KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Esas no
- 2023/350 Esas
- Karar no
- 2025/118
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 24/05/2023
Karar Metni
1.422 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil Şirketi ile Davalı ... ... arasında bir hizmet alım sözleşmesi niteliğinde olan 01.02.2014 tarihli Yardımcı Hizmetler Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında, davalının birtakım yardımcı hizmetlerin müvekkili şirketin iş yerinde kendi personeli vasıtasıyla yerine getirilmesini üstlendiğini, davalı tarafından müvekkili şirket iş yerinde görülen işler kapsamında görevlendirilen ve davalının sigortalı çalışanı olan ...'in, müvekkili şirkete ait iş yerinde 02.01.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonrasında, 04.01.2015 tarihinde hayatını kaybettiğini,
bunun üzerine müteveffanın yakınları tarafından müvekkili şirkete ve davalıya karşı ... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden maddi ve manevi tazminat talepli dava ikame edildiğini, ... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında verilen ...
Karar sayılı ve 06.06.2018 tarihli karar uyarınca; müvekkili şirket ile davalı arasında asıl işveren – alt işveren ilişkisi bulunduğunun dayanak alındığını ve maddi ve manevi tazminat tutarlarından müvekkili ile davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, ... İş Mahkemesi’nin ... Esas ve ...
Karar sayılı ve 06.06.2018 tarihli kararı üzerine, bu dosyanın davacıları olan müteveffanın yakınları tarafından kararda hükmedilen maddi ve manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsili için müvekkili davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas numaralı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi başlatıldığını, ... İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas numaralı dosyasına 26.02.2021 tarihinde müvekkili şirket tarafından 72.442,70-TL tutarında ödeme yapıldığını, ardından 14.07.2021 tarihinde yine müvekkili şirket tarafından icra takibine konu bakiye borcun tamamı olan 382.500,00-TL'nin ödenip dosyanın kapatıldığını beyanla müvekkili şirketin müteveffanın yakınlarına yaptığı ödemelerin rücuen tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekiline usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkememizin 15/05/2024 tarihli celsesinde dosyanın iş hukuku- iş kazaları alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup 24/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Hukuki yorum, delillerin takdiri ve taleplere hak kazanma konularının karara bağlanması hususları Mahkemenin takdirinde olmakla , talep edilen alacaklar için hesaplamalar yapılmıştır.
1. Davacı ... A.Ş. tarafından icra dosyasına 26.02.2021 tarihinde 72.442,70-TL ve 14.07.2021 tarihinde 382.500,00-TL olmak üzere toplam 454.942,70 TL ödendiği görülmüştür.
2. İş Mahkemesi dosyasında mevcut ve hükme dayanak bilirkişi raporunda kusur oranlarının ... A.Ş. için % 30, ... A.Ş. için %50 ve müteveffa için %20 olarak belirlendiği görülmüştür.
3. Taraflar arasındaki ilgili sözleşme hükmünden davacı şirketin ödediği borcun kendi kusuruna isabet eden kısmı dışındaki kısmını davalı şirketten talep edebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
4. Buna göre, davacı şirket borcun 3/8’inden, davalı şirket 5/8’inden sorumludur.
5. Davacı şirketin ödemiş olduğu 454.942,70 TL’nin 5/8’i olan 284.339,19 TL davalı şirketin kusuru oranına denk gelen paydır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 16/10/2024 tarihli celsesinde dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdi ile; davacı tarafından sunulan ödeme belgeleri ve ilgili icra dosyasında bulunan ödeme dekontları da incelenerek ayrıca taraf itirazları da değerlendirilerek;
kök rapordaki hali ile terditli hesaplama yapılmasının ancak yapılacak hesaplamada ödeme tarihleri de dikkate alınarak hangi tutara hangi tarihten itibaren faiz talep edilebileceğinin (kusur oranı ve ödenen bedelin tamamı hususunda terditli hesaplama yapılarak) hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş olup 24/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Dosyada mevcut delillerin değerlendirilmesi ile talep edilen alacağa hak kazanılması hususları mahkemenin takdirinde olmakla, davalının sorumluluğu veya davacının hak kazanması yönünde bir hukuki değerlendirme ve kanaat belirtmeksizin,
tarafların itirazları ve mahkeme ara kararı doğrultusunda davacının talebi hesaplanmış ve aşağıda seçenekli olarak takdire sunulmuştur.
1. Davalının ödenen borcun tamamından sorumlu olduğu kanaati halinde:
→Davalının, davacı tarafından ödenen meblağın tamamı olan 454.942,70 TL’den sorumlu olduğu,
→Bu alacağın,
→72.442,70-TL tutarındaki kısmına 26.02.2021 tarihinden ve
→382.500,00-TL tutarındaki kısmına 14.07.2021 tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
2. Davalının ödenen borçtan kusur oranında sorumlu olduğu kanaati halinde:
→Davalının, davacı şirketin ödemiş olduğu toplam 454.942,70 TL’nin 5/8’i olan 284.339,19 TL’den sorumlu olduğu,
→Bu alacağın,
→45.276,69 TL tutarındaki kısmına 26.02.2021 tarihinden ve
→239.062,50 TL tutarındaki kısmına 14.07.2021 tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava; rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; davacı Şirket ile Davalı ... ...
Şirketi arasında bir hizmet alım sözleşmesi niteliğinde olan 01.02.2014 tarihli Yardımcı Hizmetler Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında, davalı ... 'ün yardımcı hizmetlerin davacı Şirket iş yerinde kendi personeli vasıtasıyla yerine getirilmesini üstlendiğini, davalı ... tarafından davacı Şirket iş yerinde görülen işler kapsamında görevlendirilen ve Davalı ...’ün sigortalı çalışanı olan ... ... 'in, davacı şirkete ait iş yerinde 02.01.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonrasında hayatını kaybettiğini,
bunun üzerine müteveffa’nın yakınları tarafından davacı şirkete ve davalı ...’e karşı açılan maddi ve manevi tazminat talepli davada davacı ve davalının müştereken sorumlu tutlarak tazminata hükmedildiğini, mahkeme kararının icraya konu edilmesi üzerine tüm ödemenin davacı tarafından yapıldığını, davacı şirket tarafından ödenen tutarın tamamının davalıdan rücuen tazmini gerektiğini beyan etmiş ve davacı tarafından ödenen tazminat miktarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf aşamalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili iş mahkemesi kararı ve davacı tarafça yapılan ödeme belgeleri dosyaya kazandırılmış, dosyanın rapor tanzimi için bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 24/06/2024 tarihli raporda ; " Hukuki yorum, delillerin takdiri ve taleplere hak kazanma konularının karara bağlanması hususları Mahkemenin takdirinde olmakla , talep edilen alacaklar için hesaplamalar yapılmıştır.
1. Davacı ... A.Ş. tarafından icra dosyasına 26.02.2021 tarihinde 72.442,70-TL ve14.07.2021 tarihinde 382.500,00-TL olmak üzere toplam 454.942,70 TL ödendiği görülmüştür.
2. İş Mahkemesi dosyasında mevcut ve hükme dayanak bilirkişi raporunda kusur oranlarının ... A.Ş. için % 30, ... A.Ş. için %50 ve müteveffa için %20 olarak belirlendiği görülmüştür.
3. Taraflar arasındaki ilgili sözleşme hükmünden davacı şirketin ödediği borcun kendi kusuruna isabet eden kısmı dışındaki kısmını davalı şirketten talep edebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
4. Buna göre, davacı şirket borcun 3/8’inden, davalı şirket 5/8’inden sorumludur.
5. Davacı şirketin ödemiş olduğu 454.942,70 TL’nin 5/8’i olan 284.339,19 TL davalı şirketin kusuru oranına denk gelen paydır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri incelendiğinde ; kurulmuş olan sözleşmenin asıl işveren- alt işveren sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşmenin 20 ve 20/a maddesinde "20) YÜKLENİCİ, işbu Sözleşme'ye konu olan hizmetler kapsamında İş Sağlığı ve Güvenliği ve Sosyal Güvenlik Kanunu yönetmelik ve uygulamaları kapsamında ...'ın hiçbir maddi zarar ve ziyana uğramayacağını, böyle bir maddi zarar ve ziyanın olması durumunda doğabilecek bütün mükellefiyet ve sonuçları ile ferilerinin kendisine ait olacağını gayrikabili rücu peşin olarak kabul ve taahhüt etmektedir.
İşbu maddede belirtilen ...'ın uğrayacağı maddi zarar ve ziyan düzenlemeleri özetle aşağıdaki ilkeler gözetilerek yapılacaktır:
a) YÜKLENİCİ'nin çalışanlarının yaşayacağı herhangi iş kazası vb, hallerde kural olarak YÜKLENİCİ sorumludur. Ne var ki, böyle bir kaza halinde ...'ın kusurlu olduğunun ispatı halinde, ... kusuru oranında sorumlu olacaktır." şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür. İlgili madde hükmüne bakıldığında bir kaza halinde ...'ın kusurlu olduğunun ispatı halinde , ... ın kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu olacağı düzenleme altına alınmıştır.
Rücu ödemesine konu iş mahkemesi kararına bakıldığında; meydana gelen zarara ... A.Ş. nin % 30, ... A.Ş. nin %50 ve müteveffanın %20 kusuru oranında sebebiyet verdiği hüküm altına alınmış ve ilgili karar yasa yolundan geçerek kesinleştiğinden tarafların kusuruna ilişkin oranlar da kesinleşmiştir.
Sözleşmenin yukarıda yer verilen ilgili maddesi ve tarafların kusur oranı birlikte değerlendirildiğinde davacının kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırıldığı görüldüğünden ancak 3. Kişilere karşı müşterek müteselsil sorumluluk kapsamında davacının tüm zararı ödediği anlaşıldığından,
davacının zararın kusur oranına denk gelen kısmından sorumlu olacağı, bu nedenle bu miktarın rücuen tahsilinin istenemeyeceği, davalının kusuruna denk gelip davacı tarafça ödenen kısmın ise davalıdan rücuen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği anlaşılmış, bu doğrultuda hazırlanan bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/350, K. 2025/118, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama