İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/849 K.2024/622

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

Esas2023/849Karar2024/622Tarih24 Eylül 2024Okuma10 dk · 2.054 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
24 Eylül 2024
Esas no
2023/849 Esas
Karar no
2024/622
Dava
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
28/12/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.054 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 17.04.2023-01.04.2024 tarihleri arasında geçerli olacağı kararlaştırılan “Personel Taşıma Sözleşmesi” sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme ile müvekkili, kendisinin sağlayacağı türü ve nitelikleri belirtilen araçlarla, karşı taraf personelinin işyeri ile taraflar arasında kararlaştırılan semtler arasında bulunan güzergahlar üzerinden ulaşımın sağlanmasını yüklenmiş olup davalı taraf da bunu karşılığında sözleşme bedelini müvekkile ödemeyi taahhüt ettiğini,

müvekkili nisan ayında ifa etmiş olduğu taşıma edimine istinaden 30.04.2023 tarihinde ... numara ve 149.600,00 TL + 26.928,00 TL KDV olmak üzere toplam 176.528,00 TL bedelli faturayı, mayıs ayında ifa etmiş olduğu taşıma edimine istinaden 31.05.2023 tarihinde ... numara ve 363.050,00 TL + 65.349,00 TL KDV olmak üzere toplam 428.399,00 TL bedelli faturayı, haziran ayında ifa etmiş olduğu taşıma edimine istinaden 30.06.2023 tarihinde ... numara ve 355.050,00 TL + 63.909,00 TL KDV olmak üzere toplam 418.959,00 TL bedelli faturayı düzenlediğini, davalı tarafın,

taşıma sözleşmesine ilişkin müvekkile toplam 947.358,00 TL borcu bulunduğunu ve bugüne kadar bu bedelin ödenmediğini, cari hesaba istinaden 947.358,00 TL cari hesaptan kaynaklanan taşıma bedeli ve 25.597,06 TL işlenmiş faiz ile birlikte toplam 972.955,06 TL üzerinden davalı aleyhine ... 6.İcra Dairesinde ...

E. numarası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştı.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan personel taşıma sözleşmesi kapsamında davacı tarafından düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi sebebiyle başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda dava dilekçesi ve ekleri ile icra dosyası bir bütün olarak incelendiğinde; davacı ile davalı arasında 17.04.2023-01.04.2024 tarihleri arasında geçerli olacağı kararlaştırılan “Personel Taşıma Sözleşmesi” sözleşmesi akdedilmiş olduğu, işbu sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle ... 6. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takip dosyasından 947.358,00 TL asıl alacak ve takip öncesi işlemiş 25.597,06 TL faiz olmak üzere toplam 972.955,06 TL üzerinden davalı aleyhine icra takibine girişmiş olduğu, davalının itirazı üzerine takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır.

İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.

Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme, taşıma hizmeti sözleşmesi olup davacı tarafından taşıma işleminin gerçekleştirilmiş olduğu ve bu kapsamda düzenlenen faturalardan kaynaklı hizmet bedelinin davalıdan tahsili talebinde bulunmuş olduğu görülmekle davalının borca itiraz etmiş olması sebebi ile karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde davacının öncelikle kendi edimini ifa ettiğini ve ücrete hak kazandığını ispatlaması gerekmektedir.

Bu sebeple tarafların karşılıklı tacir olmaları sebebi ile öncelikle defterlerinin incelenmesi gerektiğinden mahkememizin ön inceleme celsesinde (hazır bulunanlar bakımından tefhimden, hazır olmayanlar bakımından ise tebliğ tarihinden itibaren başlamak kaydıyla) taraflara usulüne uygun ihtaratı içerir şekilde uyuşmazlık konusu alacağın incelenebilmesi amacıyla tarafların 2023- 2024 yılına ticari defterlerini sunmak üzere verilen kesin süre içerisinde davalı tarafın mahkememize herhangi bir ticari defter,

belge ibraz etmediği gibi mahkememizce verilmiş olan kesin süre içerisinde defterlerin yerinde incelenmesi talebinde de bulunmamış olduğu görülmekle işbu hali ile HMK m.222 hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olduğu kanaatine varılmakla yargılama esnasında davacı tarafın ibraz etmiş olduğu ticari defterler ve taraflara ait celp edilen BA- BS formları karşılaştırmalı olarak incelenmek sureti ile mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup mahkememize ibraz edilen raporda özetle;

Davacı şirketin ticari defterlerini e-defter uygulaması ile tuttuğu, envanter defterleri açılış onayının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirket ait 2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,

Taraflara ait ba-bs bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davacının 2023 yılında düzenlediği (KDV dahil 1.023.886,00TL) KDV hariç 867.700,00.-TL bedelli 3 adet faturanın 2023 yılı davalı şirket ba formunda 2023 yılı davacı şirket bs formunda yer aldığı,

Davacı şirket tarafından davalı şirket adında düzenlenen faturaların e-temel ve e-ticari faturalar olduğu, VUK 397 genel tebliği gereği Gelir İdaresi Başkanlığı e- fatura uygulaması üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirketin bs formunda yada davacı şirketin ba formunda iade faturası ile ilgili bir bildirimin bulunmadığı,

Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; 2023 yılında davacının davalıya 1.023.886,00.-TL fatura düzenlediği ve davalının davacıya 76.528,00.-TL ödeme yaptığı, sonuç olarak 30.06.2023 tarihinden itibaren, davacı şirketin davalı şirketten 947.358,00.- TL fatura alacağının olduğu,

Taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin taşıma ücreti başlıklı 7. Maddesinde; her ayın 1. günü ile son günü arasında ifa edilen taşıma edimine ilişkin bedelin, hizmet verilen gün sayısına göre belirleyeceği ve ayın son günü itibariyle kesilen fatura ile davalı taraftan talep ve tahsil edileceği. fatura tarihinden itibaren, işveren tarafından 15 gün içinde taşıyıcıya ait banka hesabına nakden ve defaten ödeme yapılacağı, gecikme halinde aylık 965 vade farkı talep ve tahsil edileceği hükmü olduğu, bu hüküm doğrultusunda davacının ödeme emrinde TTK 1530 maddesine göre davalı aleyhine temerrüt faizi tahakkuk ettirdiği,

davacının TTK 1530 maddesine göre temerrüt faizi talebi doğrultusunda, iş bu raporda yapılan hesaplamalara göre; davacının ödeme emrinde davalıdan, 25.418,67.-TL temerrüt faizi talep edebileceği

Tüm bu veriler kapsamında; Davacı şirketin ödeme emri tarihinde davalı şirketten 947.358,00.-TL fatura alacağı, olduğu, hesaplanan 25.418,67.-TL temerrüt faizi ile icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olacağı, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.

Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır.

Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).

Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir.

Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı).

Benzer mahiyette bulunan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli ... E.... K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir.

Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.

Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.

İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.

...

Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. ... bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222.

(6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde davacı tarafından düzenlenmiş olan tüm faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüş olup bu hali ile ispat yükünün davalının üzerine geçmiş olduğu anlaşılmış olup davalının aksini ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davacının davalıdan icra takip tarihi itibari ile 947.358,00 TL faturadan kaynaklı cari hesap alacağının olduğu kabul edilmiş olup taraflar arasındaki sözleşme hükümleri incelendiğinde sözleşmede açıkça fatura tarihinden itibaren davalının 15 günlük

ödeme süresi olduğu, bu sürede ödenmemesi halinde ayrıca vade farkı talebinde bulunabileceğinin belirtilmiş olması sebebiyle tarafların basiretli tacir olarak faturadan kaynaklanan alacaklarda temerrüt tarihini kendi aralarında düzenlemiş oldukları anlaşılmakla bu sözleşme hükümleri kapsamında ayrıca icra takibinden önce davacı tarafından davalının temerrüde düşürülmüş olması şartı aranmaksızın yapılan hesaplama uyarınca davacının takip öncesi davalıdan 25.418,67 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği kabul edilmekle davacının davasının anılan bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır.

Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 947.358,00 TL'nin %20'si oranında olan 189.471,60 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının ... 6. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ KISMEN İPTALİ ile; takibin 947.358,00 TL asıl alacak, 25.418,67 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 972.776,67 TL üzerinden kaldığı yerden devamına,

2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 947.358,00 TL'nin %20'si oranında olan 189.471,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

3-Alınması gerekli olan 66.450,37-TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 11.750,87-TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 54.699,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 11.750,87-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 308,25-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 60,00TL, bilirkişi ücreti: 2.500,00-TL olmak üzere toplam: 2.868,25-TL yargılama giderinin %99,9 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 2.865,38TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına,

6-Davacı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 137.005,43-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine

7-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,

8-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00TL nin %99,9 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 3.116,88-TL'sinin davalıdan alınarak, 3,12-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

9-Taraflarca tarafından yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/849, K. 2024/622, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/849
Karar No
2024/622
Tarih
24 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/849 K.2024/770
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/849 K.2024/692
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/850 K.2024/1013
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/850 K.2024/969
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/851 K.2024/764
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/851 K.2024/537

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.