KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/553 Esas
- Karar no
- 2024/980
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 23/08/2023
Karar Metni
1.692 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin "... ... / İSTANBUL" adresinde müvekkili şirket ekiplerince ... hesap numaralı tüketim noktasında 14/02/2020 tarihinde yapılan kontrolde kayıtsız sayaçtan enerji kullanıldığının tespit edildiğini, kaçak elektrik enerjisi tüketimi müvekkili şirket yetkililerince ... seri numaralı kaçak elektrik tüketim tahakkuku düzenlendiğini, kaçak elektrik kullanımının karşılığı davalılar tarafından ödenmemesi nedeniyle müvekkili şirketin, alacağının tahsili amacıyla ....
İcra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı takip dosyası nezdinde davalılar aleyhine icra takibi başlattığını, davalıların borçlu bulunduğu miktarı ödemediği gibi icra takibine itiraz ederek takibin kötü niyetli olarak durmasına sebep olduğunu, haksız itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerince kaçak bir enerji kullanımının olmadığını, düzenlenen faturanın haksız olduğunu, davacının davasını yetkisiz mahkemede açtığını, müvekkillerinin yerleşim yeri Bakırköy Adliyesi yetki alanı içerisinde olduğunu, davacı davasında taraf sıfatı taşımayan ... ... ve ... ...'ye açıldığını, dava konusu elektrik aboneliğinin ...
İnşaat AŞ'ye ait olduğunu, şirket ortaklarına başvurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacıya borcunun olmadığını, düzenlenen faturanın usulüne uygun olmadığını, kaçak kullanımın tespitine yönelik müvekkili şirkete herhangi bir belge verilmediğini, usul ve yasaya aykırı davanın öncelikle usulden reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, kaçak elektrik tüketim tutanağından kaynaklı tahakkuk ettirilmiş olan fatura sebebiyle başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalı şirket hakkında "... ... / İstanbul" adresinde ... Seri numaralı 14.02.2020 tarihli kaçak tüketim tutanağı akabinde tahakkuk ettirilmiş olan 24.02.2020 son ödeme tarihli 28.205,35 TL bedelli fatura borcunun tahsili amacıyla davalı şirket ve ortakları aleyhine .... İcra Dairesinin 2020/... Esas Sayılı icra takip dosyasında 28.205,35 TL asıl alacak, 1.925,49 TL işlemiş faiz ve 346,59 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 30.477,43 TL üzerinden başlatılmış olan takibe yapılan itirazların iptali istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görüldü.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçluların süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar.
Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir.
Buna göre; tüzel kişinin ve organlarının sorumluluk türünün Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.
Davalı ... Anonim Şirketinin Türkiye Ticaret Sicili gazetesi nezdindeki kayıtları ve ... nezdindeki kayıtları incelendiğinde; her ne kadar şu an şirketin tek yetkili ortağı ve yönetim yetkisine sahip olan kişi ... ... ise de önceki - tutanak tarihi- tüketim dönemi itibari ile diğer davalı ... ...'nin de yönetim kurulunda yer alarak şirketi yönetim yetkisinin bulunduğu; nitekim ... kayıtları incelendiğinde davalı ... ...'nin şirket kullanımına özgülemek amacıyla tutanak yerinde kendi adına da abonelik yaptırmış ve bu aboneliğinde borç bulunması sebebiyle kapatılmış olduğu görülmekle bilirkişi tarafından herhangi bir bedel hesaplanması halinde davalılar ... ... ve ... ...'nin de ... Anonim Şirketi ile birlikte yerleşik içtihatlar uyarınca borçtan sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır.
Yargılama esnasında Davacı tarafından sunulan deliller, davacı kuruma ve dava dışı ... 'a yazılan müzekkere cevapları bir bütün olarak değerlendirilmek sureti ile rapor tanzimi için dosyanın kaçak elektrik tüketimi alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan kök rapordan sonra dosyaya yeni evrakların eklenmesi sebebiyle aşağıda özetlendiği şekilde ek raporda özetle;
Yargıtay kararlarında kaçak elektrik faturaları için gecikme zammı istenemeyeceği, yasal faize göre hesaplama yapılması gerektiğine hükmedilmesi sebebiyle tarafımdan hazırlanan 03.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda faiz hesabı, davacı vekilinin 6183 Sayılı Yasaya göre talep ettiği gecikme zammın (yıllık %42) üzerinden yapılmamış, ilgili Yargıtay kararlarına uygun olarak yasal faiz oranına göre yapılmıştır (Kaçak Elektrik Faturası için Yasal Faize Göre Hesap Yapılması Gerektiğine İlişkin Örnek Yargıtay Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Daire: 2017/2570 E. , 2017/12161 K.)
03.05.2024 tarihli bilirkişi raporu hazırlandığı sırada mükerrer kaçak elektrik tespitine ilişkin önceki tutanak dosyada yoktu ve bu nedenle Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (EPTHY)'ne uygun olarak kaçak elektrik tüketim bedeli (ilk kez kaçak elektrik kullanımı için) birim fiyatın 1,5 katı ile çarpılarak hesaplanmıştır.
Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde mükerrer kaçak kullanımın delili olan, dava konusu 14.02.2020 tarihli ... no.lu kaçak tespit tutanağından önce aynı tüketici için tanzim edilen 19.07.2019 tarihli ve ... no.lu kaçak tespit tutanağını sunduğu için, dosyada delil olduğu için, bu ek raporda ilgili yönetmeliğe uygun olarak dava konusu kaçak elektrik tüketim bedeli mükerrer tarifeden (normal birim fiyatın 2 katından) aşağıda yeniden hesaplanmıştır.
03.05.2024 tarihli bilirkişi raporunun sunulmasından sonra Sayın Mahkemenin müzekkeresine cevaben davacı tarafça sunulan, Mahkemece celp edilen belgeler incelendiğinde; ...'ın 12.09.2024 tarihli cevap yazısında; 25.12.2019 tarihli ... Borç Nedeniyle Elektrik Kesme ve Mühürleme Belgesi”, sayaçtan enerjinin kesildiğini gösteren fotoğraf sunulmuştur.
... tarafından sunulan belgeler, verilen bilgiler incelendiğinde; kesme- mühürleme belgesinin 25.12.2019 olduğu, bu kesme işleminden sonra 28.01.2020 tarihinde ... sistem kayıtlarında abonenin tahliye olduğu bilgisinin girildiği anlaşılmaktadır. 25.12.2019 tarihinde elektriği kesilen tüketici davalı ... İnşaat A.Ş.'dir. 14.02.2020 tarihli kontrolde kaçak tespitinin yapıldığı anda, tutanak düzenlendiğinde tesisatın kullanıcısı (tutanaktaki bilgilere göre) yine davalı ...
İnşaat A.Ş.'dir. Davalı ... İnşaat A.Ş.'nin borcu nedeniyle 25.12.2019 tarihinde elektriğinin kesilmesi ve borcu ödememesi nedeniyle 28.01.2020 tarihinde aboneliğinin sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı ...'ın sunduğu belgeler incelendiğinde; ...'ın mevzuata uygun olarak 25.12.2019 tarihinde borcunu ödemeyen abonesi, davalı ...
İnşaat A.Ş.'nin elektrik enerjisini kestiği, (sayaçtan elektrik enerjisinin kesildiğine ilişkin fotoğrafın dosyada sunulduğu), borcun ödenmemesi üzerinde 28.01.2020 tarihinde aboneliği iptal ettiği, davalı tüketici ... İnşaat A.Ş.'nin daha sonra 14.02.2020 tarihli kontrolde tesisattan sözleşmesiz elektrik enerjisi kullandığının tutanak ile tespit edilmiş olması göz önüne alındığında; davalı ...
A.Ş.'nin ...'ın mevzuata uygun kestiği elektrik enerjisini yükümlüklerini yerine getirmeden izinsiz olarak açarak kullanmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Nitekim ...'ın bu cevabi yazısı ekinde UYAP'a yüklenen, aynı sayacın olduğu mahalde daha önce tanzim edilen 26.09.2019 tarihli kaçak tespit tutanağı ile ... İnşaat A.Ş.'nin daha önce de “borcundan dolayı kesilmiş olan sayacı açıp enerji kullandığı” tespit edilmiştir.
Yukarıdaki tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda; davacı ...'ın borcunu ödemeyen kullanıcının/ abonenin mevzuata uygun olarak elektrik enerjisini dava konusu 14.02.2020 tarihli kaçak tespit tutanağı öncesinde, 25.12.2019 tarihinde kesmiş olması sebebiyle, davalı ... İnşaat A.Ş.'nin kaçak elektrik kullanmasında davacı ...'ın müterafik kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı ... tarafından davalı tarafa 28.205,35 TL olarak tahakkuk ettirilen 24.02.2020 son ödeme tarihli ve ... seri numaralı kaçak elektrik faturasının tutarının (dava konusu asıl alacak tutarının) 23.936,03 TL olduğu kanaatine varılmıştır.
İcra takibinde alacaklı ..., gecikme faizini hesaplarken normal elektrik faturasına uygulanan aylık %1,6 (yıllık 12x%1,6 =%19,20) gecikme zammı gibi yıllık %19.20 gecikme zammı uygulamıştır. Ancak dava konusu fatura kaçak elektrik tüketimi gibi haksız eylemden kaynaklandığı için gecikme faizi hesabı yasal faiz oranında yapılmalıdır. 2020 yılında yıllık yasal faiz oranı %9.
Yapılan hesaplama uyarınca kaçak elektrik faturasının tutarının (dava konusu asıl alacak tutarının) 23.936,03 TL olduğu, bu bedele faturanın son ödeme tarihi ve takip tarihi arasındaki süre göz önünde bulundurulduğunda 755,46 TL Gecikme zammı (gecikmiş gün faizi), 135,98 TL gecikme zammının KDV'si (faizin KDV'si) olmak üzere toplam 24.827,47 TL talepte bulunabileceği
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca davacının davalıdan 23.936,03 TL kaçak tüketim bedeli, 755,46 TL Gecikme zammı (gecikmiş gün faizi), 135,98 TL gecikme zammının KDV'si (faizin KDV'si) olmak üzere toplam 24.827,47 TL talepte bulunabileceği kanaatine varılmakla bu miktar üzerinden davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda dava konusu alacak miktarı haksız fiile ilişkin olup alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/553, K. 2024/980, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama