KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Esas no
- 2023/653 Esas
- Karar no
- 2025/434
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 05/10/2023
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalının, davacı idare tarafından yapılan ihalelerin yüklenicisi olduğunu, iş yeri devri hükümlerine göre önceki şirketin işçilerini devralan olarak çalıştırmaya devam ettiklerini, davalı idare tarafından ödenmek durumunda kalınan hak ve alacaklardan ihale sözleşmeleri ve Borçlar Kanunu hükümleri gereğince sorumlu olduklarını, işçi ...'un açmış olduğu davada ....
İş Mahkemesi tarafından alacakların davacı idareden tahsiline karar verildiğini, ....
İcra Müdürlüğünde başlatılan icra takibi ile kesintilerle birlikte 90.711,68 TL ödendiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını belirterek, davanın kabulünü, toplam 90.717,68 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlu oldukları oranlarda tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ettiği görüldü.
Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü.
Mahkememiz dosyasının 07/02/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 22/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dosyada mevcut delillerin değerlendirilmesi ile talep edilen alacağa hak kazanılması hususları mahkemenin takdirinde olmakla, herhangi bir hukuki değerlendirme ve kanaat belirtmeksizin davacının talebi doğrultusunda davalının sorumlu olduğu miktarlar hesaplanmış, aşağıdaki tablo ile takdire sunulmuştur.
¸" şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 06/11/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 12/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Dosyada mevcut delillerin değerlendirilmesi ile talep edilen alacağa hak kazanılması hususları mahkemenin takdirinde olmakla, herhangi bir hukuki değerlendirme ve kanaat belirtmeksizin mahkemenin ara kararı doğrultusunda değerlendirmeler yapılmış olup, kök rapordaki tespit ve kanaatler korunmuştur.
Kök raporda hesaplanan davalının sorumlu olduğu miktarlar, aşağıdaki tablo ile sunulmuştur.
¸" şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava, davacı asil işveren tarafından davacı dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davalı alt işverenlerden tahsili istemine ilişkindir.
Davacının davalıya yöneltmiş olduğu dava ve talepleri bakımından yapılan incelemede; davalı taraf merkezi Hollanda'da bulunan bir şirketin İstanbul Şubesi olup bu kapsamda ...'de şube olarak kaydı yer almakta ise de şubelerin şube olarak sicile kayıtları yapılmasına rağmen şubelerin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Şube iç ilişki bakımından merkeze bağımlıdır. Merkez kime aitse şube de ona ait olup şube üçüncü kişilerle merkez adına işlem yapabilmektedir.
Birimin şube sayılması için ayrı muhasebe veya ayrı sermaye tahsisi gerekmeyip muhasebenin merkezde tutulması da mümkündür. Şube tarafından merkez adına yapılan işlemler ile sadece şubenin bulunduğu yerde merkez aleyhine dava açılması mümkündür.
Şubelerin ticari işletme olup olmadığı, ticari işletme sayılması halinde şube aleyhine açılan davanın ticari işletmeye karşı açılmış sayılıp sayılmayacağı değerlendirildiğinde ise ticari işletme TTK'da tanımlanmış olup buna göre "Esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir" denildiğinden ticari işletmenin unsurları, esnaf düzeyini aşan düzeyde gelir sağlamak , devamlılık ve bağımsızlık unsurları olup şube bağımsız olmadığından merkeze bağlı olduğundan şubenin ticari işletme sayılması da mümkün değildir.
Emsal mahiyette olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 14/12/201 tarih 2016/7517 Esas 2016/7471 Karar nolu ilamında da ".... ...kira sözleşmesi kiracı olarak ... A.Ş Türkiye Cumhuriyeti şubesi yetkilisi imzalamıştır. Anonim şirketler tüzel kişiliğe sahip sermaye şirketleridir.
Yürütülen ticari faaliyetlerin yaygınlaşması nedeniyle işlerin tek bir merkezden yönetiminin zorlaşması halinde kurulan ve şirketi temsil eden şubelerin ise ayrı bir tüzel kişiliği yoktur zira şubeler ticari işletmenin bir parçası olup merkeze bağlıdır, şubenin kar ve zararı merkeze aittir, şube aracılığı ile elde edilen hakların, istenilen borçların sahibi de şube değil işletmenin kendisidir o halde taraf ve dava ehliyeti şubenin bağlı bulunduğu gerçek ve tüzel kişiye aittir , dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden ...
A.Ş Türkiye Cumhuriyeti şubesinin TTK'nun Md. 40f.4 hükmü uyarınca 04/10/2011 tarihinde şube olarak ticaret siciline tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ... A.Ş Türkiye Cumhuriyeti şubesinin ... A.Ş'den ayrı ve bağımsız bir tüzel kişiliğe sahip olmadığı... " şeklindeki ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/1005 Esas, 2025/471 Karar Sayılı, 12.02.2025 Tarihli güncel ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davalı şubenin tüzel kişiliği bulunmamaktadır.
Bu kapsamda dava şartlarının düzenlenmiş olduğu 6100 Sayılı HMK'nın 114. Maddesinin d bendinde "Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması" dava şartı olarak sayılmış olup davalı şubenin tüzel kişiliği bulunmadığı anlaşılmakla taraf ehliyeti bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
E¸
Hakim ...
E¸
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/653, K. 2025/434, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama