KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Esas no
- 2023/331 Esas
- Karar no
- 2024/208
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 16/05/2023
Karar Metni
1.210 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkette ... nolu poliçe ile trafik sigortalı davalı şirketin maliki bulunduğu ... plaka nolu aracın ehliyetsiz kusurlu sürücü sevk ve idaresindeyken 13/09/2021 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle dava dışı ... plakalı araçta hasara sebebiyet verdiğini, meydana gelen kaza nedeniyle ... plaka nolu araçtın yapmış olduğu kaza neticesinde ... plakalı araçta oluşan hasara karşılık davalının kusuruna tekabül eden kısmının tamamı olan 5.735,72 TL müvekkil şirket tarafından karşı tarafa ödendiğini, ödenen miktarın rücuen tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine ....
İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası ile yasal takibe başlandığını, yapılan takibe davalının süresinde itiraz ettiğini, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulü ile ..., İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalının alacaklarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu yönden davanın reddinin gerektiğini, ... plakalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğunun iddia edildiğini, bu iddianın gerçeklikten uzak olduğunu, müvekkili şirketin kaza oluşmasında hiçbir kusurunun bulunmadığını, tüm sorumluluklarını yerine getirerek tüm önlemlerin almasına rağmen kazanın oluştuğunu, müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının %20 kötüniyet tazminat talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının herhangi bir zarara uğramadığını,
davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasında, dosyanın trafik bilirkişisine tevdi ile; meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun ve davalı şirkete ait araç sürücüsünün kaza tarihinde sahip olduğu ehliyet sınıfı ve kazaya karışan davalıya ait aracın nitelikleri değerlendirilerek, davalı şirkete ait araç sürücüsünün o tarihte kazaya karışan aracı kullanmaya yetecek ehliyetnamesinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesine karar verilmiş olup, 07/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda,
I- Davacı şirkete sigortalı, ... plaka numaralı transmikser kamyonun dava dışı sürücüsü ... ...’ın hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve tam, % 100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu,
II- ... plaka numaralı otomobilin sürücüsünün, etkili herhangi bir kural ihlalinin ve hatalı bir davranışının bulunmadığı,
III- İş makinası sınıfı transmikser kamyonu karayolunda, park etmek amacıyla sevkeden sürücü ... ...’ın, G sınıfı sürücü belgesi bulunmadığı, bu durumun, karayolu üzerindeki parketme amaçlı hareketi sırasında meydana gelen dava konusu kaza ile illiyetli görülmediği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava, davacının ZMMS poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye yapmış olduğu ödemenin, araç maliki davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mal Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4-c fıkrasında, tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerin göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmesi halinde, sigortacnın işletene kusur oranında rücu edebileceği belirtilmiştir. (Yargıtay 17. HD'nın 30/09/2014 tarih ve 2014/1576 E. - 2014/1036 K.)
ZMSS Poliçesi Genel Şartlarının "Tazminatın azaltılması veya kaldırılmasın sonucunu doğuran haller" başlıklı 4/c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu'na göre gereken ehliyetnameye haiz olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda vukuya gelmiş ise, sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Poliçede yer alan bu şart esasen KTK.'nın 95. maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. ZMSS şirketi ehliyetsiz araç kullanılması sebebine dayanarak kendi sigortalısının ancak onun veya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında rücu edebilir. Zira araç sahibinin sorumluluğu diğer bir deyişle karşı araç malikine tazminat ödeme yükümlülüğü aracı kullanan sürücü ehliyetsiz olsa dahi kusur esasına dayalıdır.
Sigortalı aracın, gereken ehliyetnameye haiz olmayan kişi tarafından kullanılması ve bu kişinin (sürücünün) kusurlu olması rücu etmek için yeterli olup, rizikonun gerçekleşmesinden, ehliyetsiz araç kullanmanın asli unsur olması ya da münhasıran ehliyetsizlik sebebiyle kazanın meydana gelmesi gerekmemektedir. (Yargıtay 17. HD'nın 15/04/2013 tarih ve 2013/1632 E. - 2013/5493 K.)
Bu kapsamında tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacının rücu talebine konu kazanın meydana gelmesinde davalının mülkiyetinde bulunan araç sürücüsünün dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile %100 kusurlu olduğu tespit edilmiş olup her ne kadar raporda davalıya ait araç sürücüsünün G sınınfı sürücü belgesinin bulunmamasının kaza ile illiyetli görülmediği şeklinde değerlendirme yapılmış ise de;
kazaya sebebiyet veren transmikser kamyonu kullanmak için gerekli G sınıfı ehliyetnameye sahip olmayan mülkiyeti davalıya ait araç sürücüsünün meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu dikkate alındığında ve emsal mahiyetteki İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2021/476 E., 2023/1787 K. Sayılı ilamında " Sigortalı aracın, gereken ehliyetnameye haiz olmayan kişi tarafından kullanılması ve bu kişinin (sürücünün) kusurlu oması rücu etmek için yeterli olup, rizikonun gerçekleşmesinden,
ehliyetiz araç kullanmanın asli unsur olması ya da münhasıran ehliyetsizlik sebebiyle kazanın meydana gelmesi gerekmemektedir." şeklindeki değerlendirmesi de dikkate alınarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılmıştır." şeklindeki yüksek mahkeme içtihadı birlikte değerlendirildiğinde davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Rücu davaları gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir.
Davacı her ne kadar ilgili icra takibinde 5.735,72-TL asıl alacak ve bu alacağa işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de; davacı tarafından dosyaya sunulan dekontların incelenmesinden davacı tarafından kaza nedeniyle dava dışı kişiye ödenen bedelin 5.566,23-TL olduğu görülmekle ve davacı vekili tarafından da mahkememiz 3. Nolu celsesinde başka bir dekont sunulmayacağı beyan edildiği görülmekle takibin 5.566,23-TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiş,
icra takibi başlatılmadan evvel davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından ve takibin konusunun da rücu alacağı olduğu anlaşıldığından takip öncesi faiz talebinde bulunulamayacağı kanaatine varılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş, alacak yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/331, K. 2024/208, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama