KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2025
- Esas no
- 2023/752 Esas
- Karar no
- 2025/1019
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/05/2023
Karar Metni
1.733 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı arasında 26.05.2021 tarihinde 1 adet ... markalı, ...-... model ve ... seri numaralı uçak motorunun satışına dair sözleşme akdedildiğini, sözleşme uyarınca müvekkil şirket 2.500.000,00 Amerikan Doları satış bedelini ödeme, davalı tarafsa söz konusu nitelikteki motorun teslimini sağlama borcu altına girdiğini, sözleşme hükümleri gereğince müvekkil şirket 27.05.2021 tarihinde 100.000,00 Amerikan Doları olarak kararlaştırılan depozitoyu davalının banka hesabına gönderdiğini,
ödemenin ardından davalı şirketin sözleşmede kararlaştıran motoru en geç 08.06.2021 tarihinde teslim etmesi kararlaştırılmış olsa da davalı taraf sözleşmeye aykırı davranarak teslimden kaçındığını, her ne kadar müvekkil tarafından ödenen depozito davalı yanca müvekkile geri ödenmiş olsa dahi müvekkil uhdesinde bir müspet zarar hali meydana geldiğini, müvekkili şirket, bir diğer şirket olan ...
A/S ile akdettiği başka bir sözleşme ile ... ...A.Ş.'den teslim alacağı uçak motorunu 3.200.000,00 Amerikan Doları karşılığında satma taahhüdünde bulunduğu, ancak davalı şirketin teslimi geciktirmesi sonucunda müvekkil şirketi bu sözleşme bakımından da ayrıca zarara uğrattığını, davalı şirketin borcun ifasında temerrüde düşmesi neticesinde müvekkil şirketin ticari ilişkileri zedelendiği gibi ayrıca maddi zarara da uğradığını, davalı şirket ile müvekkil arasındaki sözleşmede uçak motoru ifasının geciktirilmesi sebebiyle ...
A/S ile akdedilen sözleşme bakımından da ifa gerçekleştirilememiş ve bunun sonucunda müvekkil şirketin 700.000,00 (3.200.000,00 - 2.500.000,00 = 700.000) Amerikan Doları müspet zarara uğramasına sebep olunduğunu, davalı şirket temerrüdü sonrası depozitoyu geri vererek ifa yükümlülüğünden kurtulabileceğini iddia etse de müvekkil şirketin Türk Borçlar Kanunu 125.madde uyarınca borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteme hakkının mevcut olduğunu belirterek davanın kabulünü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,
kısmi dava hükümlerine göre şimdilik tahsil günündeki karşılığı ödenmek üzere 30.000 Amerikan doları ( Harca esas teşkil etmek üzere 585468,16 TL (1USD=19.5156))'nın faiziyle müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacının yabancılık unsuru nedeniyle teminat alınması gerektiğini, davacının müvekkilini ciddi tazminatlar ödeme durumunda bırakarak zora düşürdüğünü, davacının yaklaşımının kötüniyetli olduğunu, davacının dürüstlük ilkesi kuralına uymadığını, satış sözleşmesi ile alınacak olan motorun başka bir şirkete satılacağını, davalının haksız olduğunu belirterek davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı ve 03/10/2023 tarihli kararı ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görüldü.
Dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilecekken sehven .... Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edildiği, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı ve 06/11/2023 tarihli kararı ile dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderildiği ve dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldığı, yargılamaya devam olunduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 18/09/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 18/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde:
1. Davalı ... Havayolları'nın sözleşmeden dönüşü haklı sebebe dayanmaktadır.
2. Bu kapsamda davacının tazminat talebi mahkeme takdirine bağlıdır.
3. Gerekçeler:
* ABD ihracat kontrol düzenlemelerine aykırılık
* Son kullanıcı taahhüdünün usulüne uygun verilmemesi
* Davacının motoru yedek parçacı firmaya satma girişimi
* ... ile ilgili riskler
* Davalının maruz kalacağı yaptırım riskleri
Bu detaylı teknik değerlendirmeler ışığında, davalının sözleşmeden dönme kararının haklı sebeplere dayandığı ve buna göre davacının tazminat talebinin mahkeme takdirinde olduğu sonucuna varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 09/07/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyada ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 30/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"Tüm bu teknik değerlendirmeler ışığında:
1. Son kullanıcı taahhüdündeki eksikliklerin taahhüdün geçerliliğini etkilemediği yönündeki davacı iddiası teknik açıdan yerinde değildir. Taahhütteki teknik eksiklikler ve hatalar, belgenin teknik geçerliliğini ciddi şekilde etkileyecek niteliktedir.
2.Davalının sözleşmeden dönüş gerekçeleri, teknik açıdan anlaşılabilir ve geçerli nedenlere dayanmaktadır. Son kullanıcı taahhüdündeki teknik eksiklikler ve hatalar, satış zincirindeki değişiklikler, aracı firma varlığı ve üçüncü taraf ödeme yapısı, ihracat kontrol düzenlemelerine uyum açısından ciddi riskler oluşturmaktadır.
3....-... model motorun ... filosundaki hiçbir uçak tipiyle teknik olarak uyumlu olmaması, son kullanıcı beyanının gerçekçiliğini ve geçerliliğini ciddi şekilde sorgulatmaktadır.
4. Havacılık sektör llikle ABD menşeli stratejik parçaların ticaretinde, teknik dokümantasyon ve ihracat kontrol düzenlemelerine uyum hayati önem taşımaktadır. Bu davada tespit edilen teknik eksiklikler ve tutarsızlıklar, bu gerekliliklerin karşılanmadığını göstermektedir.
5. Bu teknik değerlendirmeler ışığında, davalının sözleşmeden dönüş kararının teknik açıdan makul ve gerekçeli olduğu kanaatine varılmıştır." şeklide görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava; davacı ve davalı taraf arasında yapılan satış sözleşmesine davalının aykırı davranıp davranmadığı, davranmış ise davacının bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarı ve zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, taraflara yabancı dildeki metinlerin tercümelerini dosyaya sunmak üzere süre verilmiş, taraflara defter ve belgelerini dosyaya sunmak üzere süre ve imkan tanınmış, akabinde dosyanın 1 mali müşavir, 1 sözleşme konusunda uzman hukukçu bilirkişi ve 1 jet uçak motorları mühendisi konusunda uzman (mümkünse üniversitelerde görevli) bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile; bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, öninceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktalarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 20/01/2025 tarihli raporda " Davacı şirketin yabancı menşeli şirket olduğu, TTK 64/3 hükümlerine tabi olmadığı gibi HMK 222 yönünde görüş bildirilemediği,
Davalı Şirket Ticari defterlerini TTK 64/3 hükümlerine uygun olarak e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onaylarının yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davalı şirkete ait; 2021 ve 2022 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Taraflar arasında olan uyuşmazlığın cari hesaba dayanmadığı, bu nedenle cari hesapların irdelenmesine gerek olmadığı,
Yasal Düzenlemelerin Teknik Değerlendirmesi
• Sözleşme serbestisi ilkesi
• İyi niyet kuralları
• Uluslararası ticaret hukuku
• İhracat kontrol mevzuatı
Sonuç
Yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde:
1. Davalı ... Havayolları'nın sözleşmeden dönüşü haklı sebebe dayanmaktadır.
2. Bu kapsamda davacının tazminat talebi mahkeme takdirine bağlıdır.
3. Gerekçeler:
• ABD ihracat kontrol düzenlemelerine aykırılık
• Son kullanıcı taahhüdünün usulüne uygun verilmemesi
• Davacının motoru yedek parçacı firmaya satma girişimi
• ... ile ilgili riskler
• Davalının maruz kalacağı yaptırım riskleri
Bu detaylı teknik değerlendirmeler ışığında, davalının sözleşmeden dönme kararının haklı sebeplere dayandığı ve buna göre davacının tazminat talebinin mahkeme takdirinde olduğu sonucuna varılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Mahkememizce davacının, davaya konu edilen motoru dava dışı firmaya satacağını ancak davalı sözleşmeden döndüğünden edimini yerine getiremediğini ve müspet zarara uğradığını iddia ettiği görülmekle, davacıya bu iddiasına ilişkin olarak yazılı delilini dosyaya sunması için süre verilmiş, davalı vekiline de, taraflarınca sözleşmeden dönüldüğünün davacı tarafa ne şekilde bildirildiğine ilişkin yazılı delilini ve varsa tebliğ mazbatasını dosyaya sunmak üzere süre ve imkan tanınmış, akabinde dosyanın ek rapora tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ek raporda " 4.4. Nihai Teknik Değerlendirme
Tüm bu teknik değerlendirmeler ışığında:
1. Son kullanıcı taahhüdündeki eksikliklerin taahhüdün geçerliliğini etkilemediği yönündeki davacı iddiası teknik açıdan yerinde değildir. Taahhütteki teknik eksiklikler ve hatalar, belgenin teknik geçerliliğini ciddi şekilde etkileyecek niteliktedir.
2. Davalının sözleşmeden dönüş gerekçeleri, teknik açıdan anlaşılabilir ve geçerli nedenlere dayanmaktadır. Son kullanıcı taahhüdündeki teknik eksiklikler ve hatalar, satış zincirindeki değişiklikler, aracı firma varlığı ve üçüncü taraf ödeme yapısı, ihracat kontrol düzenlemelerine uyum açısından ciddi riskler oluşturmaktadır.
3. ...-... model motorun ... filosundaki hiçbir uçak tipiyle teknik olarak uyumlu olmaması, son kullanıcı beyanının gerçekçiliğini ve geçerliliğini ciddi şekilde sorgulatmaktadır.
4. Havacılık sektöründe, özellikle ABD menşeli stratejik parçaların ticaretinde, teknik dokümantasyon bütünlüğü ve ihracat kontrol düzenlemelerine uyum hayati önem taşımaktadır. Bu davada tespit edilen teknik eksiklikler ve tutarsızlıklar, bu gerekliliklerin karşılanmadığını göstermektedir.
5. Bu teknik değerlendirmeler ışığında, davalının sözleşmeden dönüş kararının teknik açıdan makul ve gerekçeli olduğu kanaatine varılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Emsal mahiyetteki ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2022/1513 E., 2026/76 K. Sayılı kararında menfi ve müspet zarar "...Müspet zarar; borçlu, edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır.
Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır (Hâluk Tandoğan, Türk Mesuliyet Hukuku, İstanbul 2010, s. 426-427. Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Genişletilmiş 5. Baskı, s. 591). Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi hâlinde söz konusu olur; alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı almaktadır.
Müspet zarar kapsamında kâr kaybı, kârdan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır ve sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kârdan yoksun kalan tarafın mal varlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik mevcut olmaz. Burada kârdan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır.
Menfi zarar ise; uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Tandoğan, s. 427).
Burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Çünkü sözleşme fesih edilerek hükümsüz olduktan sonra tekrar sözleşmeye dayanarak borcun ifa edilmemesinden doğan zarardan söz edilemez; istenilecek zarar menfi zarardır.
Başka bir anlatımla, genel olarak menfi zarar, sözleşmenin kurulmamasından veya geçerli olmamasından; müspet zarar ise, ifa edilmemesinden doğan zararı ifade eder (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 12. Baskı, İstanbul 2010, s. 482)..." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.02.2023 tarih ve 2021/(15)6-874 Esas 2023/118 Karar sayılı ilamı)" şeklinde tanımlandığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; dosya kapsamındaki bilgi belgelerden davacının, davalı tarafça sözleşmeye aykırı davranılarak sözleşmeden dönüldüğü iddiası ile uğramış olduğu zararın tazminine ilişkin olarak huzurdaki davayı açtığı, davacının zararın tazminin talep edebilmesi için davalının sözleşmeyi kusurlu olarak feshetmiş olmasının gerekeceği,
mahkememizce toplanan tüm deliller ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet rapor uyarınca davalının sözleşmeden dönmesinin haklı nedene dayandığı bu hali ile davalının haklı neden olmaksızın sözleşmeden döndüğü hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı kanaatine varıldığından davacının tazminat isteme koşullarının da oluşmadığı kanaatine varılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (e-imzalıdır) Hakim ... · (e-imzalıdır)
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/752, K. 2025/1019, 31 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama