KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/852
- Karar No
- 2024/340
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/780 Esas
- Karar no
- 2024/365
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/11/2022
- Karar tarihi
- 21/05/2024
Karar Metni
1.463 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... Plakalı aracın, ... Plakalı aracın sebep olduğu 30.09.2021 tarihli kaza nedeniyle hasarlandığını, SBM kayıtlarına göre müvekkiline ait aracın kazada %0, ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin sigorta şirketine 16/06/20225 tarihinde yazılı olarak başvuruda bulunduğunu, sigorta şirketinin süresi içinde herhangi bir dönüş yapmadığını, kaza sonucu müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı ve hasar bakımından uğradığı zarar miktarı tam olarak belirlenemediğini, müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00-TL Reel Değer Kaybı ve 100 TL Hasar bedelinin tramer tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; işbu dava hasar onarım bedeli ve değer kaybının tazminine ilişkin bir davası olduğunu, araçta oluşan hasar bedeli de değer kaybı bedeli de belirlenebilir olduğunu, bu sebeple davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında HMK107.
Madde uyarınca hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirkete başvurusunun ardından müvekkili şirket gerekli incelemeleri gerçekleştirmiş ancak değer kaybı hesaplaması yapamadığını, bunun sebebi, yapılan incelemelerde 11/07/2017 tarihinde bahse konu aracın aynı kısımlardan hasarlandığı tespit edildiğini, somut olayda mükerrer hasar mevcut olduğunu, bu sebeple değer kaybı talebi müvekkili şirket tarafından reddedildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu,
sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebi hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin faiz sorumluluğunun sınırlı olduğunu, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanmalı bu oran da en az yüzde otuz olması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV sorumluluğunun bulunmadığını, usule yönelik cevaplarımız dikkate alınarak davanın usulden reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacının paylı mülkiyet hükümleri uyarınca maliki olduğu aracında trafik kazasından kaynaklı olarak meydana gelen hasar bedelinin ve değer kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda yapılan incelemede; davaya konu ... Plakalı aracın davacının ve dava dışı ... ...'nın 25.06.2015 tarihinde 2015 model ... Marka aracın ... A.Ş.'den (bayiden) fatura karşılığında 1/2 hisseli (paylı malik) olarak ticari / yolcu nakli kullanımı amacıyla satın alındığı ve ticari taksi olarak işletilmekte olduğu esnada 30.09.2021 tarihinde davalı şirket nezdinde ZMMS kapsamında sigortalanmış olan ... plakalı aracın karışmış olduğu kaza sebebiyle davacıya ait araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı bedelinin davalıdan tahsili istemi ile HMK m.107 hükmü uyarınca eldeki davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Davacı vekili tarafından mahkememizin görevine yönelik olarak yapılan itirazda davaya konu aracın hususi kullanıma özgü olduğu, ticari araç olmaması sebebiyle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu iddia edilmiş ise de sigorta hukukundan kaynaklı olarak işbu davanın açılmış olması sebebiyle mutlak ticari dava olduğu görülmekle mahkememiz görevli olduğundan yargılamaya devam olunmuştur.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de,
“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, ... nezdinde tutulan kayıtları, hasar dosyası, ... nezdindeki kayıtları ve kazaya ilişkin tüm evraklar celp edilerek dosya trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişiden dava konusu kazaya karışan tarafların kusur oranlarının belirlenerek, davacının aracında kaza sonrasında meydana gelen hasarın kapsamı, miktarının ne kadar olduğu,
aracın hasarlı ve hasarsız olan halinin karşılaştırılması sureti ile markası, yaşı, cinsi vs özellikleri de göz önünde bulundurularak hesaplanacak olan 2. El piyasa rayiç değeri ile birlikte yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca yapılacak hesaplama uyarınca davacının aracında değer kaybının olup olmadığı, değer kaybının oluşması ihtimalinde ne kadar olduğu hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan kök ve ek raporda özetle;
... plakalı sigortalı aracının sürücüsü ... %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın davacı sürücüsü ... ...'nın kusursuz olduğu, ... plakalı araçta hasar tutarının KDV dahil 20.645,49 TL ... plakalı araçta değer kaybının 7.500 TL olduğu, Davacının toplam zararının 28.145,49 TL ve davalının kusur oranına göre bunun tamamından sorumlu olduğu Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan ek rapor akabinde davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 22.02.2024 tarihli usulüne uygun olarak harçlandırılmış bedel arttırım dilekçesinde " müvekkilin araç üzerindeki hisse oranı 1/2 olması nedeniyle.
Değer Kaybı Bedeli 7.500,00 TL olarak belirlenmiş olup; müvekkil hisse oranına göre değer kaybı tazminatımızı 3.650,00 TL artırmak, Hasar Bedeli 20.645,49 TL olarak belirlenmiş olup; hasar bedeli tazminatımızı 10.222,50 TL artırmak, Zaruretimiz hasıl olmuştur. bilirkişi raporu doğrultusunda değer kaybı bedelimizi 3.650,00 TL artırarak davamızın 3.750,00 üzerinden ve hasar bedelimizi 20.645,49 TL artırarak davamızın 10.222,50 TL üzerinden kabulü, 13.972,5 bedele kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak olan en yüksek faiz oranı işletilmesine, " şeklinde talepte bulunmuş olduğu görülmüştür.
Davacının davaya konu aracın 1/2 oranında paylı maliki olması sebebiyle hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca hesaplanan değer kaybı bedeli olan 7.500,00 TL'nin yarı olan 3.750,00 TL'yi ve hasar tutarı olan 20.645,49 TL'nin yarısı oranında olan 10.322,75 TL'yi davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmış olup davacının talep arttırım dilekçesi ile birlikte değer kaybı için 3.750,00 TL, hasar bedeli için ise 10.222,50 TL talepte bulunmuş olmaları sebebiyle taleple bağlı kalınarak bu miktarlar üzerinden davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "...
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafça davalıya 16.06.2022 tarihinde başvuru yapılmış olduğu, 8 iş günlük sürenin son gününün 28.06.2022 tarihine tekabül ettiği, işbu hali ile davalının 29.06.2022 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu görülmekle davacının işbu tarihten itibaren davalıdan avans faizi isteminde bulunabileceği (Davacıya ait aracın ticari taksi olması, yolcu naklinde kullanılması sebebiyle) kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/852, K. 2024/340, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama