KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/664 Esas
- Karar no
- 2024/8
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/10/2023
Karar Metni
1.049 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili şirket arasında belirsiz süreli “...
Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkili şirket anılı sözleşme gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, Davalı ve davacı Müvekkil Şirket arasındaki işbu ticari ilişki gereği davalının, fatura ve cari hesaptan kaynaklanan toplam 6.356,26-TL (faiz ve masraflar hariç) borcu bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından borcun tahsili için .... İcra Dairesi ...
Esas sayılı icra dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu beyanla icra takibine yapılan itirazın iptalini, davalı aleyhine yüzde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca işbu davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmeden kaynaklı bakiye bedellerin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davacının ... adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğunu, dosyanın tarafları arasında akdedilmiş olan üyelik sözleşmesi uyarınca davalının davacıya ait internet sitesinde ürünlerini satışa çıkartarak pazarladığını ve davacının da buna aracılık ettiğini, ticari ilişki gereği davalının, fatura ve cari hesaptan kaynaklı olarak davacıya toplam 6.356,26-TL borcunun bulunduğunu ve söz konusu alacağın tahsili için .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasından davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine davalının itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğundan bahisle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce öncelikle görev hususu irdelenecektir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar" ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Mahkememizce yapılan kontrolde her ne kadar davacı ticari şirket ise de davalının gerçek kişi olması sebebiyle esnaf mı yoksa tacir mi olduğu yönünde inceleme yapılmış olup vergi dairesine yazılan müzekkereye cevaben davalının gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu bildirilmiş olup ticaret odasına yazılan müzekkereye cevaben gerçek kişi tacir kaydının olmadığı, esnaf odasına yazılan müzekkereye cevaben ise davalının esnaf kaydının olduğu mahkememize bildirilmiştir.
Bu kapsamda davacı şirket tacir olmakla birlikte davalı gerçek usulde vergi mükellefi olup tacir olmadığından, ayrıca dava konusu itirazın iptaline konu alacak TTK'nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari davalar arasında da yer almadığından 6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesi uyarınca görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesidir. Belirtilen nedenlerle.
Ticaret Mahkemelerinin sadece ticari davalara bakmakla görevli olduğu, TTK'nın 5/3 maddesine göre Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olduğu, taraflar ileri sürmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği ve görev hususunun dava şartı olduğu gözetilerek; mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın, HMK'nın 114/1-c,115/2 maddesi gereğince usulden reddine", dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/664, K. 2024/8, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama