bir önlem alınmadığının tespit edildiğini bildirilmiştir.

Makine Mühendisi bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 14/03/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda dava konusu araçta meydana gelen zararın, piyasa rayiçlerine göre 6.251,64 TL, araçtaki değer kaybının ise 1.725,00 TL olduğu belirtilmiştir.

Yapılan değerlendirme sonucunda, davacının aracına zarar verilmesine neden olan taşınmazın tapu maliki davalı ...'nin davacının zararından sorumlu olduğu, her iki bilirkişi raporlarının taraf ve istinaf denetimine açık, dosya kapsamına uygun ve bu nedenle hüküm kurmaya elverişli oldukları anlaşıldığından bu durumda, mahkemece; dosyadaki delillere ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden " şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davalıların davacının aracında meydana gelen değer kaybından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmiştir.

Araçta oluşan değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.

İkame araç temininden kaynaklanan zarar hesaplanırken kazaya karışan araç üzerinde inceleme yapılarak aracın kaza nedeniyle maydana gelen hasarın ne olduğu, ortalama tamir süresi, hasar gördüğü olaya ilişkin gördüğü hasarın tamir süresi boyunca aracın yaşı, modeli, özelliği vs gibi hususlar nazara alınarak uğradığı kazanç kaybı (ikame araç bedeli)nin ne kadar olması gerektiği, bu bedelden de araç malikinin yapmaktan kurtulduğu masraflar düşülmek sureti ile gerçek zararı tespit edilmesi gerekmektedir.

Taraf vekillerince her ne kadar mahkememizce alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de sorumluluğun hukuki nitelendirmesinin mahkememize ait olması, kazanın meydana geldiği tarihteki veriler göz önünde bulundurularak bilirkişi heyeti tarafından hesaplama yapılmış olması,

davacının sunmuş olduğu değer kaybına yönelik itirazların, emsallerin kazanın meydana geldiği tarihten çok sonraki bir tarihe ilişkin olması sebebiyle yapılan itirazların reddine karar verilerek davacının davalılardan talep edebileceği miktarların değer kaybı için 10.000,00 TL, mahrum kalınan kar için 3.750,00 TL olduğu kanaatine varılarak toplam 13.750,00 TL'nin olayın meydana geldiği 17.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Yargılama giderlerinin hesabında Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 11. Fıkrasının uygulama yeri bulup bulmayacağı bakımından yapılan incelemede dosyadaki arabuluculuk son tutanağında "6102 Sayılı Kanunun 5/a maddesi, "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." hükmü uyarınca huzurdaki başvuru bakımından karşı taraf olarak gösterilen gerçek kişiler bakımından arabuluculuk zorunlu dava şartı kapsamında değildir.

Müzakere konusu dikkate alındığında karşı taraf ... A.Ş ile karşı taraf yapı maliki gerçek kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmadığından karşı taraf gerçek kişiler bakımından arabuluculuğun dava şartı olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından gerçek kişiler, dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmelerine dahil edilmemiştir. Dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmelerine başvurucu şirketin ve karşı taraf ...

A.Ş.'nin katılımıyla devam edilmiştir." şeklindeki ibare ve davacı ile davalı bina malikleri arasındaki davanın ticari dava olmaması sebebiyle işbu 18/A maddesinin 11. Fıkrası işletilmeksizin hesaplama yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

1-Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; davacının aracında meydana gelen hasar sebebiyle 10.000,00 TL değer kaybı ve 3.750,00 TL hak mahrumiyeti bedeli olmak üzere toplam 13.750,00 TL'nin olayın meydana geldiği 17.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine,

2-Alınması gerekli olan 939,26-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 917,92-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 21,34-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 917,92-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 92,20-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 1.043,75-TL, bilirkişi ücreti: 6.000,00-TL olmak üzere toplam: 7.135,95-TL yargılama giderinin %25,6 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 1.826,80-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 13.750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalılar yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT m.3/2 ve 13/3 hükmü uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 13.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00-TL'nin %25,6 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 399,36-TL'sinin davalı ... Anonim Şirketi'nden alınarak; 1.160,64-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

8-Davalı ... Anonim Şirketi tarafından sarf edilen toplam 28,00-TL yargılama giderinin %25,6 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 20,83-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanının davalı üzerine bırakılmasına,

9-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/769, K. 2024/381, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/769
Karar No
2024/381
Tarih
28 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/769 K.2024/346
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/769 K.2024/431
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/769 K.2024/293
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/769 K.2024/978
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/769 K.2024/281
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/770 K.2024/979

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.